Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sözlerimin hemen başında şairler sultanı, büyük mütefekkir, hak bildiği yolda gözünü budaktan sakınmayan büyük dava ve aksiyon adamı Üstat Necip Fazıl Kısakürek'i bir kez daha rahmetle yad ediyorum. 2023 senesinde dualarla son yolculuğuna uğurladığımız üstadın en büyük oğlu Mehmet Kısakürek’e aynı şekilde Allah'tan mağfiret niyaz ediyorum. Yine bu vesileyle 2025'in şubat ayında emaneti sahibine teslim eden hattatların reisi Hasan Çelebi hocamızla birlikte, geçmişte Necip Fazıl Ödülleri'ni tebliğ ettiğimiz Nuri Pakdil, Teoman Duralı, Rasim Özdenören, Ahmet Özhan ve Nevzat Atlığ’a da Cenab-ı Mevla'dan rahmet diliyorum. Bu isimlerin her biri inşallah daha nice yıllar boyunca hep minnetle, hep şükranla, hep kemal-i hürmetle yad edilecek. Hepsi inanıyorum ki gelecekte de bir fener misali yolumuzu, ufkumuzu ve zihnimizi aydınlatmaya devam edecek. Cümlesine rahmet olsun” dedi.
"KÜLTÜREL ÇÖLLEŞME DÜNYAYI SARIYOR"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Memnuniyetle müşahede ettiğim bir hususu burada sizlerle paylaşmak istiyorum. 2014’ten bu yana geleneksel olarak her yıl sahipleriyle buluşturduğumuz Necip Fazıl Ödülleri, bugün geldiğimiz nokta itibarıyla sanat ve düşünce dünyamızda kanon oluşturucu bir nitelik kazanmıştır. Bu ödüller tam da 12 yıl önce tahayyül ettiğimiz şekilde kültür, sanat ve fikir dünyamıza yeni bir pencere açmıştır. Türkiye’nin kültür sanat havzasını çoraklaştıran ‘al gülüm ver gülümcü’ anlayışın önemli ölçüde kırılmasına katkı sunmuştur. İşte bugün burada olduğu gibi ödül sahiplerimizin birbirinden kıymetli eserleri, eşsiz güzelliklerle dolu medeniyet bahçemizi yeni ürünlerle, yeni çiçeklerle süslüyor. Üstelik bu eserler yeni nesillerin ve genç kalemlerin sıhhatli bir kültür sanat ikliminde yetişmesine de vesile oluyor. Bunu özellikle şunun için söylüyorum. İnsana dair hasletlerin hızla tükendiği ve tüketildiği bir çağda yaşıyoruz. Küreselleşme ile birlikte kültürel bir yozlaşma, kültürel bir çölleşme de tüm dünyayı etkisi altına alıyor. Dijital teknokültür pek çok alanda olduğu gibi edebiyatta da yön ve anlam krizine yol açtığı bir dönemde, gençlerimiz için pusula işlevi gören Necip Fazıl Ödüllerimizi bu bakımdan son derece kıymetli buluyorum. Sizler, üstadın hayalini kurduğu gençliğin yolunu kaybetmemesi ve daima istikamet üzere olması için çok mühim bir misyonu yerine getiriyorsunuz” ifadelerini kullandı.
"NETANYAHU DENEN ZALİM ÇAĞRILARA KULAK ASMIYOR"
"Şehit edilen 71 bini aşkın Filistinli kardeşimize Allah’tan bir kez daha rahmet niyaz ediyorum." diyen Erdoğan, "Mekânları cennet olsun inşallah. Kışın soğuğunda, son derece kısıtlı imkânlarla hayata tutunmaya çalışan; şartlar ne olursa olsun direniş ve diriliş ruhunu muhafaza eden tüm Filistin halkına buradan dayanışma duygularımı iletiyorum." açıklamasında bulundu.
Erdoğan, "O çadırların içinde, kışta, yağmurda, çamurda; yediden yetmişe çocukların, annelerin, yaşlıların hâlini ekranlardan hep birlikte izliyoruz, değil mi? Konteyner gönderelim diyoruz; Birleşmiş Milletleri devreye sokuyoruz, Batı’yı devreye sokuyoruz. Ancak Netanyahu denilen bu zalim, bu Fıravun zihniyeti, bu çağrılara asla kulak asmıyor ve hiçbirini kabul etmiyor. Hesapların üstünde bir hesap var. Onun da vakti saati gelecek." dedi.
Erdoğan, "Türkiye dış politika, savunma sanayisi ve ekonomide olduğu gibi kültür sanatta da zincirlerini parçalıyor. Kendisine zorla giydirilen elbiseyi yırtıp atıyor." açıklamasında bulundu.