Nilüfer Belediyesi'nde geçmiş dönemde uygulanan yetki devri ve kamuoyunda "tek imza" olarak adlandırılan süreç, yargının ve Bursa kamuoyunun bir numaralı gündem maddesi olmaya devam ediyor. Davada ilk iki celsenin tamamlanmasıyla birlikte sanık koltuğundaki isimlerin mahkeme heyetine sunduğu ayrıntılı savunmalar ortaya çıktı.
Bozbey: "Siyasi yardımcılar mazbatadan mazbataya görev yapar"
Davada ilk celseye katılarak savunmasını veren Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Nilüfer’in o yıllardaki hızlı gelişimine ve nüfus patlamasına dikkat çekti. Nüfusun katlanarak artmasıyla birlikte belediyenin üzerindeki hizmet yükünün de ciddi oranda ağırlaştığını vurgulayan Bozbey, belediye yönetimindeki rol dağılımını şu sözlerle aktardı:
"Ben bir belediye başkanı olarak sahada, halkın arasında olmak zorundayım. Belediyedeki idari işler ve bürokrasi hızlı bir şekilde işlerken benim de halkın arasına girmem gerekiyordu. Bilindiği üzere belediye başkan yardımcıları 'siyasi' ve 'memur' olarak ikiye ayrılır. Memur olanların görevi kesintisiz devam eder ancak siyasi olanlar mazbatadan mazbataya görev yapar.
Turgay Bey’e ikinci başkan yardımcılığı döneminde 'Koordinatör Başkan Yardımcılığı' görevini ben atadım. Fakat burada bu göreve ihtiyaç duyma sebebimiz yanlış anlamlandırılıyor. Sanki sadece imar konusunda ruhsata imza atma yetkisi verilmiş gibi dar bir tablo oluşturuluyor. Oysa biz Nilüfer Belediyesi’nin kültür-sanattan sosyal işlere kadar tüm birimlerinin tam bir uyum içinde çalışmasını hedefledik. Nitekim bu isteğimiz gerçekleşti; koordinatörlük sistemiyle belediye içi uyum arttı, işlerimiz çok daha verimli ve hızlı yürütüldü."
Turgay Erdem’in geçmişte Mimarlar Odası Başkanlığı da yapmış bir mimar olduğuna değinen Bozbey, "Kendisi imar konularını çok iyi anlayan, hızlı çözümler üreten ve vatandaşa hizmeti kolaylaştıran bir rol üstlendi. Attığı imzaların herhangi bir kamu zararı oluşturduğuna kesinlikle inanmıyorum" diyerek suçlamaları reddetti.
Erdem: "6 belde bağlandı, 'uyku kent' denilen ilçeyi ayağa kaldırdık"
İkinci celsede savunmasını tamamlayan eski Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem ise göreve geliş sürecini ve ilçenin o dönemki durumunu detaylarıyla anlattı. Meclis üyesi seçildiği ilk dönemde Mustafa Bozbey’in kendisine başkan yardımcılığı teklif ettiğini, birkaç gün düşünmek için müsaade istedikten sonra teklifi kabul ettiğini belirten Erdem, koordinatörlük dönemindeki ağır şartları şöyle özetledi:
"İkinci dönemimde koordinatör başkan yardımcılığı atamam yapıldı. O dönemde Nilüfer adeta devasa bir şantiye halindeydi. Hiçbir sosyal donatısı olmayan bir ilçeydik; hatta Bursalılar buraya sadece uyumaya geldikleri için 'uyku kent' diyordu. Üstelik tam bu dönemde 6 belde belediyesi kapatılarak Nilüfer’e bağlandı. Zaten çok ciddi bir nüfus artışı sorunumuz varken, iş yükümüz birden katlanarak arttı.
Koordinatör başkan yardımcısı olarak belediyemizin gelişmesi için her alanda gece gündüz çalıştık. Mahkemeye konu olan suç isnatları sadece imar boyutuna indirgenmeye çalışılsa da biz sadece imarla değil, Nilüfer’in vizyon kazanması için her alanda çok ciddi çalışmalar yürüttük. Son derece verimli bir çalışma dönemiydi."
"Parsel bazlı emsal artışına karşı çıktık, kamu alacaklarını tam tahsil ettik"
İmar yetkilerini kullanırken hiçbir şekilde kamu zararına yol açmadıklarını altını çizerek vurgulayan Turgay Erdem, kentsel dönüşüm süreçlerindeki tutumlarını da hatırlattı:
"Kamu zararı yaratacak hiçbir adım atmadık. Aksine, belediyenin tüm kamu ödemeleri ve alacakları eksiksiz şekilde tahsil edilmiştir. Şehir planlamasında parsel bazlı emsal artışları yerine her zaman plan bazlı emsal artışlarını doğru bulduk ve bütün adımlarımızı bu ilke doğrultusunda attık.
Nitekim kentsel dönüşüm furyası başladığında, parsel bazlı emsal artışlarına karşı durduk ve bunlara 'ret' oyu verdik; bu durum Büyükşehir Belediye Meclisi tutanaklarında da açıkça görülecektir. İmar noktasında kullandığım yetkilerin hiçbirinde emsal artışı ya da kamu zararı söz konusu değildir."
Dava süreci devam ediyor
Her iki ismin de yetki devrinin yasal, hizmet odaklı ve koordinasyonu sağlamaya yönelik olduğunu savunduğu davanın ilk iki celsesi bu açıklamalarla tamamlanırken, mahkeme heyetinin önümüzdeki celselerde izleyeceği yol haritası merakla bekleniyor.
HABER: BURHAN KURTULMUŞ