Siyasi iklimin daha da sertleşeceğini savunan milletvekilinin öngörüsünün ne oranda doğru olduğunu zaman gösterecek.
Ancak "eskisi gibi olmayan" ilk tablo, yemin töreninin kendisi oldu.
İlk kez bir bakan, yumruklaşmaya varan arbede ve AK Parti milletvekillerinin kürsü etrafında oluşturduğu "etten duvar" eşliğinde yemin ederek görevine başladı.
Kabine değişikliği beklentisi büyüktü, değişim sınırlı kaldı
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yılbaşından sonra kapsamlı bir kabine revizyonuna gideceği uzun süredir parti kulislerinde konuşuluyordu.
AK Parti kulislerinde en az dört-beş bakanın değişeceği beklentisi hakimdi.
Ancak Erdoğan değişiklikleri, İçişleri ve Adalet Bakanlığı ile sınırlı tuttu.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, Yalova'daki IŞİD operasyonunda öldürülenlere ilişkin "Bu teröristler Türk vatandaşıdır" sözleri nedeniyle sert eleştiriler yönelttiği İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'nın görevden alınması, iktidar cephesinde, "herkesin bildiği sır" olarak yorumlandı.
İçişleri Bakanlığı'na Mustafa Çiftçi'nin atanması ise AK Parti milletvekilleri için de sürpriz oldu.
Bu görev için İstanbul Valisi Davut Gül ile İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan'ın adı geçiyordu.
Pek çok AK Parti'li milletvekili gibi kamuoyu da yeni İçişleri Bakanı'nı Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararıyla öğrendi.
Eski AK Parti milletvekili ve gazeteci Şamil Tayyar'ın "İlk hafız bakanımız oldu" diye tanıttığı Çiftçi, bürokrat ve muhafazakar kimliği ile tanınıyor.
AK Parti kulislerinde kendisiyle ilgili olarak yapılan ilk yorumlar, partiyle uyumlu bir profil olmasıydı.
Ancak tanınırlığının düşük olması nedeniyle hem iktidar hem muhalefet kulislerinde Çiftçi'ye ilişkin değerlendirmeler sınırlı kaldı.
Akın Gürlek tercihi ne anlama geliyor?
Adalet Bakanlığı'ndaki değişim beklentisi, İçişleri Bakanlığı'ndaki kadar güçlü olmasa da sürpriz sayılmıyordu.
Ancak başta İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik olmak üzere birçok önemli soruşturma ve davada imzası bulunan Akın Gürlek'in Adalet Bakanlığı'na atanması, zamanlama açısından iktidar kulislerinde de şaşkınlık yarattı.
AK Parti kulislerinde, bakanlık ile İstanbul Cumhuriuyet Başsavcılığı arasında zaman zaman yaşandığı iddia edilen iletişim ve koordinasyon sorunlarına dikkat çekilerek, bu durumun değişikliği hızlandırmış olabileceği yorumu yapıldı.
Bazı AKP'liler Akın Gürlek'in "operasyonel tecrübesine" vurgu yapıyor, Gürlek'in Cumhurbaşkanı Erdoğan'a daha yakın ve onunla daha doğrudan çalışacak bir profil olduğunu söylüyor.
Birçok AKP'liye göre, yeni dönemde "Adalet Bakanlığı ile başsavcılık arasında görüş ayrılıklarının ortadan kalkacağı, karar alma süreçlerinin daha merkezi ve koordineli yürütüleceği bir dönem başlayabilir."
Akın Gürlek'in yalnızca CHP'li belediyelere yönelik soruşturmalarla değil, son dönemde uyuşturucu, kara para ve yasa dışı bahis operasyonlarıyla da öne çıktığını belirten AKP kurmayları, Gürlek'in bakan olmasıyla birlikte bu alanlardaki mücadelenin ülke çapında daha görünür ve kapsamlı hale gelebileceğini söylüyor.
Gürlek'in göreve geldikten sonra yargıda hızla kendi çalışma ekibini oluşturacağı konuşuluyor.
Hakimler ve Savcılar Kurulu Başkanı sıfatını da taşıyan Gürlek'in ilk aşamada kendisinden boşalan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na atama yapması bekleniyor.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın da aralarında bulunduğu bazı kritik görevlere, Gürlek'in yakın çalışma ekibinden isimlerin getirilebileceği iddia ediliyor.
Muhalefette 'yargı üzerinden siyasi baskı' endişesi
Akın Gürlek'in Adalet Bakanlığı'na atanmasına en sert tepki CHP'den geldi.
Başta CHP Genel Başkan Özgür Özel olmak üzere birçok partili atamayı, "CHP'ye ve partinin yönetimindeki belediyelere yönelik operasyonların ödüllendirilmesi" olarak değerlendiriyor.
Gürlek'in geçmişte muhalefeti hedef alan soruşturma ve davalardaki rolüne dikkat çeken CHP'liler, bu tercihin siyasi iklimi daha da sertleştireceği görüşünde.
Atamayı önümüzdeki seçim sürecine dönük bir hazırlık olarak nitelendiren CHP kurmayları, muhalefete yönelik yargı kaynaklı siyasi baskının artabileceği endişesini dile getiriyor.
Bir CHP milletvekili, Gürlek'in özellikle İstanbul'daki görev dönemine atıf yaparak, "Bu tercih, muhalefete karşı daha sert bir dönemin işareti" dedi.
Bazı CHP'liler ise "Bu atamalarla iktidar hem cumhuriyete, hem CHP'ye savaş açtı" yorumunu yaptı.