Bursa Uludağ Üniversitesi'nde bir devrin sonu

Bursa’da bir dönemin daha sonuna gelindi.

Öyle düşündüğünüz gibi partilerden belediyelerden bahsetmeyeceğiz.

Önümüzdeki haftalarda onlarca öğrenci topluluğu yeni yönetimini belirleyecek.

Peşinen söyleyeyim, artık öğrenci topluluklarının da eski tadı yok. Uludağ üniversitesinde okuyup topluluklara katılmayana gerçekten üzülürüm. Katılana ise daha çok üzülürüm.

Bir daha geri gelmeyeceğini bildiğimiz günler yaşadık. Belki de bizi bu kadar üzen şey budur. Hemen anlatalım…

MEDİKO kültürünün son temsilcileriydik.

Elbette yeni bir MEDİKO var, ancak bizim kastımız Uludağ Üniversitesi’nin son bahar şenliğini gören kadrolardan ibaret. Öğrencilerin diğer herkes gibi profesyonel işler başarabildiği bir dönemdi. Şimdi ise öğrenciler genellikle lise seviyesinde işlerle üniversite yıllarını geçiriyor.

Önce siyasi parti ve derneklerin üniversiteye girmesi yasaklandı, ardından da vakıflar kurumla bütünleşti. İş o kadar ileri gitmişti ki bir vakıf tarafından üniversitene hoş geldin şenliği yapılır oldu. Sizin evinizde size hoş geldin diyen birinin olduğunu düşünün…

Akademisyeninden öğrencisine yurt, burs belediye imkânı derken maalesef Uludağ Üniversitesi’nde bir kültür ortadan kaldırıldı. Bunu sadece o günleri görenler anlayabilir. Bazı arkadaşlar ve Mertcan Bilgilisoy ile o görkemli günleri son kez yaşattık.

Her şeye rağmen öğrenci topluluğu faaliyetlerinin devam etmesi oldukça olumlu bir tablo ortaya koyuyor.

Gençliğin kalbi üniversitedir ve siyasi partilerin Uludağ Üniversitesi yapılanması sıfırdır. Bu da siyaset düzleminde geleceğe dair bir umudun olmadığının göstergelerinden biri.

Yerelde de durum pek farklı değil. Çok övülen kent konseyleri öğrenci topluluklarını delege olarak kabul edebiliyor mu?

Velhasıl öğrenci toplulukları haftaya seçime gidiyor. Hepsine başarılar diliyorum.

Topluluklar okyanusa açılmak gibiydi, şimdi süs havuzunda yüzme özgürlükleri var.