Genel

Beykoz Belediyesi davasında ara karar açıklandı

Beykoz Belediyesi'ne yönelik "ihaleye fesat karıştırma" iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında Belediye Başkanı Alaattin Köseler'in de aralarında bulunduğu 3'ü tutuklu 26 kişinin yargılanmasına devam edildi. Mahkeme heyeti, 3. duruşmada ara kararını açıkladı. Mahkeme, Köseler'in tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı 5 Haziran'a erteledi.

Beykoz Belediyesi'ne yönelik yürütülen 'İhaleye fesat karıştırma' ile 'Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, üyelik ve yardım' soruşturması kapsamında 3'ü tutuklu 26 kişinin yargılandığı davanın 3. duruşmasında ara karar açıklandı.

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma tamamlandı. Ardından davanın 2 duruşması görüldü. Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen 3. duruşma saat 11.30 sıralarında başladı.

Duruşmada aralarında görevinden uzaklaştırılan tutuklu Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler ile Veli Gümüş ve Havva Dindar'ın yanı sıra tutuksuz sanıklar ve taraf avukatları hazır bulundu.

Duruşmadan mahkeme heyeti ara kararını açıkladı. Buna göre Köseler'in tutukluluk halinin devamına karar verildi.

Mahkeme duruşmayı 5 Haziran'a erteledi.

KÖSELER ALKIŞLA KARŞILANDI, "BEYKOZ SENİNLE GURUR DUYUYOR" SLOGANI ATILDI

Alaatin Köseler duruşmanın sonlanmasının ardından salondan çıkmadan önce izleyicilere dönerek, “Buraya gelen herkese teşekkür ediyorum’dedi. İzleyiciler Köseler’e alkışla ve “Beykoz seninle gurur duyuyor” sloganıyla yanıt verdi.

"BU İDDİANAMENİN KABUL EDİLMEMESİ GEREKİRDİ"

Sanık avukatları beyanlarında Beykoz Cumhuriyet Savcılığı tarafından hazırlanmış olan iddianamenin kovuşturma yürütülmesi için yeterli olmadığına dikkat çekti. Bir sanık avukatı duruşmadaki beyanında, “Bu iddianamenin kabul edilmemesi gerekirdi diye düşünüyorum. 16 aydır rakamlar netleşmiş değil. Bu rakamlar tamamlandıktan sonra da kovuşturma yürütülebilirdi” değerlendirmesinde bulundu.

"SUÇUN ŞAHSİLİĞİ NEREDE KALDI?"

Tutuklu sanıklardan Havva Dindar’ın avukatı da, “Bir kamu zararından bahsediliyor. Şu ana kadar kamu zararının belirlenemesinin bedelini müvekkil ödeyemez… Kimin ne yaptığına dair savcılığın bir değerlendirme yaptığını görmedik. Yıldız Güneş’in ‘Önceden böyle işler yapılıyordu’ beyanı dikkate alınmadı. İddanamedeye göre ihaleyi fesada uğratanların tutuksuz yargılandığını görüyoruz. Bir de çok abes bir şey görüyoruz. Dosyadaki sanıklardan birinin firari olmasından dolayı diğer sanıkların da kaçabileceği değerlendirmesinde bulunmuş savcı bey. Suçun şahsiliği nerede kaldı? Müvekkilim kendi gelip teslim oldu. Kendi ayaklarıyla teslim olmuş biri, bir kişi kaçtı diye kaçma şüphesiyle tutuklu. O zaman müvekkilimin kaçmamasına bakarak diğer sanıkların da kaçmayacağı değerlendirmesi de yapılabilirdi” şeklinde konuştu.

Geçtimiz Eylül ayında gerçekleşen ve toplamda 3 gün süren ilk duruşmada savcı Alaattin Köseler, Veli Gümüş, Serdar Karahan, Havva Dindar ve Uğur İnci'nin tutukluluk hallerinin devamını, diğer tutukluların tahliyelerini, tutuksuz sanık Yıldız Güneş'in ise tutuklanmasını talep etmişti. Ara kararını açıklayan mahkeme Köseler'in de aralarında bulunduğu 13 tutuklu sanığın tamamının tahliyesine hükmetmiş, savcılık karara itirazda bulunmuştu. Davanın görüldüğü 17. Ağır Ceza Mahkemesi kararın değiştirilmesine yer olmadığına hükmetmiş ancak Anadolu 18. Ağır Ceza Mahkemesi itirazı kabul ederek Alaattin Köseler ile Veli Gümüş, Serdar Karahan, Havva Dindar ve Uğur İnci hakkında yeniden tutuklanmasına karar vermişti. Köseler, Gümüş ve Dindar tahliye olduktan 1 gün sonra yeniden tutuklanmış, Karahan ve İnci hakkında ise yakalama kararı çıkarılmıştı.

“DEVLETİ ZARARA UĞRATMADIM... VALİLİKLERİN, VERGİ DAİRELERİNİN, ÇAĞLAYAN ADLİYESİ’NİN İŞLERİNİ DE YAPIYORUM. YAPTIĞIM SUÇSA...”

Yeniden tutuklama kararının çıkmasının ardından firari olan İnci, önceki duruşmaya gelmiş ve duruşmanın ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı. İnci bugünkü duruşmadaki savunmasında, “Devleti zarara uğratmadım... Valiliklerin, vergi dairelerinin, Çağlayan Adliyesi’nin işlerini de yapıyorum. Yaptığım suçsa...” ifadelerini kullandı.

Havva Dindar ise, ’Devleti zarara uğratacak bir şey yapmadım. Kendim teslim oldum. 14 aydır tutukluyum. Cezaevinin nasıl bir yer olduğunu anlatmama gerek yok. Tahliyemi istiyorum.’ şeklinde konuştu.

Önceki duruşmada mahkeme tarafından verilen tutuklu sanıkların tutukluluğunun devamına yönelik karara ilişkin, ”Daha önceki delil durumundan bugüne hiçbir şey değişmemişken sadece 18 Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararıyla bir tutukluluk kararı görmek bizi yaralıyor” diyen Dindar’ın avukatı bilirkişi raporunun hazır olmamasına, “Bilirkişi raporunun şu ana kadar alınmamasının sorumlusu biz değiliz. Biz zararın hesaplanmasını tutuklu olarak bekliyoruz. Yaklaşık 1.5 yıl geçti, zarar durumu ortada yok. Zarar durumunun ispatlanamamasının nedeni zararın olmaması olarabilir mi?” şeklinde tepki gösterdi.

"İFTİRA ATANLARIN HEPSİ DIŞARDA..."

Veli Gümüş savunmasında, ”Yıldız Güneş, Abbas Gürdal, sayın Alaattin Köseler tarafından görevden alınmıştır. Ben de en yakını olarak hedefe konuldum. Dosyaya konu olan ihalelerde görev ve yetkisi olan Fidan Gül ve Yıldız Güneş tutuklu değilken, ben 422 gündür tutukluyum. Hiçbir imzam yok neden? Yazışma yapan Tamer Çapraz neden tutuklu değil de ben tutukluyum? Duran Bülbül, beni firmalarla görüştüğü suçlarken kendisinin firmalarla görüştüğü ortaya çıktı. İftira atanların hepsi dışarda, masumiyetimi zedeleyenler hala ispatta bulunamadılar. Olmayan bir şeyi kanıtlamaları mümkün değil. Yargılanmaktan korkmuyorum. Serzenişim sadece tutukluluğadır” şeklinde konuştu. Gümüş’ün avukatı ise şöyle konuştu:

"SEGBİS’LE BAĞLANIYOR ‘BEN BİLMİYORUM, GÖRMEDİM’..."

“Eleştirim öncekikle mütalaaya karşı. Mütalaasını veren iddia makamı bir önceki celsedeki mütalaasını kopyala yapıştır yapmış. Sanıkların kaçma şüphesi, isnat edilen suçun mahiyeti... Bir mütalaa verilirken bir gerekçesi olması gerekit ama iddia makamı böyle bir mütalaada kaçma süphesini koyamaz. Önceki duruşmada da izah ettik. Müvekkilim kendisi gitti teslim oldu... Soruşturma aşamasında hukuksuzluklar var. Bunda bir amaç var. Neden ilk ifadeye Turan Bülbül gidiyor? Ve Ekim’de gidiyor, sonra ikinci kez gidiyor. Demek ki birileri çağırıyor. Soruşturma aşamasındaki ifadesinde müvekkilim için örgütün kasası diyor. Sonra SEGBİS’le bağlanıyor ‘ben bilmiyorum, görmedim’...

Yıldız Güneş destek hizmetleri nüdür vekili olarak görev yapıyor. İhaleleri yapıyor, yetkisi var. Yıldız Güneş hakkında da yakalama kararı çıkarıldı. Ne oldu? 18 Ağır Ceza’da tahliye oldu. Komisyon başkanlığı yapan kişi nasıl tanık olur? Buradaki amaç; Beykoz Belediyesi yönetimini değiştirecekler ya... Bu kumpas yüzünden benim müvekkilim, belediye başkanı aylardır tutuklu. Somut delil olanlar serbest, hiçbir somut delil olmayan başkan ve müvekkilim tutuklu. Bu sorunun cevabını ben bulamıyorum... Fidan Gül soruşturmada bazı iddialarda bulundu. Tutuklamaya sevk edildiğinde bu ihalelerde yönlendirmede bulunan Veli Gümüş diyor. Tutuklama olunca suç atılmalar başlıyor. Müvekkilimin Whatsapp yazışmalarında bir şey yok, hesap hareketlerinde tespit edilen bir şey yok, somut hiçbir şey yok ama 14 aydır tutuklu. Tutukluluk bir istisnadır... Örgütün olmadığını hepimiz biliyoruz. Resmi evrakta sahtecilik konusunda kimse resmi evrakı ortaya koyamıyor.

İlk bilirkişi raporundaki durum inşallah başımıza gelmez. Daha da uzamaz. İlk bilirkişiler adliye aracının tamamı kadar dosya var demişlerdi, ek süre verildi. Duruşmadan 1 gün önce öyle bir rapor... Bu dosyanın uzatılması için bir kısım kişiler ellerinden geleni yapıyor”

KÖSELER: ÇOK İSTİYORLARSA ER MEYDANI ORADA. SANDIĞI KURSUNLAR ÇIKIP YARIŞALIM

Daha sonra savunmasına başlayan Alaattin Köseler ise şöyle konuştu:

"425 gündür Silivri’deyim. 10 bin 200 saattir tek kişilik hücredeyim. Tahliyelere karar verdiğiniz 3 günlük duruşmada vermiş olduğunuz kararı herkes gibi ben de takdir ettim. 1 gün sonra Paşabahçe’de halk beni karşıladı. O karşılamadan sonra siyasi konjonktür değişti ve 18. Ağır Ceza tutuklama kararı verdi. Kartal Adliyesi’nin karanlık koridorlarında...

Tahliye verdiğiniz gün 24 saat arasında ne değişti? 18. Ağır Ceza Mahkemesi'ne soruyorum. Benim aleyhime tek bir delil mi var? Ben bugün iktidarın belediye başkanı olsam o 18 (Ağır Ceza Mahkemesi) bu tutuklama nedenlerini yazamaz. Çok istiyorlarsa er meydanı orada. Sandığı kursunlar çıkıp yarışalım. Mert olan sahaya çıkar, orada mücadelesini verir. Benim veremeyeceğim bir hesabım yok. Vicdanları yaralamayan hakkaniyetli bir karar çıkmasını yüce heyetinizden bekliyorum. 425 gündür, delilsiz ispatsız bir şekilde yatmam kimin işine geliyor?