Genel

AİHM’den İmamoğlu dosyasında 'öncelikli inceleme' kararı

AİHM, 19 Mart 2025'ten bu yana Silivri’de tutuklu bulunan İBB Başkanı İmamoğlu’nun bireysel başvurusunda "öncelikli inceleme" kararı aldı. Mahkeme, savunma için iktidara 6 soru yöneltirken, Türkiye'den yapılan başvurularda ilk kez bir tutukluluğun "Cumhurbaşkanlığı adaylığını ve seçim sürecine katılımı engelleme" amacı taşıyıp taşımadığını sordu.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), bir yılı aşkın süredir Silivri Cezaevi'nde tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun dosyasıyla ilgili yargı sürecinin seyrini değiştirebilecek kritik bir adım attı.

İmamoğlu'nun avukatları tarafından yapılan bireysel başvuruyu değerlendiren Mahkeme, dosyayı "öncelikli inceleme" (priority treatment) statüsüne aldı.

Bu karar doğrultusunda AİHM, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nden resmi savunma ve açıklama talep etti.

Hükümetin yanıtlaması istemiyle dosyaya 6 soru yöneltildi.

Bu sorulardan ilk dördü, AİHM'in tutuklama itirazlarında standart olarak yönelttiği matbu sorulardan oluşurken; 5. ve 6. sorular İmamoğlu dosyasına özel olarak hazırlandı ve davanın siyasi niteliğini doğrudan mercek altına aldı.

5.⁠ ⁠SORU: TUTUKLAMANIN ARKASINDA SİYASİ SAİK VAR MI?

Başvuruyu standart bir hak ihlali iddiasından ayıran en belirgin aşamalardan biri 5. soru oldu. AİHM, bu soruda açıkça "Politik amaçlı tutuklama iddiası ve davanın siyasi niteliğine" vurgu yaptı.

Mahkeme, devletin uyguladığı tutuklama tedbirinin hukuki bir zorunluluktan ziyade, siyasi saiklerle (motivasyonlarla) yapılıp yapılmadığını sorguladı. Hukukçulara göre bu durum, Strasbourg'daki mahkemenin İmamoğlu’nun başvurusunda yer alan "davanın arka planındaki siyasi motivasyon" iddialarını son derece ciddiye aldığının en net göstergesi.

TÜRKİYE İÇİN BİR İLK: CUMHURBAŞKANLIĞI ADAYLIĞI VE SEÇİLME HAKKI

Dosyadaki en sarsıcı ve davanın merkezini oluşturan adım ise 6. soruda atıldı. Edinilen bilgiye göre, söz konusu soru Türkiye’den AİHM'e taşınan başvurular içerisinde bir ilk olma özelliği taşıyor.

Mahkeme, İmamoğlu hakkında yürütülen ceza yargılamasının ve devam eden tutukluluk halinin, doğrudan Cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki olası adaylığına ve seçim sürecine aktif katılımına engel olup olmadığı ekseninde bir sorgulama yaptı.

Uluslararası hukuk uzmanları, bu sorunun formüle ediliş biçimine dikkat çekiyor. Eğer hükümet bu soruya hukuki temellere dayanan, doyurucu ve ikna edici bir yanıt veremezse; AİHM'in meseleyi adil yargılanma hakkı ihlalinin ötesine taşıyarak, "doğrudan demokratik süreçlere müdahale" ve "siyasi temsil hakkının engellenmesi" olarak değerlendirebileceği ifade ediliyor.

KARAR 6 HAFTA İÇİNDE ÇIKABİLİR

AİHM'in İmamoğlu dosyası için verdiği "öncelikli inceleme" kararı, sürecin işleyiş hızı açısından da büyük önem taşıyor. Normal şartlarda yıllar sürebilen AİHM incelemeleri, Mahkeme'nin resmi olarak öncelik tanıdığı dosyalarda genellikle birkaç ay içerisinde karara bağlanıyor.

Öncelikli dosyalarda ortalama karar süresinin 6 hafta olduğu göz önüne alındığında, hükümetin savunmasını sunmasının ardından yaz aylarının başında AİHM'den İmamoğlu'nun tutukluluğuna ve siyasi geleceğine dair bağlayıcı ve nihai bir kararın çıkması bekleniyor.