Konu, Zafer Partisi Bursa İl Başkanlığı’nda düzenlenen kahvaltılı basın toplantısında gündeme geldi. Toplantıya Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcıları ve Divan Kurulu Üyeleri İbrahim Kaan Erten ile Dr. Fikret Bayır katıldı. Basın toplantısında hem ülke hem de Bursa gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu.
“Terörle anlaşma olmaz”
“Terörsüz Türkiye” sürecine dair konuşan İbrahim Kaan Erten, sürece sert eleştiriler yöneltti. Erten,
“Bu sürecin ne anlama geldiğini herkesin çok iyi bilmesi gerekir. Türkiye Cumhuriyeti’nin hiçbir ferdinin kabul edemeyeceği bir süreç işletilmektedir. Terörle anlaşma, görüşme yapılmaz. Terör örgütü liderine vekiller gönderilmesi kabul edilemez. Sürecin adında açık bir aldatmaca vardır” ifadelerini kullandı.
Erten, asıl meselenin Dicle ve Fırat havzaları olduğunu öne sürerek,
“İsrail destekli terör yapılanmaları Ortadoğu’nun su kaynaklarını ele geçirmek için çalışmaktadır” dedi.
“Şehidimizin adının parka verilmesini destekliyoruz”
Nilüfer ilçesine bağlı Karaman Mahallesi’ndeki parka Şehit Aykut Yurtsever’in adının verilmesi konusuna da değinen Erten, şu açıklamayı yaptı:
“Bu konuda il başkanımız, Genel Başkanımız Sayın Ümit Özdağ ile görüşmektedir. Şehidimizin adının, yaşadığı mahalledeki bir parka verilmesinde hiçbir sakınca görmüyoruz ve bunu destekliyoruz.”
Nilüfer’de yaşanan sürecin ülke genelindeki gelişmelerden ayrı değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Erten,
“Bu durum, ‘Terörsüz Türkiye’ sürecinin Nilüfer’deki bir yansımasıdır. Her sokakta, her caddede şehitlerimizin adı olabilmelidir” dedi.
“Atatürk’ün CHP’si olsaydı…”
CHP’ye yönelik eleştirilerde de bulunan Erten,
“Eğer CHP, Atatürk’ün CHP’si olsaydı bize ihtiyaç kalmazdı. Atatürk’ün partisinin bir belediye başkanı, bir şehidin adını parka vermekten kaçınıyorsa, artık o parti Atatürk’ün partisi değildir” ifadelerini kullandı.
“Türkiye tam bağımsız olmalı”
Dünya siyasetine de değinen Erten, ABD’nin hukuksuz uygulamalarının yakından takip edildiğini belirterek,
“Yolumuzu ve parti programımızı yeni şartlara göre ele alıyoruz. Türkiye, tam bağımsız bir ülke olarak ayakta kalmalıdır. Komşularımızla siyasi ve ekonomik ilişkiler kurulmalıdır. Sürecin bu şekilde devam etmesi halinde ne NATO kalır ne de AB. Gidişata göre biz de rotamızı çizeceğiz” dedi.