DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk, Bursa’daki konut piyasası, plansız yapılaşma, deprem riski ve kamuoyunda tartışma yaratan lüks inşaat projelerine ilişkin çok sert açıklamalarda bulundu. Öztürk, “Bugün Bursa’da vatandaş 4 milyon liraya ancak çekirdek daire bulabiliyorsa, bunun adı piyasa değil; yönetim krizidir” dedi.
Bursa’nın yıllardır kontrolsüz imar politikalarıyla adeta beton baskısı altına sokulduğunu belirten Öztürk, özellikle son dönemde kamuoyunda gündem olan yüksek maliyetli villa projeleri üzerinden dikkat çeken sorular yöneltti.
“BURSA DEPREM GERÇEĞİYLE YÜZLEŞMEK ZORUNDA”
Açıklamasında Bursa’nın deprem kuşağındaki kritik konumuna geniş yer veren Öztürk, Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın güney kolunun Bursa için büyük risk oluşturduğunu hatırlattı. Gemlik, İznik, Mudanya ve Nilüfer hattında bilim insanlarının yıllardır uyarılarda bulunduğunu söyleyen Öztürk şu ifadeleri kullandı:
“Marmara’nın göbeğinde oturuyoruz. Gemlik Fayı, İznik-Gemlik segmenti, Uludağ etekleri boyunca uzanan aktif faylar bilimsel raporlarda açık açık ortada. Ama Bursa’da hâlâ zemin yerine rant konuşuluyor. Deprem dirençli şehir yerine lüks proje yarışına girilmiş durumda.”
Öztürk, özellikle alüvyon zemin üzerindeki bölgelerde yüksek yoğunluklu yapılaşmanın ciddi risk taşıdığına dikkat çekerek, “İnsan hayatı yerine metrekare hesabı yapılıyor” dedi.
“4 MİLYONA DAİRE DEĞİL, GELECEKSİZLİK SATILIYOR”
Konut fiyatlarının dar gelirli vatandaş için erişilemez hale geldiğini belirten DEVA Partisi Bursa İl Başkanı, Bursa’daki mevcut ekonomik tabloyu “barınma krizi” olarak tanımladı.
“Bir memur, bir işçi, bir emekli artık Bursa’da ev alma hayali bile kuramıyor. 4 milyon liraya küçücük dairelerin satıldığı bir düzenden bahsediyoruz. Gençler evlenemiyor, aileler çocuklarını ayrı eve çıkaramıyor. Bu tablo sosyal çöküştür.”
“BURSA’DA RANT DÜZENİ Mİ KURULUYOR?”
Öztürk, kamuoyunda konuşulan bazı ultra lüks projeler hakkında da dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. Bademli’de konuşulan yüz milyonlarca liralık villa projeleri ile Nilüferköy çevresindeki yeni yatırımların şeffaf biçimde incelenmesi gerektiğini belirtti.
“Bademli’de konuşulan yüz milyonlarca liralık villa projeleri… Nilüferköy hattında dev bütçeli yeni inşaat girişimleri… Bursa halkı doğal olarak soruyor: Bu projelerin finansmanı nedir? Kim kazanıyor? Kimlere ayrıcalık sağlanıyor?”
Öztürk, ortaya atılan para aklama ve rant iddialarının bağımsız kurumlar tarafından şeffaf şekilde araştırılması gerektiğini ifade ederek, “Kamu vicdanını rahatsız eden hiçbir konu görmezden gelinemez” dedi.
“KENTSEL DÖNÜŞÜM DEĞİL, GÖRSEL MAKYAJ YAPILIYOR”
Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin mevcut politikalarını da eleştiren Öztürk, “gerçek kentsel dönüşüm yerine vitrin projelerinin öne çıkarıldığını” savundu.
“Riskli binalar dururken gösterişli projeler konuşuluyor. Deprem master planı nerede? Zemin haritaları neden hâlâ tartışmalı? Bursa’nın geleceği siyasi PR çalışmalarına kurban edilemez.”
“BURSA SAHİPSİZ DEĞİLDİR”
Açıklamasının sonunda sert mesajlar veren Tayfun Öztürk, Bursa’nın beton lobilerine teslim edilmeyeceğini söyledi:
“Bu şehir birkaç müteahhidin, birkaç ayrıcalıklı çevrenin yatırım sahası değildir. Bursa; tarihiyle, doğasıyla, sanayisiyle, insanıyla Türkiye’nin omurgasıdır. Bursa sahipsiz değildir. Deprem gerçeğini unutanlara da, rant düzenini normalleştirenlere de sessiz kalmayacağız.”