Bursa

Bursa’nın deprem haritası çıkarıldı: Riskli binalar mahalle mahalle belirlendi

Bursa Büyükşehir Belediyesi ile Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA) iş birliğinde yürütülen Deprem Risk Azaltma ve Önleme Planlama Projesi’nin Ortak Koordinasyon Toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda, Bursa’daki 536 bin binanın tek tek analiz edildiği, 12 farklı deprem senaryosunun hazırlandığı ve artık riskli yapıların mahalle mahalle tespit edildiği açıklandı.

Bursa Büyükşehir Belediyesi ile Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA) iş birliğinde yürütülen Deprem Risk Azaltma ve Önleme Planlama Projesi kapsamında düzenlenen Ortak Koordinasyon Toplantısı, Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi.

Kamu kurumları, akademisyenler, meslek odaları, sivil toplum kuruluşları ve basın mensuplarının katıldığı toplantıda, proje kapsamında elde edilen bilimsel veriler kamuoyuyla paylaşıldı. Japon uzmanlar da kentin geleceğine ilişkin planlamaları takip etmek üzere toplantıda yer aldı.

“BU TOPLANTI BİR SON DEĞİL, BAŞLANGIÇ”

Toplantının açılışında konuşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili, koordinasyon toplantısının projenin son toplantısı olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, paylaşılacak verilerin Bursa’nın gelecekteki deprem politikalarına yön vereceğini söyledi.

Başkan Vekili, depremin ne zaman meydana geleceğinin bilinmediğini ancak mutlaka gerçekleşecek bir gerçek olduğunu ifade ederek, afet yönetiminde en kritik sürecin deprem yaşanmadan önce alınacak kararlar olduğunu dile getirdi.

536 BİN BİNA TEK TEK İNCELENDİ

Proje kapsamında Bursa’da bugüne kadar gerçekleştirilen en kapsamlı deprem envanter çalışmalarından birinin yapıldığını belirten Başkan Vekili, “Bursa’daki 536 bin binanın konumu, yapım yılı ve kat bilgileri tek tek eşleştirildi. Yapı envanteri güncellendi. Binlerce sondaj ve jeofizik çalışma sayısallaştırıldı. Zemin davranış haritaları yeniden oluşturuldu” dedi.

Başkan Vekili, çalışmalar kapsamında 12 farklı deprem senaryosu hazırlandığını kaydederek, bu senaryolara göre yapı stokunun, altyapının ve kritik tesislerin nasıl etkileneceğinin bilimsel yöntemlerle analiz edildiğini söyledi.

Kentteki yollar, köprüler, hastaneler, barajlar ve kritik altyapı tesislerine yönelik risk analizlerinin tamamlandığını da belirten Başkan Vekili, 17 organize sanayi bölgesinin de proje kapsamına dahil edildiğini ifade etti.

“RİSKLİ YAPILARI ARTIK BİLİYORUZ”

Toplantıda yapılan teknik sunumlarda, İstanbul’dan sonra JICA’nın ikinci kapsamlı deprem risk azaltma projesinin Bursa’da yürütüldüğü hatırlatıldı.

Uzmanlar, zemin koşullarının deprem sırasında binaları nasıl etkileyeceğinin, ivme ve hız katsayıları dikkate alınarak analiz edildiğini belirtti. Yapım yılı ve kullanılan malzemeye göre binalarda oluşabilecek hasar senaryolarının hazırlandığı ifade edildi.

Sunumlarda, “Bugün artık bölge bölge, mahalle mahalle riskli yapıların fotoğrafını çekmiş durumdayız. Bundan sonraki süreç imkân ve irade meselesidir” değerlendirmesi yapıldı.

“DİRENÇLİ ŞEHİR SADECE BELEDİYEYLE OLMAZ”

Toplantıda konuşan Prof. Dr. Beyhan Bayhan, depremle mücadelede yalnızca belediyelerin değil, tüm kurumların sorumluluk üstlenmesi gerektiğini vurguladı.

Bayhan, afet anında ayakta kalması gereken en önemli kurumların AFAD, valilik ve belediyeler olduğuna dikkat çekerek, ilk müdahale ekiplerinin ve koordinasyon mekanizmasının güçlü olması gerektiğini söyledi.

1855 BURSA DEPREMİ HATIRLATILDI

Prof. Dr. Bayhan, konuşmasında 1855 Bursa Depremi’ne de değinerek, depremde Ulu Cami’nin minarelerinin yıkıldığını, Orhangazi Türbesi ile Hanlar Bölgesi’nde ciddi hasarlar oluştuğunu hatırlattı.

Osmanlı döneminde depremin ardından ticaretin yeniden canlandırılması ve şehrin ayağa kaldırılması için önemli kararlar alındığını ifade eden Bayhan, aynı yıl Yeni Zelanda’nın Wellington kentinde meydana gelen büyük depremin ardından uygulanan uzun vadeli planlamalara da dikkat çekti.

Bayhan, depreme dirençli bir şehir oluşturmanın yıllar süren ve kararlılık gerektiren bir süreç olduğunu söyledi.

“KENTSEL DÖNÜŞÜM ŞART AMA KOLAY DEĞİL”

Kentsel dönüşümün kaçınılmaz olduğunun altını çizen Prof. Dr. Bayhan, mahalle bazında risklerin belirlenmiş olmasının önemli bir avantaj olduğunu ancak dönüşüm sürecinin binlerce hak sahibini ilgilendiren karmaşık bir yapı içerdiğini dile getirdi.

Bir yerden başlanması gerektiğini vurgulayan Bayhan, pilot mahalle uygulamalarıyla Bursa’da depreme dirençli şehir modelinin oluşturulabileceğini ifade etti.

ORGANİZE SANAYİ BÖLGELERİ İÇİN KRİTİK UYARI

Prof. Dr. Bayhan, Bursa’nın Türkiye’nin ilk organize sanayi bölgesine sahip şehirlerinden biri olduğunu hatırlatarak, sanayi tesislerinin yalnızca binalarının değil, üretim sistemlerinin de depreme hazırlanması gerektiğini söyledi.

Vinçler, makineler, enerji altyapısı ve trafo merkezlerinin de risk analizlerine dahil edilmesi gerektiğini belirten Bayhan, Kocaeli ve Van depremlerinde yaşanan elektrik kesintilerinin sanayi üretimini haftalarca durdurduğunu hatırlattı.

Toplantıda, Bursa’nın depreme karşı daha dirençli hale gelebilmesi için bilimsel veriler ışığında hazırlanan planların, bundan sonraki süreçte kamu kurumları, üniversiteler, sanayi kuruluşları ve vatandaşların ortak iradesiyle hayata geçirilmesinin büyük önem taşıdığı vurgulandı.