Bursa

Çiğ süt fiyatı maliyetin altında kaldı: Küçük üretici alarm veriyor

Çiğ süt tavsiye fiyatının üretim maliyetinin altında kalması, süt üreticisinin artan maliyet baskısını yeniden gündeme taşıdı. Özellikle küçük ölçekli işletmelerin yüksek yem maliyetleri ve düşük satış fiyatları nedeniyle üretimde ciddi gelir kaybı yaşadığı belirtilirken, mevcut tablonun gıda üretiminin sürdürülebilirliği açısından da risk oluşturduğu vurgulandı.


Ulusal Süt Konseyi, yüzde 3,6 yağ ve yüzde 3,2 protein içeriğine sahip çiğ inek sütü için tavsiye satış fiyatını litre başına üreticinin eline net geçecek şekilde 24 lira 30 kuruş olarak uygulamaya devam etme kararı aldı.
Karara göre çiğ süt desteği bu fiyata dahil edilmezken, soğutma, nakliye ve diğer cari giderlerin üretici örgütleri tarafından karşılanması halinde litre başına 1 lira 80 kuruş ilave ödeme yapılacak. Yağ ve protein oranındaki her 0,1 puanlık değişim için artı veya eksi 36 kuruş fiyat farkı uygulanacak. Tavsiye fiyatı Ekim ayında yeniden değerlendirilecek.


Üretim maliyeti fiyatın üzerinde
CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, CHP Genel Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında TÜSEDAD verilerine göre 1 litre çiğ sütün üretim maliyetinin 26 lira 97 kuruşa ulaştığını belirtti.


Ulusal Süt Konseyi'nin açıkladığı 24 lira 30 kuruşluk tavsiye fiyat ile üretim maliyeti arasında litre başına yaklaşık 2 lira 67 kuruş fark bulunduğunu ifade eden Sarıbal, üreticinin her litre sütte zarar ettiğini söyledi.
Artan yem, enerji, bakım, işçilik ve finansman giderlerinin üreticiyi maliyet baskısı altında bıraktığını belirten Sarıbal, mevcut fiyatın üretimin sürdürülebilirliği açısından yeterli olmadığını dile getirdi.


Küçük üretici daha fazla kaybediyor
Sarıbal, küçük ölçekli süt üreticilerinin büyük işletmelere göre daha ağır koşullarda üretim yaptığını belirterek, TÜSEDAD'ın maliyet hesabında yem fiyatının yaklaşık 886 lira olarak esas alındığını, ancak sahada küçük üreticinin aynı yemi birçok bölgede 950 liraya almak zorunda kaldığını söyledi.


Buna karşın küçük üreticinin sütünü de tavsiye fiyatın altında satabildiğini ifade eden Sarıbal, ari işletmelerin sütünü 27-28 liraya kadar pazarlayabildiğini, küçük üreticinin ise çoğu zaman 22-23 lira seviyesinde satış yapmak zorunda kaldığını kaydetti.


"Küçük olan, kırda olan, uzakta olan daha çok zarar ediyor. Kimse küçük üreticiyi görmüyor" diyen Sarıbal, küçük işletmelerin hem girdi maliyetleri hem de satış fiyatı bakımından dezavantajlı durumda olduğunu söyledi.


"Sahici maliyet analizi yapılmalı"
Süt fiyatlarının belirlenmesinde işletme büyüklüğü, yem maliyetleri, mera varlığı ve bölgesel üretim koşullarının dikkate alınması gerektiğini belirten Sarıbal, gerçek üretim maliyetine dayalı bir fiyatlandırma sistemi oluşturulmasını istedi.
Fiyat politikasında sorun yaşanması halinde piyasayı düzenleyici kamusal mekanizmaların devreye girmesi gerektiğini ifade eden Sarıbal, Et ve Süt Kurumu'nun piyasayı düzenleyen etkin bir yapı olarak çalışmasının önemine dikkat çekti.


Mera vurgusu
Süt üretiminde maliyetlerin düşürülmesi için mera varlığının artırılması ve mevcut meraların ıslah edilmesi gerektiğini belirten Sarıbal, mevcut mera alanlarının önemli bölümünün yeterince verimli kullanılmadığını söyledi.
Mera politikalarının güçlendirilmesinin yem maliyetlerini azaltarak süt üreticisinin üzerindeki ekonomik baskıyı hafifleteceğini ifade etti.


"Gıda güvenliği açısından da kritik"
Sarıbal, süt üretiminde yaşanan maliyet baskısının yalnızca üreticileri değil, toplumun tamamını ilgilendiren bir mesele olduğunu belirtti.


Mevcut fiyat politikasıyla süt üretiminin sürdürülebilir olmadığını savunan Sarıbal, üreticinin maliyetinin karşılandığı, özellikle küçük aile işletmelerinin desteklendiği bir yapının oluşturulması gerektiğini ifade ederek, "Bu mesele sadece üreticinin değil, 86 milyon insanın gıda hakkının da temel meselesidir" dedi.