Bursa'nın sarı filtresi

Yabancıların çektiği filmleri izlerken Türkiye’nin daha bir sarı olduğunu fark ettiniz mi? Hollywood filmlerinde o “usta yönetmenlerin” büyük sanat görüşlerinde dünya farklı ele alınır. O zihniyette de bize genellikle sarı filtre düşer. Sanatçının ne gördüğü değil, hangi siyasete göre film çekeceği filtrelere karar verir. Latin Amerika, Afrika, Güney Asya veya Batı Asya’da geçen sahneler sarı filtre ile gösterilir. Rusya ise genellikle mavi yahut gri filtre ile gösterilir. Sarı tehlikeyi, gri ve mavi ise kasveti çağrıştırır.

Gelelim Bursa’nın filtrelerine…

Yerel seçimlerden sonra geçen iki yılda bazı ilçelerin filtreleri değiştirilmeye çalışılıyor. Ancak ne olursa olsun hep sarı filtreli bir ilçe var. Peşin konuşacaksak buranın adı Yıldırım’dır.

Yıldırım’ın üzerinden kaldırılamayan filtreler nelerdir?

Yıllar geçse de medeni bir ulaşım bu ilçede yaşayanlara layık görülmemiştir. Medeni ulaşım, araçların yenilenmesi demek değildir; metro istasyonlarına, şehrin farklı noktalarına ulaşabilme özgürlüğüdür. Elinizdeki otobüs kartı ile mahallenize ulaşabilmenizdir.

On binlerce insanın yaşadığı mahallelere 3C ve S2 otobüsleri ile ulaşılıyor. Daha doğrusu sabahları balık istifi okula ve işe gidiliyor. Akşamları da bazı otobüslerde bir karış bile yer kalmadığından, bir sonraki otobüsü beklemek zorunda kalıyorsunuz. Yetkililer de açıklama yapar: Sadece iş ve okul giriş-çıkışlarında yoğunluk yaşanıyor.

Zaten insanca ulaşım istenirken kastedilen de budur. Daha iş yerine varmadan bitkin düşülen bir ulaşım kabul edilemez. İş dönüşünü söylemeye gerek dahi yok.

Bursa’da bürokrasinin de siyasetin de bu çözümsüzlüğü, görülmeyen bir sarı filtredir.

Aslında Uludağ’ın eteğinde, çalışkan insanların yaşadığı bu ilçe, Bursa’nın en huzurlu ilçesi olabilirdi.

Sarı filtreyi kaldırıp yeşil filtreyle bakıldığında, Yıldırım çok daha yaşanır bir ilçe olabilir.