Bursa

BVHO'dan " Dünya Veteriner Hekimler Günü" açıklaması

BVHO Başkanı Melike Baysal: “Veteriner hekimlik yalnızca hayvanları değil, toplum sağlığını da korur”

Bursa Veteriner Hekimler Odası Başkanı Melike Baysal, Dünya Veteriner Hekimler Günü dolayısıyla yaptığı basın açıklamasında, veteriner hekimliğin sağlık sisteminin dışında bırakıldığını belirterek, “Veteriner hekimsiz bir sağlık sistemi düşünülemez” dedi.

Baysal, veteriner hekimliğin yalnızca hayvan sağlığıyla sınırlı olmadığını vurgulayarak, “Veteriner hekimlik; toplum sağlığını, gıda güvenliğini ve yaşamın bütününü koruma sorumluluğunu taşır. Bu nedenle yalnızca bir meslek değil, topluma karşı bir sorumluluktur” ifadelerini kullandı.

“Kutlama değil, sorunları konuşma günü”

Dünya Veteriner Hekimler Günü’nün Türkiye’de kutlama havasından uzak olduğuna dikkat çeken Baysal, hayvancılık politikalarının sektörü zayıflattığını, gıda güvenliğini kırılgan hale getirdiğini ve hayvan refahının geri plana itildiğini söyledi.

Türkiye’de yaklaşık 70 bin veteriner hekimin bulunduğunu hatırlatan Baysal, buna rağmen kamudaki istihdamın yetersiz olduğunu belirterek, “Milyonlarca hayvanın sağlığı ve gıda zincirinin güvenliği sınırlı sayıda veteriner hekimle yürütülmeye çalışılıyor. Bu durum hem mesleği hem toplum sağlığını riske atıyor” dedi.

Baysal ayrıca, gıda güvenliği alanındaki denetim eksiklikleri ve kayıt dışı uygulamaların halk sağlığı açısından ciddi tehdit oluşturduğunu vurguladı.

“Serbest veteriner hekimler cezai baskı altında”

Açıklamada serbest çalışan veteriner hekimlerin karşılaştığı sorunlara da değinildi. E-reçete sistemindeki altyapı sorunları ve uygulamadaki aksaklıkların meslektaşları cezai yaptırım tehdidiyle karşı karşıya bıraktığını ifade eden Baysal, “Ceza odaklı yaklaşım çözüm üretmiyor, aksine mesleki motivasyonu düşürüyor” diye konuştu.

“Eğitimde plansızlık mesleğin geleceğini tehdit ediyor”

Veteriner fakültelerinin sayısındaki hızlı artışa da dikkat çeken Baysal, altyapı ve akademik kadro yeterince güçlendirilmeden yapılan kontenjan artışlarının eğitim kalitesini düşürdüğünü söyledi.

“Veteriner hekimlik ağır ve yüksek sorumluluk gerektiren bir meslektir” diyen Baysal, farklı puan aralıklarıyla öğrenci alımı ve özel kontenjan uygulamalarının mesleki niteliği tartışmalı hale getirdiğini belirtti. Baysal, “Eğitim sayıyla değil nitelikle büyütülmelidir” dedi.

“Emekli veteriner hekimler yoksulluk sınırının altında”

Baysal, emekli veteriner hekimlerin yaşadığı ekonomik sorunlara da dikkat çekerek, yıllarca kamu sağlığı, hayvan sağlığı ve gıda güvenliği için hizmet vermiş meslektaşların bugün ciddi geçim sıkıntısı içinde olduğunu ifade etti.

“Emekli veteriner hekimler yoksulluk, hatta yer yer açlık sınırının altında yaşamaya çalışmaktadır. Toplumun en nitelikli meslek gruplarından birinin, yıllarca sağlığa hizmet ettikten sonra asgari ücret düzeyinde ya da altında gelirle yaşamaya mahkûm edilmesi kabul edilemez” diyen Baysal, bu durumun mesleğin itibarı açısından da ciddi bir sorun olduğunu vurguladı.

“Sorun meslektaşlarımızda değil, sistemde”

Veteriner hekimlerin ağır iş yükü, düşük gelir ve mesleki yetki sınırlamalarıyla karşı karşıya olduğunu ifade eden Baysal, genç meslektaşların umutsuz, deneyimli hekimlerin ise mesleği sürdürmekte zorlandığını söyledi.

“Sorun veteriner hekimlerde değil, sistemin kendisindedir” diyen Baysal, veteriner hekimliğin bilim, akıl ve toplum yararı temelinde yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

Talepler sıralandı

Bursa Veteriner Hekimler Odası’nın taleplerini de açıklayan Baysal, veteriner hekimliğin sağlık hizmetleri sınıfına dahil edilmesi, kamuda istihdamın artırılması, gıda denetimlerinin güçlendirilmesi ve serbest veteriner hekimler üzerindeki e-reçete ve ceza baskısının kaldırılması gerektiğini ifade etti.

“Bu mücadele herkesin”

Açıklamasını “Bu mücadele yalnızca veteriner hekimlerin değil, sağlıklı, güvenilir ve yeterli hayvansal gıdaya ulaşmak isteyen herkesin mücadelesidir” sözleriyle tamamlayan Baysal, bilim temelli, kamucu ve sürdürülebilir bir sistem çağrısı yaptı.

Baysal, “Veteriner hekimlerin tükenmediği, hayvanların korunabildiği ve halkın güvenli gıdaya ulaşabildiği bir Türkiye mümkündür” dedi.