HABER: BURHAN KURTULMUŞ
Yerüstü ve yeraltı sularında ciddi kirlenme riski oluşurken, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tesiste faaliyetlerin durdurulduğunu açıkladı. Ancak köylülerin avukatı Osman Atalay Akman, alınan bu kararın yetersiz olduğunu belirterek sert bir açıklama yaptı. Bursa Saati'ne konuşan Akman sürecin akademik odalar ve Bursa Barosu ile yürütüldüğünü belirterek, Yenişehir Asliye Mahkemesi'ne Tespit davası açmak için hazırlıkları tamamladıklarını açıkladı.
Akman,"Burada mücadelemiz yeni bir mücadele aşamasına geçmiş bulunuyoruz. Biz bu facianın olacağını söyledik. Şimdi gene uyarıyoruz! Yarın göreceksiniz, Yenişehir Ovası'nda yetişen ürünlerde kurşun tespit edildi diye gümrüklerden geri gönderilecek. Şuan bu zehirli atıklar yeraltı sularına karışıyor. Bu ovada tarım yapılıyor ve sulamada ne kadar zehir tarlalara erişti bunu tespit etmemiz gerekiyor" dedi.
“Bu felaketler yıllar öncesinden biliniyordu”
Avukat Akman, yaşananların bir kaza olarak nitelendirilemeyeceğini vurgulayarak, felaketin öngörülebilir ve önlenebilir olduğunu söyledi. Akman, yıllardır verdikleri hukuki mücadeleye dikkat çekerek şunları ifade etti:
“Biz bu tesis burada olmaz dedik. Davalar açtık, bilirkişi raporları sunduk, devlet kurumlarının kapılarını aşındırdık. Gazetelere anlattık, dilekçeler verdik. Kimse dinlemedi. Şimdi atık barajı patladı. Haklı çıktık ama bunun bedelini doğa ve insanlar ödüyor.”
“Zehir akıyor”
Patlamayla birlikte atık barajında biriken ağır metallerin dere yataklarına karıştığını belirten Akman, kirliliğin tarım alanları ve içme suları için büyük tehdit oluşturduğunu söyledi.
“Bu sadece Kirazlıyayla’nın meselesi değil. Yenişehir Ovası tehdit altında. Yeraltı ve yerüstü suları kirleniyor. Bunun geri dönüşü yok.”
“Sorumlular açıktır”
Akman, kamuoyuna yaptığı açıklamada felaketin sorumlularını tek tek sıraladı. Buna göre sorumluluk;
-
Eğimli araziye maden tesisi kurulmasına izin verenlerde,
-
Köye yakın noktaya atık barajı yapılmasını onaylayanlarda,
-
Su kaynakları tükenme noktasındayken tesise su kullanım izni verenlerde,
-
Zeytinlik alanları ve ekolojik dengeyi görmezden gelenlerde,
-
Orman kesimine, arkeolojik tahribata ve mezarların zarar görmesine göz yumanlarda,
-
Bilirkişi raporlarına ve yerel mahkeme kararlarına rağmen ÇED iptallerini kaldıranlarda bulunuyor.
“Dantıştay üyeleri dahil herkes yargılanmalı”
Akman, açıklamasının en çarpıcı bölümünde sorumluluğun yalnızca sahadaki uygulayıcılarla sınırlı olmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bu projeye izin veren, onaylayan, görmezden gelen herkes; Danıştay üyeleri dahil olmak üzere yargılanmalıdır. Bu bir doğa olayı değil, açık bir idari ve hukuki çöküştür. Kirazlıyayla halkının yaşam hakkı yok sayılmıştır.”
“Bu dosya kapanmayacak”
Kirazlıyayla köylüsünün hukuk mücadelesinin süreceğini vurgulayan Akman, davanın yalnızca bir köyün değil, çevrenin, yaşam hakkının ve hukukun davası olduğunu belirtti.
“Bu dosya burada kapanmayacak. Bu ülkenin toprağı, suyu ve insanı sahipsiz değil.”