Genel

Ayşe Barım hakkında ağırlaştırılmış müebbet talebi!

Gezi Parkı eylemleriyle ilgili davada savcılık esas mütalaasını sundu.

Gezi Parkı eylemlerinde sanatçıları yönlendirdiği suçlamasıyla tutuklanan ve tutukluluğunun 248. gününde tahliye edilen menajer Ayşe Barım hakkında savcılık esas hakkındaki mütalaasını sundu. Savcılık, iddianamede Barım’ın, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım” suçundan cezalandırılmasını istedi.

Duruşma savcısı ise “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istedi. Savcılık mütalaasında, Ayşe Barım’ın firari sanık olarak dosyada yer alan sanatçı Mehmet Ali Alabora ile Gezi Parkı sürecinde bildiri yayımlanmasına ilişkin görüşme yaptığı, sürece ilişkin irade ortaya koyduğu, sanatçıları koordine ederek yönlendirdiği, Gezi Parkı davasındaki ana sanıklarla yoğun iletişim kurduğu, tüm bunların da suç delili olduğu ileri sürüldü. Yarınki duruşmada karar çıkması bekleniyor.

Gezi Parkı eylemlerine sanatçıları yönlendirerek “cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüse yardım etme” suçlamasıyla tutuklanan menajer, ID İletişim sahibi Ayşe Barım 1 Ekim’de, İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nce tahliye edilmişti. Hakkında ev hapsi ve yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbirleri uygulanması kararlaştırılan Barım, tutukluluğunun 248. gününde özgürlüğüne kavuşmuştu.

Duruşma savcısı, esas hakkındaki mütalaasını sundu. Soruşturma savcısı iddianamede, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüse yardım etme” iddiasıyla ceza istense de duruşma savcısı, Barım’ın “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasını talep etti.

Savcılık mütalaasında, Ayşe Barım’ın 12 yıl önceki Gezi Parkı eylemlerinde sanatçılar üzerinden planlama, organizasyon ve yönlendirme faaliyetlerinde bulunduğu, süreci sosyal medya ve sahada yönettiği, hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs suçuna iştirak ettiği ileri sürüldü.

“Gezi eylemleri planlı ve sistemli yürütüldü”

Mütalaada, Gezi Parkı eylemlerinin bir organizasyon dahilinde, sistemli ve planlı şekilde yürütüldüğü savunuldu. Sanık Ayşe Barım’ın, halkın sempati duyduğu ve kitleleri peşinden sürükleme potansiyeli yüksek sanatçı-oyuncular adına sosyal medyada ve sahada irade göstererek planlama, organizasyon ve yönlendirme faaliyetlerinde bulunduğu ifade edildi.

Barım’ın, Gezi Parkı ana aktörleriyle öncesinde herhangi bir iletişim kaydının bulunmadığı, ancak eylemlerin hazırlık ve başlangıç sürecinde sık sık ve sistemli şekilde irtibat kurduğu, görüşmelerin tesadüfi olarak değerlendirilemeyeceği vurgulandı.

“Yargıtay kararı da dikkate alındı”

Mütalaada, Osman Kavala, Mehmet Ali Alabora ve Çiğdem Mater Utku ile birlikte hareket ettiği iddia edilen Barım’ın, Gezi Parkı olaylarında sanatçılar camiası adına aktif planlama, organizasyon ve yönlendirme faaliyetlerinde bulunduğu ifade edildi. Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin 2023/12611 Esas, 2023/6539 Karar sayılı ilamı da dikkate alınarak, eylemlerin “Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçunu oluşturduğu belirtildi.

Davanın karar duruşması ise yarın görülecek.