DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na verilen hapis cezasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Eşi Zeynep Babacan ile birlikte Sapanca’da düzenlenen Uluslararası Peyzaj, Süs Bitkileri, Bahçe Sanatları ve Ekipmanları Fuarına katılan Babacan, belediyelere yönelik soruşturma ve davaların siyasi tartışmalardan bağımsız ele alınamadığını savundu.
“AT İZİ İT İZİNE KARIŞMIŞ DURUMDA”
Babacan, İmamoğlu kararına ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“At izi it izine karışmış denen bir mesele vardır biliyorsunuz, bunlar birbirine maalesef karışmış durumda Türkiye’de. Bağımsız bir yargı olmadıktan sonra, tarafsız bir yargı süreci işletilmedikten sonra bu alınan kararların hiçbirisine güvenemiyoruz.”
Babacan, belediyelere ilişkin yürütülen süreçlerin hangilerinin hukuki, hangilerinin siyasi gerekçelerle yürütüldüğünün ayırt edilemez hale geldiğini söyledi.
“2024 YEREL SEÇİMLERİ ANLAMSIZ HALE GELİYOR”
2024 yerel seçimlerine de değinen Babacan, seçmen iradesinin bazı yerlerde fiilen etkisiz hale geldiğini savundu.
“Pek çok belediyeyle ilgili yürütülen süreçlerin ne kadarı gerçek yargı süreci, ne kadarı tamamen siyasi gerekçelerle yapılmış işler, bunlar artık birbirine tamamen karışmış durumda.”
Babacan sözlerini şöyle sürdürdü:
“Şöyle bir baktığımızda gerçekten yerel seçimlerin, 2024 yerel seçimlerinin tamamen anlamsız hale geldiği, vatandaşımızın sandık başında kullandığı iradenin tamamen dışında pek çok ilde, ilçede gelişmelerin olduğu bir dönemdeyiz maalesef.”
“DOSYALAR TEK TEK BAĞIMSIZ VE TARAFSIZ İNCELENMELİ”
Babacan, belediyelere ilişkin tüm dosyaların ayrı ayrı ele alınması gerektiğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bütün bu dosyalar, bütün bu dava konuları tek tek, bağımsız bir şekilde, tarafsız bir şekilde gözden geçirilmesi lazım.”
Bazı yargı kararlarının siyasi motivasyon taşıdığı yönünde hukukçuların değerlendirmeleri bulunduğunu aktaran Babacan, “Belediyelerle ilgili alınmış olan yargı kararlarının önemli bir kısmının siyasi motivasyonla ya da siyasi yönlendirmeyle alınmış kararlar olduğunu hukukçu arkadaşlarımız söylüyor” dedi.
“YARGININ ÜZERİNDEN SİYASETİN ELİ ÇEKİLMELİ”
Babacan, herhangi bir dosya hakkında tek tek hüküm vermesinin mümkün olmadığını ancak temel sorunun yargının bağımsızlığı olduğunu söyledi. Babacan, “Şu yargının üzerinden siyasetin elinin çekilmesi lazım. Yargının hem siyasetten bağımsız olması lazım hem de tarafsız çalışması lazım.” dedi.
Babacan, yalnızca hükümet etkisinin değil, yargı üzerinde herhangi bir dış etkinin de kabul edilemeyeceğini belirtti:
“Bazen yargı bağımsız olur ama kendi içinde taraf tutabilir ya da hükümet etki etmez, başkaları etki edebilir yargıya. Onların da olmaması lazım.”
“EKONOMİ DEMEK GÜVEN DEMEKTİR”
Babacan, yargı bağımsızlığı tartışmasını ekonomiyle de ilişkilendirdi. “Öncelikle bağımsız ama hemen arkasından da tarafsız bir yargıyla ancak bu ülkenin sorunları çözülür.”
Babacan, hukuk güvenliği sağlanmadan ekonominin de düzelmeyeceğini savunarak şöyle konuştu:
“Bunlar olmadan enflasyon da düşmez, ülkenin ekonomisi de düzelmez. Çünkü ekonomi demek güven demektir. Güvenin de en önemli bileşeni hukuki güvenliktir, hukuk güvenliğidir.”