Tüm Emeklilerin Sendikası üyeleri, Şehreküstü Meydanı’nda gerçekleştirdikleri basın açıklamasıyla emeklilerin yaşadığı ekonomik yıkıma dikkat çekti. Türkiye’nin birçok ilinde eş zamanlı olarak yapılan açıklamalarda emeklilerin giderek derinleşen geçim krizine karşı ortak ses yükselttiği ifade edildi.
Sendika temsilcileri tarafından yapılan açıklamada, emeklilerin yıllarca çalışıp üretmesine rağmen bugün temel ihtiyaçlarını karşılayamaz hale geldiği belirtilerek mevcut ekonomik politikalar sert sözlerle eleştirildi. Meydanda toplanan emekliler sık sık “İnsanca yaşam istiyoruz”, “Emekliye sadaka değil hak” ve “Sefalet ücretine teslim olmayacağız” sloganları attı.
“50 bin kişiyle iktidarı uyardık”
Basın açıklamasında, 12 Nisan’da Türkiye’nin 8 bölgesinde eş zamanlı mitingler düzenlendiği hatırlatılarak İstanbul’dan Bursa’ya, Aydın’dan Mersin’e, Kayseri’den Trabzon’a, Karabük’ten Dikili’ye kadar birçok kentte yaklaşık 50 bin kişinin katıldığı eylemlerin emeklilerin sessiz kalmayacağının göstergesi olduğu ifade edildi.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Bugün Türkiye’nin dört bir yanında emeklilerin sesi olmak, yaşadığımız yoksulluğu görünür kılmak ve insanca yaşam taleplerimizi haykırmak için alanlardayız. Meydanlarda yükselen ses; açlığa, yoksulluğa, sefalet ücretlerine ve halk düşmanı politikalara karşı ortak bir itirazın sesidir.”
“Emekli aylıkları eridi”
Sendika üyeleri, emekli maaşlarının yıllar içinde sistemli biçimde eridiğini ve yapılan zamların daha emeklinin cebine girmeden hayat pahalılığı karşısında yok olduğunu savundu. Elektrik, doğalgaz, kira, ulaşım ve temel gıda fiyatlarındaki artışların emeklileri nefessiz bıraktığı belirtilirken, milyonlarca emeklinin artık borçlanmadan yaşamını sürdüremez hale geldiği ifade edildi.
Açıklamada, düşük maaşlara yapılan yüzdelik zamların sorunu çözmediği vurgulanarak şu değerlendirme yapıldı:
“Düşük maaşa yapılan yüzdelik artış, düşük maaşı kalıcı hale getiriyor. Kök aylık oyunları ve oran hesaplarıyla emekliler yıllardır oyalanıyor. Bugün yapılması gereken açıktır; her emekli aylığına hiçbir ayrım yapılmaksızın derhal 20 bin TL seyyanen zam yapılmalıdır.”
“Pazara çıkamaz hale geldik”
Emeklilerin artık en temel ihtiyaçlarını bile karşılayamadığı belirtilen açıklamada et, süt, peynir gibi temel gıda ürünlerine erişimin giderek zorlaştığı ifade edildi. Sağlık harcamalarının da büyük yük haline geldiği kaydedilerek emeklilerin yaşam mücadelesi verdiği vurgulandı.
Sendika temsilcileri, “Bir ülkede emekliler açlıkla sınanıyorsa, orada sosyal devlet çökmüş demektir” diyerek ekonomik tabloya tepki gösterdi.
“Bayram ikramiyesi bir haftalık pazar parası bile değil”
Basın açıklamasında emeklilere verilen 4 bin TL’lik bayram ikramiyesi de eleştirildi. 2018 yılında bin TL olarak başlatılan bayram ikramiyesinin o dönem asgari ücretin yaklaşık yüzde 62’sine denk geldiği hatırlatılırken, bugün aynı oranın korunması halinde ikramiyenin en az 17 bin 500 TL olması gerektiği ifade edildi.
Kurban Bayramı öncesi ikramiyenin artırılmasına yönelik herhangi bir hazırlık yapılmamasının emeklilerin yaşadığı sorunların görmezden gelindiğinin göstergesi olduğu savunuldu.
“Kaynak sermayeye var, emekliye yok”
Açıklamada ekonomik düzenin emekçiler ve emekliler aleyhine işlediği ileri sürülerek, sermayeye yönelik vergi afları ve kamu kaynaklarının belirli çevrelere aktarılması eleştirildi.
“Emeklilere kaynak yok denilirken şirket borçları siliniyor, sermayeye vergi afları çıkarılıyor. Bu adaletsizliği kabul etmiyoruz” denilen açıklamada, emeklilerin sadaka değil yıllarca verdikleri emeğin karşılığını istediği ifade edildi.
“Emekliler bu ülkenin onurudur”
Basın açıklamasının sonunda mücadeleyi büyütme çağrısı yapan emekliler, alanlardan çekilmeyeceklerini belirtti. Açıklama şu sözlerle tamamlandı:
“Fabrikalarda, tarlalarda, okullarda, hastanelerde ve kamu kurumlarında yıllarımızı verdik. Bugün bize reva görülen sefalet düzenini kabul etmiyoruz. Emekliler bu ülkenin yükü değil, onurudur. Ve o onur teslim olmayacaktır.”