Bursa İstanbul’da dünya vitrinine çıktı

Düşünün veya hayal edin, bir ülkenin bir şehre sığdırıldığı kent olarak tanımladığım İstanbul’un tam merkezindesiniz!

Taksim’den 200-300 metre sonra Harbiye’de Lütfi Kırdar Salonu’nda dünyanın dört bucağından gelen 3 bin 500’ü aşkın veteriner hekim, bilim insanı Dünya Buiatri Kongresi’nde (Sığır, koyun, keçi sağlığından şap hastalığına, kuş gribinden antimikrobiyal dirence, iklim değişikliğinden yapay zeka ve robotik sistemlere kadar hayvancılığın geleceğini tartışanların bir araya geldiği kongre ) toplandılar.

1960’lı yıllarda kurulan, 60 yıldır çeşitli ülkelerde bilimsel kongre toplayan derneğin Türkiye temsilcisi Bursa’dan bir öğretim üyesi…

Kürsünün ana sahibi o, ilk olarak çıkıyor ve İngilizce konuşarak konuklarını selamlıyor.

Mustafa Yurtkuran döneminde Uludağ Üniversitesi’ni yöneten ekibin liderlerinden Prof. Dr. Hasan Batmaz’dan söz ediyorum.

Sadece o mu?

Adeta Bursa geçidi var kongrede…

Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı, Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Gümen orada…

Ayaküstü konuşuyoruz, bu yıl Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yangınlara anında müdahale etme başarısından ötürü kutluyorum.

Elbette nedenini de soruyorum, yeni alınan hızlı helikopterlerden söz ediyor, “Yangına anında müdahale etmek en büyük şansımız. Bu yıl havalar da kötü gitmedi” diyor.

***

Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bayram Şenlik de en önde yerini almış bulunuyor.

Bursa Veteriner Hekimler Odası Başkanı Melike Baysal, ev sahibi gibi öğretim üyeleri ve diğer katılımcılarla yakından ilgileniyor.

33. kez düzenlenen bu kongre, ilk kez Türkiye’de gerçekleşiyor, bu başarının mimarı yine Bursa’da kurulmuş olan Çiftlik Hayvanları Hekimliği Derneği… Derneğin Başkanı Prof. Dr. Hasan Batmaz ve yönetimindeki akademisyenler büyük bir başarıyla kongreyi İstanbul’a getirdiler ve dernek yönetiminden BUÜ Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hıdır Gencoğlu’nu Dünya Buiatri Derneği’nin yeni yönetimine seçtirmeyi başardılar.

Ez cümle…

Hayvancılığa bilimsel desteği verecek bilim gurur duyulacak düzeyde ama ülke hayvancılığı neden bu halde bilinmez….

ÜNİVERSİTE TEL TEL DÖKÜLÜRKEN GELEN BAŞARI

Ne yazık ki bu şehrin üniversiteden yana şansı yok. Mustafa Yurtkuran dönemi Uludağ Üniversitesi’nin makus talihini yenme dönemiydi ama kısa sürdü, AK Parti’nin devlete egemen olmasıyla bilim yerine ‘itaat’ ön plana alındı ve düzene uygun kafalar yönetime getirildi.

Sonuç, Uludağ Üniversitesi Bursaspor gibi küme düştü. Bursaspor çok şükür Faruk-Enes Çelik (Mustafa Bozbey) sayesinde, elbette seyircinin büyük desteğiyle ayağa kalktı.

Uludağ Üniversitesi’nin yanında kurulan Bursa Teknik Üniversitesi ne yazık ki ölü doğdu, diriltme çalışmaları umulan sonucu henüz vermiyor.

Mudanya Üniversitesi henüz çocukluk evresinde olmasına karşın umut ışıklarının yanmasına neden oluyor.

İnanıyorum ki Giyasettin Bingöl liderliğinde bu üniversite gelecekte çok büyük işler yapacak.

Tekrar konumuza dönersek, Uludağ Üniversitesi’nin yüzünü ağartan bölümlerden biridir Veteriner Fakültesi…

Tıp Fakültesi de öyleydi ancak ne yazık ki, artık esamisi okunmuyor. Bakınız geçmiş yazıma…

Ziraat Fakültesi ile İlahiyat Fakültesi’nin de başarılı olduğunu biliyorum. Üniversiteyi geri iten İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesiydi.

SİBEL CAN’I UZAKTAN İZLEMEK, BUĞRA GÖKÇE’YE SELAM

Kongrenin yapıldığı salonun hemen yanında Harbiye Açık Hava var. Sibel Can’ın konseri vardı. Beleştepeden biraz izledik.

Pazartesi günü nostalji yaptım. 1983 yılında çalıştığım Tepebaşı’ndaki Dünya Otel’in yerini görmeye gittim. Taksim, İstiklal Caddesi’nin boydan boya geçerek, Tünel’in ucuna geldim.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin kitap satış noktasından demokrasi için bedel Ekrem İmamoğlu ile onun yol arkadaşı Buğra Gökçe’nin “22 Metrekare Gökyüzü-Silivri Günlüklükleri” kitabını aldım.

AKP döneminin düşünce toplama kampı Silivri’ye kendi çapımda selam gönderdim.

NEMANIZ ARTSIN DA EKSİLMESİN

İbrahim Burkay-Özer Matlı yarışmasında açık ve net Bursa tarafında olduğumu ortaya koydum.

Çünkü 13 yıldır koltukta oturan kişi Bursa’ya kötülük yaptı. TEKNOSAB en önemli kanıtı… Başka kötülüklerinin ortaya çıkması için o koltuktan kalkması lazım.

Diğeri henüz denenmedi. O da başa geldiğinde eleştiri oklarımın sivri ucu ona da değer. Birkaç konuda onu eleştirmiştim, mahkemeye verme tehdidinde de bulunmuştu Özer Matlı (Bakınız 27 Şubat 2026 tarihli yazım Yüksel Baysal: İbrahim Burkay’dan sonra Matlı ailesi de sahnede! - Bursa Saati Gazetesi.).

Ne yazık ki, satın alınmış gazeteci kılıklılar, (İdeolojik nedenle destekleyenlere saygım var) bir kelimem nedeniyle üzerime hep birlikte yüklendiler.

Yalanlarına, yalan kattılar.

Onlara selam olsun, buradan tekrar söylüyorum, nemanız artacaksa, bana saldırmaya devam edin!

Da Bursa’ya bu kadar kötülük yapanların devam etmesine üç kuruş için nasıl razı olursunuz, işte onu anlayamıyorum?