HABER: BURHAN KURTULMUŞ
Gazeteci Özlem Üney, o yılları anlatırken yüzünde beliren tebessümle başlıyor söze:
“Bizim için Bursa oldukça küçüktü. Sevgilimizle buluşacağımız, arkadaşlarımızla görüşeceğimiz yerler aslında sayılıydı. Bugün maalesef artık yok ama Dilek Sineması bizim kuşaklarımız için unutulmaz bir yerdi. Açık hava sinemasıydı ve bahardan itibaren hepimiz orada buluşurduk.”
Mahfel’in hemen arkasında yer alan Dilek Sineması’ndan geriye bugün yalnızca yosun tutmuş duvarlar kaldı. Bir zamanların açık hava sineması şimdi açık otopark olarak işletiliyor. Ancak eski Bursalılar için orası hâlâ dere şırıltısı eşliğinde film izlenen, çekirdek çıtırtılarının gecenin sessizliğine karıştığı, ilk el tutuşmaların yaşandığı bir mekân olarak hafızalarda.
Eski Bursa Milletvekili Sedat Kızılcıklı da romantizmin bugüne göre çok daha farklı anlamlar taşıdığını söylüyor:
“Bizim için Sevgililer Günü bugünkü ile aynı şeyi ifade etmiyor. Bana göre Bursa’da en romantik yer Reşat Oyal Kültür Parkı’ydı. O ağaçların altında yürümek bile bizi çok mutlu ederdi. Beklentilerimiz çok daha basitti.”
Bursalılar, Kültürpark’ın gişelerden ücretli giriş yapılan günlerini de hatırlıyor. O dönemlerde parkın daha nezih, daha sakin bir atmosfere sahip olduğunu ifade ediyorlar. Lunapark ışıkları, göletteki kayıklar ve ağaçların gölgesinde edilen sohbetler birçok aşkın başlangıcına tanıklık etmiş.
Mehmet Çalışkan ise eski kahve kültürüne dikkat çekiyor:
“Bizim kuşağımızda kahve kültürü çok daha farklıydı. Bursa’da şimdi zincir markalar var. Bizim dönemimizde çay ve Türk kahvesi içilirdi. Çekirge yolunda Aşıklar Çay Bahçesi vardı. Biz orayı çok severdik, bizim için en romantik yerlerden biriydi. Hüsnü Güzel Çay Bahçesi, Rüya Sineması aklıma geliyor hemen.”
O dönemlerde romantizm; ince belli bardakta içilen çayın buharında, ahşap sandalyelerde saatler süren sohbetlerde ve sinema çıkışı yapılan uzun yürüyüşlerde saklıydı. Gösterişten uzak, ama hafızalardan silinmeyecek kadar derin anılar biriktiriliyordu.
Dilek Durak da gençlik yıllarının buluşma noktalarını sıralıyor:
“Mavi Köşe bizim kuşağın buluşma mekanıydı. Eskiden orada buluşur ve şehri öyle dolaşırdık. Mudanya Yıldız Tepe, Beceren Otel çok özeldi. Özellikle Tarihi Belediye Binası önündeki Romans Aile Çay Bahçesi sevgililerin hafta sonları vakit geçirdiği yerdi. Orada adeta nefes alırdık.”
Bugün yerinde zincir kafelerin, otoparkların ya da farklı işletmelerin olduğu birçok mekân, bir dönemin en özel anılarına ev sahipliği yaptı. Bursa’da romantizm bir zamanlar dere kenarında film izlemek, Kültürpark’ta el ele yürümek, Çekirge yolunda çay içmekti.
Belki mekânlar değişti, belki şehir büyüdü… Ama eski Bursalıların hafızasında o sade ve içten günler hâlâ capcanlı. Çünkü bazen bir şehri romantik yapan şey, ışıklar ya da organizasyonlar değil; paylaşılan küçük anların bıraktığı büyük izlerdir.