BURHAN KURTULMUŞ / BURSA SAATİ
Bursa'da blueberry hasadı başladı. Uludağ Blueberry Derneği Başkanı Ercan Ateş, hasat sezonunun başlamasıyla birlikte Bursa Saati Genel Yayın Yönetmeni Aysın Komitgan'a önemli değerlendirmelerde bulundu. Bahçesinde hasadı tanıtan Ateş, özellikle zincir marketlerin uyguladığı fiyat politikalarının üreticiyi zor durumda bıraktığını belirterek, sektörün geleceğine ilişkin çarpıcı mesajlar verdi.
Bursa, yaklaşık 4.000 dekar üretim alanı ve Türkiye toplam üretiminin yaklaşık %43’ünü karşılayan kapasitesiyle, ülkemizin açık ara en büyük yaban mersini üretim merkezidir.
Hasat başladı, üreticiden marketlere sert tepki
Marketlerin kendi aralarında fiyat belirlediğini öne süren Ateş, bunun serbest piyasa koşullarına zarar verdiğini savundu.
Ateş," Bölgemizde hasat dönemi ağırlıklı olarak Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarında gerçekleşmektedir. Ürettiğimiz kuzey grubu, geççi çeşitler; bu dönemde Avrupa ve dünya pazarlarında yüksek değer görmekte, iç piyasada ise yılın büyük bölümünde ithal edilen ürünün fiyatını tüketici lehine dengelemektedir" dedi.
"Marketler birbirleriyle oturuyor, konuşuyor ve aynı fiyat politikasıyla hareket ediyor. Bu durum piyasayı regüle ediyor ve çiftçiliği bitiriyor. Biz buna karşıyız." ifadelerini kullandı.
"Ürünümüzü dipfrize koyacağız"
Bu yıl ürünlerinin önemli bölümünü taze olarak satmak yerine dondurarak değerlendireceklerini açıklayan Ateş, bunun bilinçli bir tercih olduğunu söyledi.
"Ürünümüzü dipfrize koyuyoruz. Bir ay, iki ay sonra marketler fiyatları artırdığında biz yine tüketicinin yanında olacağız. Donmuş blueberry'nin vitamin değerinde herhangi bir kayıp olmuyor. Bu bilimsel olarak da kanıtlanmış durumda. O dönemde tüketicilerimize uygun fiyatla ürün ulaştırmayı sürdüreceğiz."
"Taban fiyatımız 420 lira"
Blueberry fiyatlarına ilişkin de bilgi veren Ateş, üretici olarak belirledikleri taban fiyatın kilogramda 420 lira olduğunu açıkladı.
Toplama, işçilik, bakım, gübreleme, enerji, ambalaj ve diğer giderler dâhil edildiğinde, bu yıl 1 kilogram yaban mersininin üretim maliyeti yaklaşık 250 TL’ye ulaşmıştır. Buna rağmen üreticilerimiz bugünlerde maliyetlerini dahi karşılayamayacak fiyatlarla ürün satmaya zorlanmaktadır.
Haziran ayında fiyatların 300-350 liraya kadar gerilediğini belirten Ateş, yarım kürede sezonun sona ermesiyle birlikte fiyatların yeniden yükselişe geçtiğini söyledi.
Ancak son üç yıldır olduğu gibi bu yıl da, tam yerli üreticinin hasat döneminde yoğun şekilde ithalat yapılmaktadır. Yerli ürünün pazara çıktığı sınırlı dönemde gerçekleştirilen bu ithalat, piyasa fiyatlarını üretim maliyetlerinin altına çekmekte ve Bursa’daki üreticileri ekonomik olarak sürdürülemez bir noktaya sürüklemektedir.
"Sadece görüntüye bakılmamalı"
Marketlerin ürün alırken kalite yerine yalnızca dış görünüşü esas aldığını savunan Ateş, bunun tüketiciyi yanıltan önemli bir sorun olduğunu dile getirdi.
"Bir ürünün sadece rengi ya da görüntüsü yeterli değildir. Vitamin değeri, aroması ve nasıl üretildiği de en az görünüşü kadar önemlidir. Toprakta yetişen ürünle farklı üretim yöntemleriyle elde edilen ürün aynı değildir. Biz kimsenin üretimine karşı değiliz ancak tüketici ne satın aldığını bilmelidir."
"Bahçelerimizde kalıntı çıkmadı"
Uludağ Blueberry Derneği olarak üyelerinin bahçelerinde pestisit analizleri yaptırdıklarını belirten Ateş, sonuçların sevindirici olduğunu söyledi.
"İznik, Orhaneli, İnegöl ve Tuzla Köyü'ndeki üreticilerimizin ürünlerinde herhangi bir olumsuz kalıntıya rastlanmadı. Birçok üreticimiz organik üretim kriterlerini de başarıyla karşıladı."
"Ucuz ithalat yerli üreticiyi vuruyor"
Sektörün en büyük sorunlarından birinin de hasat döneminde yapılan ithalat olduğunu vurgulayan Ateş, Gürcistan ve Balkan ülkelerinden gelen ürünlerin yerli üreticinin fiyatını olumsuz etkilediğini söyledi.
Bursa hasadının sona ermesinden kısa bir süre sonra aynı ürün, market raflarında yeniden kilogramı 2.500 TL’nin üzerinde fiyatlarla tüketiciye sunulmaktadır. Yılın yaklaşık on ayında yüksek fiyatla satılan ithal ürünün, yalnızca yerli üretimin hasat döneminde düşük fiyatlarla piyasaya girmesi; hem üreticimizin emeğini değersizleştirmekte hem de yerli üretimin geleceğini açıkça tehdit etmektedir.
Haziran-Eylül döneminde Türkiye'de hasadın devam ettiğini hatırlatan Ateş, bu süreçte yapılan ithalatın yerli üreticiye zarar verdiğini belirterek Ticaret Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü ile görüşmeler gerçekleştirdiklerini ve gerekli başvuruları yaptıklarını açıkladı.
"Bursa'nın ekmeğini yiyen şirketler yerli üreticiye sahip çıkmalı"
Ateş, Bursa'da faaliyet gösteren bazı büyük alıcı firmalara da tepki gösterdi. İsmini vermediği şirketlerin yerli üretici yerine ithal ürüne yönelmesini eleştiren Ateş, şunları söyledi:
"Yıllardır bu topraklardan kazanan şirketlerin, Bursa çiftçisinin alın terini görmezden gelmesi kabul edilemez. Bu anlayıştan vazgeçmeleri gerekiyor. Bursa'nın suyuyla, havasıyla üretim yapan çiftçinin yanında olunmalı."
Amacımız ithalatın tamamen yasaklanması değil; yerli üreticinin ürününün pazarda olduğu kısa hasat döneminde korunması, haksız fiyat baskısının önlenmesi ve ülkemizin üretim kapasitesinin güvence altına alınmasıdır.
Tüketiciye çağrı
Uludağ Blueberry Derneği Başkanı Ercan Ateş, tüketicilere de önemli bir çağrıda bulunarak alışveriş yaparken yalnızca fiyat ve görüntüye değil, ürünün nerede ve nasıl üretildiğine dikkat edilmesi gerektiğini söyledi. Ateş, yerli üretimin desteklenmesinin hem üreticinin ayakta kalması hem de tüketicinin kaliteli ürüne ulaşması açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.