Güvenpark'taki mitinge katılan binler CHP Grup Başkan Vekili Özgür Özel'le birlikte Anıtkabir'de.
CHP Grup Başkan Vekili Özgür Özel, Kılıçdaroğlu'nun "Masum belediye başkanlarımızı kurtaracağız ama kirliye bulaşana da göz yummayacağız" sözlerinin sorulması üzerine şunları söyledi:
AK Parti yargısına güvenerek ve AK Parti ile pazarlık yaparak bir sonuç alınabileceğini düşünenler, bütün arkadaşlarımıza çok büyük haksızlık yapıyorlar.
Kimin masum, kimin masum olmadığını bilmek için iki şey lazım: Önce bir tarafsız yargı lazım, bir de masumiyet karinesine inanmak lazım.
Senin arkadaşın, seni destekleyen birisine "hırsız" denince sahip çıkmak; desteklemeyen birisine "hırsız" denince o iftirayı paylaşmak bir genel başkana yakışmaz!
İlk önce şöyle: Genel Başkan, Atatürk'ün koltuğundadır. Bu partinin baba ocağının genel başkanlık koltuğundadır ve bir baba gibi, evladına hırsız dendiğinde "Yapmaz benim evladım" der. "Benim evlatlarımın bunu yapacağına inanmıyorum" der.
Masumiyet karinesine inanmadan, TGRT'nin "Hırsız" dediğine "Hırsız" diyerek, A Haber'in "Yolsuz" dediğine "Yolsuz" diyerek bu partide yol alınmaz.
Halk TV Muhabiri Dilan Altürk'e konuşan CHP Grup Başkan Vekili Özgür Özel:
Bugün Ankara'da biliyorsunuz aynı zamanda iki tane bayramlaşma var. Bir tarafta Adalet ve Kalkınma Partisi'nin yargıya yaptığı baskıyla alınan bir kararla, partide yapılan son dört kongreyi hiçe sayan ve partinin başına mazbatası olmayan bir genel başkanı getiren anlayışın bayramlaşması vardı.
Oraya hem bu sokaktaki öfkenin yönlenmemesi hem de herkesin tarihin ne tarafında durduğunu görmesi için, biz farklı bir saat belirlemeden aynı saatte gerçek bayramlaşmayı Ankara İl Başkanlığının önüne koyduk.
Gördünüz; bir tarafta binleri yakalamaya çalışan bir anlayış, bir tarafta yüz binler...
Ve bu yüz binlerle birlikte her zaman söylediğimiz gibi "Yürüyelim arkadaşlar" dedik. Bu bir iktidar yürüyüşüdür. İktidar yürüyüşünün ilk ve sembolik adımlarını Anıtkabir'e doğru atıyoruz.
Partinin kurucusuna gidiyoruz. Partinin kurucusu bu partiyi kolay şartlarda kurmadı.
Bugün "CHP nasıl yapacak? Seçilmiş CHP nasıl yapacak? Para yok, bina yok, araç yok, nasıl yapacak?" diye soranlara, partinin kurucusunun yüz yıl önceden vereceği bir cevap var.
O gün "Para yok" dediler, "Bulunur" dedi. "Ordu yok" dediler, "Kurulur" dedi. "Bu savaş kazanılır" demişti.
Bugün para yok, bulunur. Bina yok, gök kubbenin altındaki her yer bizim mücadele alanımızdır.
Bundan sonra atılan bu sembolik adımlar, bizimle birlikte atılan bu adımlar bir miladın köşe taşlarıdır.
Cumhuriyet Halk Partisi, yüz yıl öncesinde olduğu gibi kolay olmayan, zor şartlar altında yeni bir kurtuluş mücadelesi başlatmıştır.
Seçilmiş CHP'nin Türkiye'ye seçimi getiren Genel Başkanına gidip; "Sen bizden daha kolay şartlarda bu işi başarmadın. Biz senin izindeyiz, seninle birlikteyiz, partin bize emanettir" demeye gidiyoruz. Protokol kurallarıyla değil, milletin kendisiyle gidiyoruz.
Bugünkü bir miting değildi; bugünkü aslında tarafını gösterme, tarihin doğru tarafında yer alma meselesiydi.
Bazen meydanlar konuşur. Bugün meydan konuştu ve demokrasiden yana durdu. Türkiye'nin iktidarını değiştirme umudundan yana durdu.
Şimdi o meydanla birlikte Ata'ya yürüyoruz.