3 bin ruhsatsız işletme, 2 bin kaçak yapı, işte karşınızda Mudanya!

Mudanya bir başka mıdır’ bilmiyorum ama benim tanıdığım Belediye Başkanı Deniz Dalgıç bir başkasına benzemez.

Yalana, dolana, köylü kurnazlığına, yasal olmayan işlere kapalıdır.

Öyle olunca da bazıları tarafından ‘Persona non grata’ istenmeyen belediye başkanı olarak görülebilir!

****

Başkan Deniz Dalgıç, iki yıllık icraatlarını anlattığı basın bilgilendirme toplantısında gazeteci arkadaşlarımızın sorularını da yanıtladı.

Kalabalık olduğu için sormadım ama olanağım olsaydı “Sayın Başkan, konuşmanızda kuralsızlığın, düzensizliğin hüküm sürdüğü bir kent olduğunu söylediniz. Kaldırımların işgal edildiğini, 4 bin işletmenin 3 bininin ruhsatsız çalıştığını, 2 binin üzerinde kaçak yapıdan söz ettiniz. Sizden önce belediye başkanı CHP’li Hayri Türkyılmaz’dı. Neden bunlara göz yumdu?” şeklinde sorumu sorardım.

****

Adeta kuralsızlığın kenti olmuş Mudanya…

4 bin işletmeden 3 bininin ruhsat sorunu olması ne demek?

2021 öncesinde 2 bin kaçak yapı olduğuna göre bugün bu sayı kaçtır acaba?

****

Bizim de mecburen yararlandığımız haber kaynağımız İHA’nın Mudanya’daki yıkımlar sırasında vatandaşla konuşmalarını izlemiştim.

Yaptığı kanunsuz işi savunan vatandaş olur mu? Burası Türkiye, olur vallahi! Adamın-kadının kolundan tutup cezaevine konulması gerekirken, İHA kamera gönderiyor, yasal olmayan işle ilgili Belediye Başkanı Deniz Dalgıç’a yönelik eleştirisine genişçe yer veriyor.

Yandaşlık bu işte!

Bu durum, Kemal Sunal filminin gerçekliğini bir kez daha kanıtlıyor.

Para çalmadığı için filmde Kemal Sunal’a ‘Namuslu çıktı namussuz’ deniliyordu ya!

Aynı durum hem Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir hem de Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç için geçerli…

80 BİN KİŞİ ÖLÜMLE KARŞI KARŞIYA

Hayri Türkyılmaz dürüst bir adamdı, bir gram zeytinliği imara açmadı.

Onunla ilgili söylenen iş yapmadı sözü doğru olmasa da Deniz Dalgıç yaptıklarını anlattı.

Türkiye’de başka örneği var mıdır acaba?

Depremde en çok etkilenecek yerleşim yerlerinin başında gelen Mudanya’da 54 bin 882 birimin röntgeni çekildi. Ölçümünü yaptıkları yapıların üçte ikisinin riskli veya çok riskli olduğunun altını çizdi İnşaat Mühendisi Deniz Dalgıç…

80 bin kişinin ölüm riskine karşı bir başka adım daha attı; ‘Dirençli Kent Mudanya’ sloganıyla yerinde dönüşüm kararını önce kendi meclisinden sonra Büyükşehir’den geçirdi.

Yani, isteyen, parası olan ev sahibi hiçbir hak kaybına uğramadan, müteahhitlere kendini soydurmadan konutunu yerinde kendi yapabilecek.

LOKANTA MUDANYA, MOLA MUDANYA, BÜFE MUDANYA

Mudanya Belediyesi, CHP’li belediyelerin kent lokantalarından farklı olarak açtığı ‘Lokanta Mudanya’da 150 liraya kaliteli ve de uygun fiyata 4 çeşit yemek yeme olanağı sağladı.

Güzelyalı ile Mudanya merkezde olan bu lokantaların yanı sıra ‘Büfe Mudanya’ ile ‘Mola Mudanya’ oluşumlarıyla hem pek çok genci iş sahibi yaptı hem de yurttaşlar uygun fiyata kahve-çay ve benzeri basit gereksinimlerini karşılama olanağına ulaştı.

****

Belediye’nin yaptıkları sadece bu kadar değil…

Çepni’de Zeytinyağı fabrikasının açılması, yapay zeka ile kaçak yapıların denetim altına alınması (Öyle ki en küçük bir harekette bile sistem alarm veriyor, belediye görevlileri harekete geçiyor), can dostları için mama üretim tesislerinin kapasitesinin 40 tona ulaştırılması, 10 hektarlık yeni bir doğal yaşam alanının sahipsiz hayvanlar için hazırlanması, kitap fuarı gibi sayılamayacak kadar çok hizmet atağına imza attı Mudanya Belediyesi ve onun başkanı Deniz Dalgıç…

****

Başkan Dalgıç konuşmasının sonunda “Temeli attık. Ayaklarımızı yere sağlam bastık. Yeni başlıyoruz” diyerek, kalan üç yılda Mudanya’nın sıçrama yapacağının altını çizerek, bu güzel ilçe için umut tohumları ekti.

3 bin ruhsatsız veya mevzuata aykırı işletmenin olmadığı, 2 bin kaçak yapının yıkıldığı, tarihin yeniden ayağa kalktığı, denizle Mudanyalının yeniden buluştuğu yeni bir dönemin kapıları aralanırsa bundan sadece orada yaşayanlar değil bütün Bursa kazançlı çıkar.

Öyle değil mi?

****

Bu yazının dipnotu: Bir küçük öneri: Mütareke yerine bırakışma, hafıza yerine bellek gibi sözcükler kullanılsa daha güzel olmaz mı?