Politika

Abdullah Öcalan, Silahsızlanma ve Siyasallaşma Alt Kurulu'nda görev alacak

DEM Parti İmralı Heyeti üyeleri, çerçeve yasayla gelinen yeni aşamayı değerlendirdi. Pervin Buldan, 24 Ağustos’ta ilk toplantısını yapacak üst kurulun ardından oluşturulacak “silahsızlanma ve siyasallaşma” alt kurulunda Abdullah Öcalan’ın da yer alacağını söyledi. Faik Özgür Erol ise yasanın yaklaşık 4 bin tutuklunun tahliyesine ve 75 binin üzerinde soruşturma ile kovuşturma dosyasına etki edebileceğini belirtti.

DEM Parti İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan ve Faik Özgür Erol ile uzun süre İmralı’da Abdullah Öcalan’la birlikte tutulan Veysi Aktaş, İstanbul Taksim’de düzenlenen toplantıda çözüm sürecindeki son gelişmeleri değerlendirdi.

Toplantıda, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “çerçeve yasa”nın ardından ortaya çıkan yeni süreç ve kurulacak mekanizmalar ele alındı.

"BİZİM İÇİN ÖNEMLİ BİR EŞİK"

Faik Özgür Erol, Aralık 2024’ten bu yana devam eden süreçte önemli bir aşamaya ulaşıldığını söyledi.

Çerçeve yasanın sürecin hukuki dayanağını oluşturduğunu belirten Erol, yasa öncesinde “önce teyit mi olacak, önce yasa mı çıkacak, önce silah bırakma mı gerçekleşecek?” şeklindeki tartışmaların süreci uzattığını ifade etti.

Erol, yasanın kapsamına ilişkin bazı eleştirilerinin bulunduğunu da belirterek, düzenlemenin Türkiye’nin demokratikleşmesi ve Kürt sorununun çözümü açısından daha kapsamlı olmasını istediklerini dile getirdi.

"4 BİN TUTUKLU SERBEST KALABİLİR"

Erol’un açıklamasına göre çerçeve yasa yaklaşık 4 bin siyasi tutuklunun tahliye edilmesine imkan sağlayabilir. Ayrıca düzenlemenin 75 binin üzerinde soruşturma ve kovuşturma dosyasını etkileme potansiyeli bulunuyor.

Yasanın yalnızca tutuklu ve hükümlüler açısından değil, çok daha geniş bir kesim üzerinde etkili olabileceğini belirten Erol, kurulacak yapılar sayesinde İmralı’daki sürecin daha etkin yürütülebileceğini savundu.

“O kapının hukuk ve demokrasi alanına açılmasını istiyoruz”

Çerçeve yasayı bir başlangıç noktası olarak değerlendiren Erol, bundan sonraki süreçte yasanın uygulanmasının demokratikleşme adımlarıyla birlikte ilerlemesi gerektiğini söyledi.

Erol, sürecin kolay olmayacağını bildiklerini ancak Türkiye’deki demokratik dinamiklerin bu sürecin ilerletilmesi için potansiyel taşıdığını ifade etti.

ÖCALAN ALT KURULDA YER ALACAK

Pervin Buldan ise yasanın hazırlanması sırasında Abdullah Öcalan’ın görüşlerinin alındığını ancak taslağın kendilerine ancak Meclis’ten geçmeden kısa süre önce ulaştığını belirtti.

Buldan, Öcalan’ın yasayı bir “kök yasa” ve “kilit yasa” olarak değerlendirdiğini aktararak, bundan sonraki dönemde silahlı mücadelenin sona ermesi ve siyasi mücadelenin öne çıkması yönünde bir süreç yürütülmesinin hedeflendiğini söyledi.

Sürecin yeni aşamasına ilişkin önemli bir ayrıntı da Buldan tarafından açıklandı.

Buldan, 24 Ağustos’ta üst kurulun ilk toplantısını gerçekleştireceğini, ardından alt kurulların oluşturulması için çalışmaların başlayacağını belirtti. Bu kurullardan birinin “silahsızlanma ve siyasallaşma” alt kurulu olacağını söyleyen Buldan, Abdullah Öcalan’ın da bu kurulda yer alacağını ifade etti.

Buldan ayrıca kadınlara yönelik ayrı bir kurul oluşturulması gerektiğini daha önce farklı görüşmelerde de dile getirdiklerini aktardı.

"BU DÖNEM BARIŞA DAHA YAKIN"

Buldan, mevcut sürecin 2013-2015 döneminden farklı olduğunu savunarak, bugünkü tablonun barışa daha yakın bir atmosfer oluşturduğunu söyledi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin mevcut süreçteki tutumuna da değinen Buldan, Bahçeli’nin sürece yönelik katkılarının bulunduğunu ve yaklaşımının pozitif olduğunu ifade etti.

"ÖNEMLİ BİR EŞİK AŞILDI"

Toplantıda konuşan Veysi Aktaş da çerçeve yasanın Meclis’ten geçmesiyle birlikte önemli bir aşamanın geride bırakıldığını söyledi.

Aktaş, bundan sonraki sürecin demokratikleşme ve müzakere aşamalarına ilerleyeceğini belirterek, sürecin sonunda yeni bir anayasa ve toplumsal sözleşme tartışmasının gündeme gelebileceğini ifade etti.

Aktaş ayrıca sürecin toplumdan kopuk şekilde yürütülmemesi gerektiğini vurguladı. Kalıcı bir barışın sağlanabilmesi için hem sürecin hem de barış fikrinin toplumsallaşması gerektiğini söyledi.