Bursa Emek ve Demokrasi Güçleri adına konuşan Derviş Erdem, Ankara'daki zirvenin gündeme gelmesiyle birlikte, emperyalist politikaların küresel barışa zarar verdiğini öne sürdü. Türkiye’nin bu stratejilerin karargâhı konumuna getirilmesini kabul etmediklerini vurgulayan Erdem, bölge halklarının jeopolitik çıkarlar uğruna güvenlik riskleriyle karşı karşıya bırakıldığını iddia etti.
“Savaş Bütçesi Yerine Emekçiye Bütçe”
Açıklamada, savunma ve silahlanmaya ayrılan bütçenin ekonomik sonuçlarına dikkat çekildi. Emek ve demokrasi örgütleri, savaş teknolojileri için ayrılan devasa bütçelerin; eğitim, sağlık ve sosyal güvenlik gibi kamusal hizmetlerden kesinti yapılmasına neden olduğunu savundu. ABD ve Trump yönetimine yönelik eleştirilerin de yer aldığı metinde, otoriter rejimlere verilen desteğin uluslararası hukuku zayıflattığı ileri sürüldü.
Eğitim-Sen Bursa Şube Başkanı Derviş Erdem, NATO’nun tarihsel sicilinin darbeler ve halk muhalefetini bastırma operasyonlarıyla dolu olduğunu belirterek, 12 Eylül 1980 askeri darbesini bu kapsamda bir örnek olarak gösterdi. NATO’nun varlığının, Türkiye dahil pek çok bölgede istikrarsızlığa, göç dalgalarına ve ekonomik güvencesizliğe yol açtığını iddia eden grup, bu durumun işçiler ve emekçiler üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekti.
Açıklamanın sonuç bölümünde, tüm sendikalara ve dost örgütlere "ortak mücadele" çağrısında bulunuldu. Türkiye’deki NATO üslerinin kapatılmasını ve ülkenin ittifaktan ayrılmasını talep eden Bursa Emek ve Demokrasi Güçleri, barışın ve halkların kardeşliğinin savunulması gerektiğini belirterek taleplerini yineledi.