Prof. Dr. Mete Cengiz Kültür Merkezinde gerçekleştirilen törene BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Funda Coşkun, Bursa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Emin Direkçi, Bursa Tabip Odası Başkanı Dr. Kadir Binbaş, BUÜ Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Halil Sağlam, Bursa Kent Konseyi Başkanı Prof. Dr. Ertuğrul Aksoy, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
"TÜRKİYE'NİN TARİHSEL KADERİNDE HEKİMLİĞİN ÖZEL BİR YERİ VARDIR"
Törende konuşan BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, 14 Mart’ın sadece bir takvim günü değil, 1919’da işgale karşı yükselen bir isyanın ve Türk modernleşmesinin en olgun meyvelerinden biri olduğunu ifade etti. Hekimliğin, Türkiye’nin hem imparatorluktan Cumhuriyet’e geçiş sürecinde hem de ordunun modernleşme köklerinde stratejik bir rol oynadığını belirten Yılmaz; günümüzde teknolojinin ve yapay zekanın meslekleri dönüştürdüğünü, ancak insana dokunan hekimliğin bu süreçte en sarsılmaz kale olarak kalacağını dile getirdi. Rektör Yılmaz, her geçen gün daha da gerilen dünya sisteminde sağlık ordusunun, savunma ordusu kadar hayati bir önem taşıdığını vurgulayarak tüm sağlık çalışanlarının bayramını kutladı.
"TIBBIN MERKEZİNDE HER ZAMAN İNSAN OLACAKTIR"
Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Funda Coşkun, 14 Mart’ın hekimlik onurunu ve topluma adanmışlığı simgeleyen tarihsel bir hafıza olduğunu hatırlattı. Tıbbın vicdan, sabır ve empati gerektiren bir yaşam biçimi olduğunu savunan Coşkun, bilimsel gelişmelerin ve teknolojinin hızı ne kadar artarsa artsın, hekimliğin en güçlü yanının bilim ile insanlığın kesiştiği noktada durması olduğunu belirtti. Genç hekimlere bilginin yanı sıra etik sorumluluk ve insan sevgisini aşılamayı hedeflediklerini söyleyen Dekan Coşkun, zorlu çalışma koşullarına rağmen büyük bir özveriyle çalışan tüm meslektaşlarına teşekkürlerini sundu.
"14 MART RUHU, BARIŞ VE ADALET İÇİN MÜCADELE ETMEYİ GEREKTİRİR"
Bursa Tabip Odası Başkanı Dr. Kadir Binbaş, konuşmasında 14 Mart’ın Tıbbiyeli Hikmet ve arkadaşlarının emperyalizme karşı açtığı bağımsızlık bayrağı olduğunu vurguladı. Güncel sağlık panoramasını verilerle paylaşan Binbaş, Türkiye’deki muayene sayılarının OECD ortalamalarının çok üzerinde olduğuna ve bu durumun sağlık sisteminde bir "doldur boşalt" düzenine yol açtığına dikkat çekti. Artan şiddet olayları, tahlil ve görüntüleme yöntemlerindeki dışa bağımlılık ile muayene sürelerinin 5 dakikanın altına düşmesi gibi sistemsel sorunlara değinen Binbaş, halkın sağlığını korumak için daha adil ve sürdürülebilir bir sağlık sisteminin inşa edilmesinin bir zorunluluk olduğunu ifade etti.
"BEYAZ ÖNLÜKLERİNİZ BİLİMİN VE VİCDANIN SİMGESİ OLSUN"
Fakülte öğrencileri temsilcisi İnt. Dr. Simay Ekinciler, öğrencilik yıllarının son Tıp Bayramı’nı kutlamanın heyecanını paylaştı. Hekimliğin sadece teorik bir eğitim değil, insanın en kırılgan anında yanında olma sanatı olduğunu söyleyen Ekinciler, zorlu sınavlar ve yoğun çalışma temposuyla geçen eğitim sürecinde meslek onurunu korumayı öğrendiklerini belirtti.
Program; plaket takdim töreni, Prof. Dr. M. Murat Civaner’in "14 Mart Tıp Öğrencilerinindir" başlıklı sunumu, ardından sergilenen tiyatro gösterisi ve müzik dinletisiyle son buldu.