Araştırmaya göre, gıda ve içecek ambalajlarında yaygın olarak kullanılan polietilen tereftalat (PET) plastikler, genetiği değiştirilmiş E. coli bakterileri aracılığıyla levodopa (L-DOPA) adlı etkin maddeye dönüştürüldü. Söz konusu madde, Parkinson hastalarında dopamin eksikliğini gidermek amacıyla kullanılan temel ilaçlardan biri olarak biliniyor.
Bilim insanları tarafından geliştirilen süreçte, öncelikle plastik atıklar parçalanarak ana bileşeni olan tereftalik asite ayrılıyor. Ardından genetik olarak programlanan bakteriler, bu asitteki karbon moleküllerini yeniden düzenleyerek biyolojik reaksiyonlar yoluyla L-DOPA sentezliyor.
Dopaminin öncüsü olan L-DOPA, Parkinson hastalarının beyninde Dopa-dekarboksilaz enzimi aracılığıyla dopamine dönüşerek tedavide kullanılıyor. Aynı etkin maddenin huzursuz bacak sendromu (RLS) tedavisinde de yer aldığı ifade ediliyor.
Araştırmacılar, geliştirdikleri yöntemin, petrol türevlerine dayalı geleneksel ilaç üretimine alternatif sunabileceğini belirtti. Çalışmanın sonuçları “Microbial upcycling of plastic waste to levodopa” başlığıyla Nature Sustainability dergisinde yayımlandı.
Dünya genelinde her yıl yaklaşık 50 milyon ton PET üretildiğine dikkat çeken bilim insanları, bu plastiklerin önemli bir kısmının geri dönüşüm sistemine girse de büyük bölümünün çöplüklere gittiğini vurguladı.
Araştırma ekibi, plastik atıkların biyoteknoloji yoluyla yeniden değerlendirilmesinin yalnızca ilaç üretimiyle sınırlı olmadığını, parfüm, aroma ve endüstriyel boya üretimi gibi alanlarda da kullanılabileceğini ifade etti. Aynı yöntemin daha önce parasetamol üretiminde de denendiği bildirildi.
Bilim insanları, yöntemin şu aşamada laboratuvar ölçeğinde test edildiğini, bir sonraki hedefin ise süreci hızlandırarak verimliliği artırmak ve endüstriyel ölçekte uygulanabilir hale getirmek olduğunu kaydetti.