Emek Partisi ve Türkiye İşçi Partisi tarafından yapılan açıklama şöyle;
NATO, kurulduğu günden bu yana işçi sınıfına ve dünya halklarına; açlık-yoksulluk, sefalet, kan ve gözyaşı dışında hiçbir şey getirmedi. Bizler, Emek Partisi ve Türkiye İşçi Partisi olarak; NATO’ya, üslerine, emperyalist tekellere, siyonist katillere dur diyoruz. Türkiye’de yapılacak olan NATO zirvesi iptal edilsin, yeni savaş kararları alınmasın!
Bir yanda NATO’ya, ABD’ye biat edenler varsa, bir yanda da NATO’ya, ABD emperyalistlerine, İsrail siyonistlerine karşı mücadele edenler var!
NATO bir avuç emperyalist tekelin çıkarı uğruna milyonları yoksulluk ve sefalete sürükleyen düzenin silahlı bekçisi olarak kurulmuş, kurulduğundan bu yana bu görevi üstlenmiştir. NATO günümüzde doğrudan savaşa hazırlanan bir askerî ittifak haline gelmiştir. NATO bir “savunma” ittifakı değil, emperyalist savaşların baş mimarıdır. Halklar için savaş, darbe, işgal ve yıkım anlamına gelen NATO dağıtılmalıdır.
“Barış, özgürlük, demokrasi” getireceği iddiasıyla dünya halklarının başına musallat olan NATO birlikleri bugüne kadar müdahale ettiği, dokunduğu tüm alanlara kan, gözyaşı, ölüm ve sefalet getirdi.
Yeryüzünün en büyük suç ve savaş örgütü NATO’nun sicili, ABD-İsrail ortaklığında bölgenin yeniden dizayn edilmesi planındaki stratejik rolüyle kabarmaya devam ediyor. Ortadoğu başta olmak üzere dünya halklarının sofrasına NATO eliyle yalnızca ölüm götürülüyor.
Türkiye ile sınırı da sorunu da bulunmayan Kore’de 4500 kişiden oluşan Türkiye birliği yıllarca savaşmak zorunda kaldı. ABD çıkarları için cepheye sürülen askerlerden 706’sı öldü, 2111’i yaralandı, 168’i kayboldu, 219’u esir düştü. Türkiye askerleri Afganistan, Irak, Kosova, Aden Körfezi ve daha birçok savaş bölgesinde ABD-NATO çıkarları için görev aldırıldı.
Yıllardır “yerli ve milli” söylemiyle ağzını açtığında “emperyalizme karşı” mücadeleden söz eden Erdoğan’ın ve AKP’nin tarihi, ülkemizin ve geleceğinin ABD ve NATO’ya teslim edilmesinin tarihidir. ABD-NATO emperyalist ittifakının bölgesel çıkarlarına hizalanarak kırıntı toplamaya çalışmak, emekçilere “antiemperyalizm” diye yutturulmak isteniyor.
Türkiye halkları için NATO müttefikliği ve ABD emperyalizmine bağımlılık hiçbir zaman barış, refah ve güvenlik getirmedi, getirmeyecektir.
Daha fazla NATO’culuk daha fazla bağımlılık, askerî üs, silahlanma ve savaş demektir. Daha fazla NATO’culuk daha fazla borçlanma, yoksulluk, vergi yükü demektir.
NATO’culuğun yol açtığı maliyetin kaynağı, NATO’culuktan kaymağı yiyen işbirlikçi tekeller değil; işçi ve emekçilerin hayatı, ülkemizin geleceği olacaktır. Türkiye emekçileri için NATO üyeliği, güvenliğin koşulu değil tersine güvensizliğin nedenidir. Türkiye NATO’dan çıkmalı, tüm yabancı askerî üsler kapatılmalıdır. 7-8 Temmuz’da Ankara’da düzenlenecek 2026 NATO Zirvesi iptal edilmelidir!
Geleceğimiz ABD ve NATO işbirlikçiliğinde değil, kendi ellerimizdedir. NATO’ya hayır demek, işçi ve emekçilerin örgütlü mücadelesinden geçmektedir. Katil NATO, Katil Amerika! Türkiye’den, Orta Doğu’dan defol diyoruz!