Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve İsrail’in İran’a yönelik askeri müdahaleleriyle tırmanan enerji fiyatları; mazot, gübre ve nakliye maliyetlerini uçururken, sebze etiketlerini de erişilmez kıldı. Üreticiler ağır maliyet baskısı altında ezilirken, dış pazar talebi ve aracı zincirleri fiyatları yukarı yönlü tetikledi. Marketlerde 500 TL bandını aşan biberin kilogram fiyatı, kırmızı et ile yarışır noktaya geldi.
TEDARİK SIKINTISI SOFRALARI KÜÇÜLTÜYOR
Bigün'den Ebru Çelik'e konuşan Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Antalya Şube Başkanı Ebru Kaçın, son dönemdeki fahiş artışların temelinde savaşla birlikte kontrolden çıkan yakıt maliyetlerinin yattığını ifade etti. Kaçın, durumu şu sözlerle özetledi:
“Mazot fiyatları üretimi doğrudan etkiliyor. Gübreyi de, ilacı da traktörle atıyoruz. Savaşla birlikte mazot maliyetleri katlandı ve bu artış üretime yansıdı.”
Gübrede dışa bağımlılığın yıkıcı etkisine değinen Kaçın, ABD-İsrail’in İran’a başlattığı savaşın yarattığı tedarik krizinin fiyatları vurduğunu belirtti. İran’ın savaş sebebiyle Rusya’ya mal gönderememesi üzerine Türkiye’nin bu pazara girmesinin üreticiye avantaj gibi görünse de iç piyasada pahalılığı körüklediğini vurguladı.
LOJİSTİK YÜKÜ ETİKETLERE BİNDİ
Nakliye giderlerindeki artışın fiyatları doğrudan etkilediğini kaydeden Kaçın, Antalya’dan İstanbul’a bir ton ürün göndermenin maliyetinin 30 bin liradan 45 bin liraya fırladığını söyledi.
Türkiye’de bilinçli olarak zayıflatılan demiryolu taşımacılığının yükü artırdığını dile getiren Kaçın, savaş öncesi 35-40 lira olan kokteyl domatesin önce 80 liraya, ardından 200 lira seviyelerine çıktığını belirtti. Kaçın, “Tarımsal üretim bir milli güvenlik meselesidir. Öncelikle kendi halkımızı doyuracak bir planlama yapılmalı” diyerek, savaşın sürmesi halinde enerji ve lojistik maliyetlerinin daha da artabileceği konusunda uyardı.
TARLADAKİ ÜRETİCİ DE KAN AĞLIYOR
Antalya’da üretim yapan Hasan Şahin, tarladaki durumu “Biz de bu fiyatlardan memnun değiliz” diyerek özetledi. Kapya biberin bayram sonrası 140 liraya yükseldiğini belirten Şahin, halden 240 liraya çıkan sivri biberin markette 500 lirayı bulmasına tepki gösterdi. Şahin, “İki kilo biber parasına iki kilo kıyma alınabiliyor” diyerek üretim maliyetlerinin ulaştığı noktaya dikkat çekti; dört dönümlük bir seranın maliyetinin 750 bin lirayı bulduğunu ifade etti.
DESTEKLER ÇEREZ PARASI KALDI
Domates üreticisi Yılmaz Balcı ise fiyat artışının çiftçinin cebine girmediğini savundu.
Balcı, “Fiyat yükseldi ama verim düştü. Sonuçta elimize geçen para değişmiyor” dedi. Mazotun kısa sürede 80 liraya dayandığını hatırlatan Balcı, yaklaşık 100 dönümlük üretim için aldığı devlet desteğinin sadece 48 bin lira olduğunu, bu paranın devasa giderler karşısında hiçbir anlam ifade etmediğini vurguladı.
EKONOMİYE GÜVEN ÇAKILDI
İktidarın çizdiği "pembe tabloya" ne halk ne de üretici inanıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), mart ayına ilişkin ekonomik güven endeksi verilerini paylaştı. Verilerde gerçekler şöyle yankılandı:
Ekonomik Güven Endeksi: Şubatta 100,7 iken martta yüzde 2,8 düşerek 97,9’a geriledi.
Tüketici Güven Endeksi: Yüzde 0,8 azalışla 85’e düştü.
Reel Kesim (Sanayici) Güven Endeksi: Yüzde 3,9 kayıpla 100 değerini aldı.
İnşaat Sektörü: Yüzde 3,9 gerileyerek 80,6 seviyesine indi.
BAKANLIK DENETİMİ RAFLARI ETKİLEMEDİ
Ticaret Bakanlığı’nın hallerde yürüttüğü denetimler, fahiş kâr hırsını engelleyemedi. Hal Kayıt Sistemi’ne (HKS) gerçeğe aykırı düşük fiyat girişi yapan ve çifte fatura düzenleyen işletmeler tespit edilse de bu cezai işlemler halkın cebine indirim olarak yansımadı.
HALDE FİYATLAR BİR AYDA KATLANDI
Antalya Merkez Toptancı Hali’ndeki veriler, mutfaktaki yangını net bir şekilde ortaya koyuyor:
| Ürün | 26 Şubat 2026 (TL) | 28 Mart 2026 (TL) |
| Domates | 37 | 60 |
| Oval Domates | 50 | 130 |
| Çarli Biber | 60 | 140 |
| Kıl Biber | 100 | 200 |
| Dolma Biber | 80 | 150 |
| Fasulye | 150 | 110 (Düşüş) |
ÇİFTÇİ BANKALARA ÇALIŞIYOR, HALK MARKETTE SAVAŞIYOR
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarımdaki borç sarmalına dikkat çekti. 2022’de 173 milyar TL olan çiftçi borcunun, 2026 Ocak ayında 1 trilyon 269 milyar TL’ye ulaştığını belirten Gürer, borcun dört yılda yüzde 634 arttığını açıkladı. Gürer şu ifadeleri kullandı:
“Ağustos 2020’den beri her ay bir önceki aydan daha pahalı gıda tüketiyoruz. Şubat 2026 itibarıyla aylık gıda enflasyonu yüzde 6,89 oldu. Tüketici perişan, üretici bankalara borçlanmadan tarlasına giremiyor. Bu sistemde çiftçi bankaya çalışıyor, halk markette fiyatlarla savaşıyor. Tarımsal kredi faizleri silinmeli, mazotta ÖTV (Özel Tüketim Vergisi) ve KDV (Katma Değer Vergisi) kaldırılmalı.”