Bu umutsuzlar kimin aydını?

Geleceğe dair umudumuz var mı?
Birkaç aydır ülkemiz başta olmak üzere dünyanın yeni bir adalet fırtınasına girdiğini hissediyoruz. Sabah gözaltına alınan ünlüler, akşam tutuklananlar, gece yarısı tahliyeleri sıradanlaştı.
Amerika’nın kendi hukukunu da çiğneyerek dünyanın dört bir yanında yarattığı kargaşa hala dinmek bilmiyor.
Bir yandan da devlet başkanlarının soyluların kraliyet mensuplarının karıştığı Epstein davası en çarpıcı hali ile konuşulmaya devam ediyor.
Yerelde ise yabancı bir şirketin adının karıştığı Yenişehir’deki çevre felaketinin göz göre göre yaşanmasının verdiği üzüntüyü hissediyoruz.
Bir süredir yaşanan olumsuzluklar yaşamak için ihtiyaç duyduğumuz gelecek umudunu tahrip etti.
Aydın dediğimiz insan tam da böyle dönemlerde görevini yapar.
İster muhalif ister iktidar yanlısı olsun aydının tavrı böyle zamanlarda kime hizmet ettiğini gösterir.
Yakasında Atatürk rozeti ile dolaşan bir aydın topluma umutsuzluk aşılıyorsa o bizim tarafımızda değildir. Sosyalizmi benimsediğini söyleyen aydınlar korku yayıyorsa gene aynı yerde değiliz. Diğer bütün akımları yan yana yazalım, eğer insanın geleceğe dair umudunu yeşermesine bir nebze olsun katkı sunmuyorsa o karşımızdaki taraftadır.
Aydın hangi sınıfa hizmet ediyorsa ona göre konuşur.
Velhasıl ülkemiz ve insanlık için umuda ihtiyaç duyduğumuz dönemdeyiz.
Epstein davası bizi korkutabilir, ancak insanlık tarih boyunca ne vahşetler gördü. Bugün yaşayan kuşaklar görmese de ne vahşetler yaşanıyor. Amerika daha dün atom bombası ile çocukları öldürmedi mi? O yüzden şaşırmamak gerekiyor. ABD hegomonyasının çatır çatır parçalandığı bir dönemdeyiz. Vahşice her şeyi yakıp yıkmalarından da korkmadan ne hale geldiklerini görelim. Bu devirde o çok muteber batı demokrasilerinin bisiklete binen devlet adamları nasıl da türlü iğrençliklere bulaşmış şimdi hep birlikte görüyoruz.
Batılılaşmanın artık gericileşme olduğu bir döneme girdik.
Mustafa Kemal Atatürk boşuna bilimi işaret etmemiş. Dün batılılaşma pozitif anlamlar taşıyor olsa da bugün devlet adamlarının türlü iğrençliklere bulaştığı ve soykırımlara göz yumduğu hale dönmüştür. Dünün liberalizmi bugünün hümanizmine ihanet etmiştir.
O sebeple insanlığın geleceği için umuda ve yol göstericilere ihtiyaç duyuyoruz.
Sabah akşam felaket tellalığı yapanlar bilin ki sizin aydınınız değildir.
En kötü şartta dahi umudumuzu yeşerteceğimiz işlere imza atanlarla geleceğe güvenle yürünür.
Bu vesile ile dün 93. Yılına giren Mustafa Kemal Atatürk’ün Bursa Nutku’nu bir kez daha hatırlamakta fayda var. “Türk genci devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi bekçisidir”