Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun basın danışmanı Atakan Sönmez, parti genel merkezindeki işten çıkarmalara ilişkin açıklamalarda bulundu. Mahkemenin CHP kurultayına yönelik verdiği 'mutlak butlan' kararı sonrasında başlayan işten çıkarma süreçlerini değerlendiren Sönmez, durumun yeniden ele alınacağını belirterek, "Tekrar incelenecek bu işten çıkarmalar. Haklı feshe ikna olamadığımız bir şey varsa, geri döneriz, arkadaşların sözleşmelerini devam ettiririz" dedi.
İŞTEN ÇIKARMA GEREKÇELERİ İKİ BAŞLIKTA İNCELENİYOR
Atakan Sönmez, personelin sözleşme fesih gerekçelerine ilişkin bilgilerin iki yolla öğrenilebileceğini ifade etti. Sönmez, bu kriterleri şu sözlerle aktardı:
"Şu anda arkadaşlarımızın feshe gerek nedenlerle ilgili bilgileri 2 yolla öğrenme şansımız var. Birincisi; parti yöneticilerine küfür, hakaret, tehdit vesaire gibi kurum çalışanı disipline uymayacak şeyler yapmışsa. İkincisi ise bu süreçte mazeretsiz ve raporsuz şekilde işe gitmedikleri ve kağıt üzerinde kadrolu göründüklerine yönelik bir tespit varsa bunda yine bir fesih söz konusu olabilir."
‘BİZİM YAPABİLECEĞİMİZ BİR TESPİT DEĞİLDİR’
Kendilerinin uzun süredir genel merkezde bulunmadığını, bu nedenle fiili durumun içerideki çalışanlar vasıtasıyla öğrenilebileceğini dile getiren Sönmez, mesai takibine ilişkin teknik ayrıntıları paylaştı. Sönmez, konuya dair şu ifadeleri kullandı:
"Bu da nihayetinde nasıl öğrenilebilir? Eğer kart basılıyor da basmamışsa, kart basılmış ama fiilen gitmemişse ancak içerideki çalışan arkadaşlar bunun bilgisini verir. 2 yılı aşkın süredir genel merkezde değiliz biz. Bu bizim yapabileceğimiz bir tespit değildir. Personelin giriş-çıkış sisteminden baktığınız zaman bir yılda mazeretsiz olarak 300 mesai günü var, bunun 285'inde gelmemişse, bu fiili çalışan değildir."
‘GİZLİ BİR KIYIM VEYA OPERASYON DEĞİL’
Genel merkezdeki idari tasarrufla gerçekleştirilen bu kararların ardından kendi birimine bağlı çalışanların durumunu tek tek inceleyeceğini vurgulayan Sönmez, sürece dair değerlendirmelerini şöyle tamamladı:
"Genel olarak, 'çalışanın işine son verilsin', Cumhuriyet Halk Partisi'nin görüşü olamaz. Genel Merkez'deki idari tasarrufla bunlar yapıldı, benim kendi birimlerimdeki arkadaşlarla ilgili fesih nedenlerini tek tek inceleyeceğim. Gerekirse kendilerini de çağırır, konuşurum. Haklı feshe ikna olamadığımız bir şey varsa, geri döneriz, arkadaşların sözleşmelerini devam ettiririz. Bu gizlice yapılmış bir kıyım, bir operasyon vesaire olmadığı için bizim burada karnımızı ağrıtacak bir durum yok. Kendi birimim için de yeni bir görevlendirme yok."