Çaresizlik?

Yaptıklarım, yapacaklarımın teminatıdır!

Çaresizlik, tüm insanlar için, bizzat yaşadığı sorunlarla baş edemediği, kontrolü dışına çıkıldığı, yetersiz kalmanın endişesi ve üzüntüsü ile çıkış yolu bulamadığı duygu durumudur.

Ben halkım ve halk olarak çaresizlik denilen durumun tam ortasındayım ve eylem, söylem, düşünce haliyle çaresizliği yaşıyorum. Çaresizliğim, ekonomik ve sosyal durumda insanî konumumdan daha aşağıya düşüren hayat pahalılığı, işsizlik, hayatta kalma zorluğu çekmek yüzünden değildir. Çaresizliğimin sebebi, hayat pahalılığı, cebimdeki paranın değersizleşmesi, ihtiyaç duyduğum ürünleri alamamak, işsizlik, ev kirası yüksekliği değildir. Çaresizliğimin sebebi,

“Çaresizliğinin sebebi bunlar değilse nedir o halde?”

diye, soracak birisinin olmayışından tutun da saydığım tüm sıkıntıları umursayan, derdimi derdi yapan, benimle ağlayan, aç kalan, bana değer veren ve çözüm üreten olmayışıdır. Sesimi duyan, hâlimi gören, derdimi bilen, gözyaşımı silen, beni önemseyen, bana değer veren yok. Halk olarak çaresizim çünkü, çözüm üretecek, çaresizliğimi giderecek olduğunu iddia edenlerin gözü, kulağı, aklı, kalbi bana kapalıyken, paraya, makama, şöhrete, kendi menfaatlerine açık olmasıdır! Evet, çaresizim çünkü beni kendi çıkarları için sömürü aracı olarak görenlerin, maskelerinin arkasındaki gerçek yüzlerini görmekteyim.

Ben halkım! Ben, gören, duyan, bilen, gerçeği sezen, karşımdakini yaptıklarına bakıp yarın ne yapacağını, benim çaresizliğimi umursayıp elimden mi tutacak yoksa derdime dert mi ekleyecek olduğunu şüphe götürmeyecek şekilde anlayıp emin olanım! Ben halkım! Önce devlet diyen fedakârım. Çaresizliğim, fakirliğimden değil çünkü ben fakirliğe de sabrederim ve “Bunlar da geçer” der, ümit ederim. Çaresizliğim, elimden tutacak, yanımda yürüyecek olanı göremeyişimden.

Şimdi, mevcut durumda yaptığı tek şey yöneteni eleştirip kötülemek olurken bunu da muhalefet olarak dillendirerek halk olan beni küçümseyen bir zihniyetin karşıma çıkıp, “Senin çaren benim!” demesi kadar çaresizim! Beni yöneten zihniyetin, bunca zaman sonra beni bu çaresizliğin içine düşürmesinin farkında olmayışı kadar, başını bana çevirmeyip, kulağını bana açmayışı kadar çaresizim!

“Efendim, bize oy verip seçerseniz sizi bu çaresizlikten çıkartırız. Özlediğiniz yaşamı sağlarız. Sıkıntılarınızı gideririz. Biz, adil, ahlaklı, hak hukuk tanıyan, devletin ve milletin güvencesi olanlarız” söyleminde bulunanları dikkate almıyoruz. Gerçekten yaptıklarınız, yapacaklarınızın teminatı olarak sizi görülür kılıyor. Sizin zannettiğiniz gibi kör ve sağır değiliz. Sadece sizin yalanlarınızı işiten ve gören, bunları doğru kabul edenler değiliz. Biz halk olarak devleti yöneten kadronun neler yaptıklarını çok net bir şekilde gördüğümüz gibi sizin de şimdiye kadarki belediye yönetimlerinde neler yaptıklarınızı çok net görenleriz ve işte bu yüzden çaresiziz!

Anlayın artık! Biz ne sizlerin sunduğu ve yaşadığı dindarlarız ne de çıkarlarınız için kendinizce dayattığınız Atatürkçüleriz. Biz halk olarak, gerçek Müslüman ve gerçek Atatürkçüleriz, adaletli, ahlaklıyız, önemseriz ama sizin yüzünüzden çaresiziz! Lütfen duyun, görün bizleri. Çaresiziz!