Genel

AYM Başkanı'ndan Selahattin Demirtaş ve Can Atalay açıklaması

Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, HDP, Selahattin Demirtaş ve Can Atalay hakkındaki soruları yanıtladı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin Selahattin Demirtaş hakkında verdiği ihlal kararının gereğinin yerine getirilmesi konusunda bir yetkileri olmadığını belirten Özkaya, HDP'ye kapatma davası hakkında ise dosyanın teknik anlamda sona yaklaştığını söyledi.

Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, Ankara'da Vilayetler Evi'nde basın mensuplarıyla bir araya geldi. Özkaya burada gazetecilerin sorularını da yanıtladı.

DEMİRTAŞ İÇİN: İHLAL KARARLARINI YERİNE GETİRME YETKİMİZ YOK

AİHM'nin ihlal kararlarına rağmen tutuklu bulunan HDP eski Eş Genel Başkanlarından Demirtaş için yapılan başvurularda işin esasısını incelediklerini kaydeden Özkaya, AİHM'nin ihlal kararlarını yerine getirilmesini temin edecek yetkilerinin olmadığını aktardı:

"Anayasa Mahkemesi olarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin vermiş olduğu ihlal kararlarının gereğinin yerine getirilmemesi üzerine yapılan başvurularda işin esasını inceliyoruz ve ihlal kararının niteliğine de bakarak eğer gerçekten ihlal kararının gereğinin yerine getirilmediğini tespit ediyorsak ihlal kararı veriyoruz. Bizim, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin ihlal kararlarının yerine getirilmesini temin etmeye yönelik yetkimiz yok. Dolayısıyla bu konudaki değerlendirmelerimiz de farklı yorumlanabiliyor. O nedenle bu tür konularda kararlarımızla değerlendirme yapmanın daha doğru olacağını düşünüyorum."

"CAN ATALAY İÇİN YARGILAMANIN DURMASINI İFADE EDEN İKİ KARARDA İMZAM VAR"

AYM Başkanı'na Can Atalay da soruldu. Atalay ile ilgili olarak AYM'nin vermiş olduğu 3 karar olduğunu aktaran Özkaya, "Anayasa'nın 14 ve 83. maddeleri yorumu çerçevesinde milletvekili sıfatı devam ettiği sürece yargılamanın durması gerektiğinin ifade edildiği iki kararın altında imzam var" ifadelerini kullandı.

"Anayasa Mahkemesi'nin Can Atalay ile ilgili vermiş olduğu 3 kararı bulunmaktadır. Anayasa Mahkemesi üyesi olarak bahse konu kararlarda yargısal görüşümüzü ifade ettik. Can Atalay'ın milletvekili olarak yargılanmasının özel usule tabi olduğunun ve Anayasa Mahkemesi'nin Anayasa'nın 14 ve 83. maddeleri yorumu çerçevesinde milletvekili sıfatı devam ettiği sürece yargılamanın durması gerektiğinin ifade edildiği iki kararın altında imzam var. Oradaki yargısal görüşüm bu. Üçüncü karar ise karar verilmesine yer olmadığına şeklindeydi. Ben orada teknik sebeplerle Anayasa'nın 84 ve 85. maddelerindeki hükümleri gözeterek Anayasa Mahkemesi'nin işin esasını inceleyemeyeceğini, karar verilmesine yer olmadığına şeklindeki kararın da aslında işin esasına ilişkin bir karar olduğunu değerlendirdiğim için karşı oy kullandım. Ama Mahkememiz çoğunluğu önceki verilen iki ihlal kararını da gözeterek farklı yorumladı. Esasa girerek karar verilmesine yer olmadığı yönünde bir karar tesis etti."

AYM'DEKİ HDP'YE KAPATMA DAVASI

HDP'ye yönelik açılan kapatma davası hakkında AYM'nin henüz bir karar vermemesi de soruldu. Davanın son durumu hakkında da bilgi veren Özkaya, söz konusu davanın çok kapsamlı dava olduğunu söyledi.

Davadaki işlemlerin toplamının 3 bin davaya tekabül ettiği belirtilirken, tamamlanma sürecine de yaklaşıldığı ifade edildi. Teknik anlamda dosyanın sona gelindiğini aktaran Özkaya şu şekilde konuştu:

"Çok kapsamlı bir dava. İddianamede ileri sürülen hususların incelenmesi ve araştırılması çok zaman alacak bir boyuttaydı. Baştan itibaren dosyada 4 raportör görevlendirdik. Bugüne kadar Anayasa Mahkemesine çok sayıda kapatma davası açılmış olmasına rağmen HDP kapatma davasının niteliğinde bir başka dava yok. 520 kişinin eylemi kapatma davasına gerekçe olarak gösteriliyor. Bunların 451'i hakkında yasaklılık kararı isteniyor. 520 kişi hakkında 4 bin eylemden bahsediyoruz. Bu eylemlerin tamamı soruşturma ve kovuşturma konusu olmuş. Bu da yaklaşık 3 bin davaya tekabül ediyor. 840 sayfa iddianame, ekinde 60 klasör ve bu klasörlerin içinde yaklaşık 200 GB dijital materyal bulunan bir davadan söz ediyoruz.
Ayrıca parti tüzel kişiliğinden ayrı olarak yasaklılık istenen 520 kişiye bireysel savunma imkânı tanındı. Bunların hepsine tebligat yapıldı. Kimisi yurt içinde kimisi yurt dışında. Bu ceza davaları her ne kadar bağlayıcı olmasa ve delil değerlendirme yetkisi Anayasa Mahkemesi'nde olsa da soruşturma ve kovuşturma aşamaları Anayasa Mahkemesi tarafından takip edildi ve süreç bugünkü aşamaya geldi. Teknik anlamda dosyada sona gelindiğini söyleyebiliriz, yani tamamlanma sürecine yaklaşılmış durumda. Bir başka ifadeyle Anayasa Mahkemesi tarafından esas incelemesine başlanmasına gelme durumunda. Çok uzun zaman almadan değerlendirme yapılabilecektir."