Mevcut durumda CHP’yi iki ayrı kategori üzerinden tanımlamak gerekir.
Çünkü mevcut fiili durumda iki CHP var.
Birincisi; Seçilmiş CHP,
diğeri Sarayınkapıkulu CHP’si.
Burada kapıkulundan muradımız nedir, bunu da açmak gerekir.
Kapıkulu; Körü körüne sadık, padişahına veya patronuna mutlak itaat eden, ikbal uğruna her şeyi yapan kişiye kapıkulu denir.
Türkiye’de itibarsız, ikbali uğruna her türlü değerini satan insan olarak kabul görür.
Şimdi gelelim CHP’ye;
19 Mart ile başlayan ve Butlan darbesiyle doruğa ulaşan CHP’yi dağıtma projesi, dün yeni bir boyuta taşınmış durumda.
MYK ve Kapıkulu tarafından önce 9 Seçilmiş CHP Milletvekili;
(Ensar Aytekin, Ali Mahir Başarır, Gökhan Günaydın, Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Özgür Karabat, Umut Akdoğan, Veli Ağbaba, Turan Taşkın Özer, Burhanettin Bulut ) Disiplin Kurulununa sevk edildi ve bu vekillerin parti üyeliği Yargıtay kayıtları silindi.
Bir gün sonra yine kapıkulu tarafından seçilmiş 6 il başkanı;
(İstanbul, Ankara, İzmir, Erzurum, Bursa, Bitlis, Gaziantep, Adana, Malatya) il başkanları görevden alındı, yerine yeni isimler atandı.
Bunlardan biri de Bursa’da eski il başkanlarından Av. Turgut Özkan oldu.
Turgut Özkan, seçilmiş il başkanı Nihat Yeşiltaş ile seçimde yarışmış, seçim bu şöyle sonuçlanmıştı.
Nihat Yeşiltaş: 323 oy
Gürhan Akdoğan: 152 oy
Turgut Özkan: 120 oy
...
Turgut Özkan’ı çocukluğundan, belki de 14-15 yaşlarından beri tanırım, kardeşim gibidir. Lazım gelen durumlarda yanımda olmuştur, ben de onun.
Geçen hafta perşembe günüydü galiba, kendisiyle telefonla görüşme yaptım, İl Başkanı olarak atanacağını ima eden bir yanıt verdi.
Yapmamasını, görev kabul etmemesini söyledim.
Bugün sorunun kişisel bir sorun olmadığını, konunun CHP’nin çok dışında, ülkeyle ilgili bir sorunu olduğunu belirttim.
O ise başka boyuttaydı. Mevcut yönetimin -Bursa dahil- bir başarısı olmadığını anlatmaya, bunun üzerinden yanıtlar vermeye çalıştı.
Ruh hali, gerçeği dinlemekten çok uzak gibiydi.
...
Neyse gelelim son haftadaki CHP üzerinde oynanan oyuna.
Butlan darbesi ve kapıkuluna olan tepkinin yatışmaması, sarayın ve Kapıkulunun beklediği gibi bir süre sonra mevcut sisteme alışılır şeklindeki beklentinin aksine "halkın daha da yükselen tepkisi" üzerine, yeni bir faza geçildi.
Bu faz birbirine içiçe geçmiş bir oyundan oluşuyor.
Birincisi; tasfiyelerin gerçekleştirilmesi ve partiden kopuşun hızlandırılması,.
Ikincisi; ama buna rağmen, yeni parti kurulmasının engellenme çalışmaları üzerine kurulu.
Yeni partinin de çok yüksek oranda oy alacağının anketlerle ortaya çıkmasıyla; saray trollerinin açıkça Özgür Özel’in " dokunulmazlığını kaldırın” şeklinde yürüyen tehditleri devreye girdi. Bunu açıkça Özgür Özel basına karşı açıkladı. “yeni parti kurarsan, dokunulmazlığını kaldırırız diye tehdit ediliyorum" dedi.
Yani “hem partide çalıştırmayacağız” ve hiçbir etkinliğiniz olmayacak, hem de kadro ve tabanın yüzde 90 küsurunu alıp götürdüğünüz bir “yeni parti kurmayacaksınız” üzerine kurulu.
Oysa, Seçilmiş CHP kadroları, ilk günden beri CHP'de kalmaya, ancak yollar tümden tıkanırsa yeni parti kurmak çalışmalarına geçileğini ısrarla söylemekteler.
Ama bu stratejideki amaç, hem CHP’de barınmayacaksınız, hem de güçlü bir parti kurmayacaksınız ve de kendilerinin saray karşısında yenileceklerini bildikleri için; suçu “CHP’yi parçaladılar, yenilginin nedeni bu” diyerek, suçu Seçilmiş CHP’lilere yüklemek olduğu anlaşılıyor.
Çünkü, operasyonun amacı, CHP’nin çok ötesinde Türkiye’yle ilgili.
Saray ve Kapıkulu CHP'si, yeni anayasa, yeni konfesyönel devlet modelinin, ülkede hangi olumsuzluklara yol açacağı, cumhuriyet tarihinden gelen hangi kurumları yok edeceği, hangi bilinmez feleketlere götüreceğini biliyorlar mı?
Biliyorlar!..
Seçilmiş CHP yönetimi de biliyor!..
Nasıl bir felakete yüründüğünü, CHP’yi tüm bunlara alet ederek, tarihini, tarihsel misyonunu ve Cumhuriyeti nasıl bambaşka birşeye çevirmek istediklerini biliyor.
Bu nedenle ne cumhuriyete kurulan tuzağa ne de CHP üzerinde oynan oyuna ortak olmak istemiyor.
...
Tarihsel anlar vardır.
Bugün o tarihsel anlardan biridir.
Ama gördüğüm kadarıyla, kapıkulu CHP’sini destekleyenler, kendilerini dışlanmış, itilmiş, kakılmış olarak hissediyor ve içlerinde, aynı Butlan KK’da olduğu gibi, mevcut Seçilmiş CHP yönetimine karşı bir intikam duygusu oluşmuş.
Oysa İntikam, aslında bozulmuş bir duygudur. Kişi, yaşadığı duygusal boşluğu telafi etmek için karşı tarafa zarar vermeyi çözüm olarak görür.
Kısa vadede tatmin hissi verir.
Ama uzun vadede ve özellikle gerçeklerin bir gün sonuçları ortaya çıktığında suçluluk, pişmanlık ve daha derin yalnızlık yaratır.
...
İlgililer!.. Bilmem durumu anlatabildim mi?