Genel

Diş sağlığında ağrı alarmını beklemeyin! Uzmanından düzenli kontrol uyarısı

Ağız ve diş sağlığında sorun ortaya çıktıktan sonra tedaviye başvurmak yerine hastalıkları oluşmadan önlemenin daha etkili olduğu belirtiliyor. Diş Hekimi Dt. Ragıp Üçekiz, düzenli kontrollerin yanı sıra doğru fırçalama, dengeli beslenme ve koruyucu uygulamaların diş kayıplarının önlenmesinde önemli rol oynadığını söyledi.

Ağız ve diş sağlığının korunmasında yalnızca ortaya çıkan rahatsızlıkların tedavi edilmesi yeterli görülmüyor. Uzmanlar, düzenli hekim kontrolleri ve günlük bakım alışkanlıklarının yaşam boyunca sağlıklı dişlere sahip olmanın temelini oluşturduğuna dikkat çekiyor.

Eyrice Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi (Eyrice ADSM) Diş Hekimi Dt. Ragıp Üçekiz, koruyucu diş hekimliğinin hastalık ortaya çıktıktan sonra müdahale etmek yerine, riskleri önceden belirleyerek gerekli önlemleri almayı amaçladığını ifade etti.

Düzenli diş hekimi muayenelerinin yanı sıra doğru ağız bakımı, sağlıklı beslenme, flor uygulamaları ve gerekli koruyucu tedavilerin diş ve diş eti hastalıklarının önüne geçebileceğini belirten Üçekiz, bu yaklaşımın ilerleyen dönemlerde ihtiyaç duyulabilecek kapsamlı tedavileri de azaltabileceğini söyledi.

"DİŞ HEKİMLİĞİNE AĞRI BAŞLAYINCA GİTME ALIŞKANLIĞI DEĞİŞTİRİLMELİ"

Diş hekimine yalnızca ağrı veya belirgin bir sorun yaşandığında başvurulmasının toplumda yaygın bir alışkanlık olduğunu belirten Dt. Ragıp Üçekiz, düzenli kontrollerin önemine dikkat çekti.

Üçekiz, “Koruyucu diş hekimliği, ağız ve diş sağlığını uzun yıllar korumanın en etkili yoludur. Düzenli kontroller sayesinde çürükler henüz başlangıç aşamasındayken tespit edilip tedavi edilebilir, diş eti hastalıkları ilerlemeden kontrol altına alınabilir. Tedavinin en başarılı şekli, aslında tedaviye ihtiyaç duyulmamasını sağlamaktır. Bu nedenle herkesin yılda en az iki kez diş hekimi kontrolünden geçmesini öneriyoruz” dedi.

ERKEN MÜDAHALE TEDAVİYİ KOLAYLAŞTIRIYOR

Diş ve diş eti hastalıklarının erken dönemde fark edilmesinin hem tedavi sürecini hem de maliyeti olumlu etkilediği belirtiliyor.

Başlangıç aşamasındaki çürüklerin ve diş eti sorunlarının erken tespit edilmesiyle daha basit tedavi yöntemlerinin uygulanabildiğine dikkat çekilirken, rutin kontrollerin henüz belirti vermeyen risklerin ortaya çıkarılmasına da imkan sağladığı ifade ediliyor.

Uzmanlar, dişlerin florür içeren diş macunuyla günde en az iki kez fırçalanmasını, diş ipinin düzenli kullanılmasını ve şekerli yiyeceklerin tüketiminde ölçülü olunmasını öneriyor.

SAĞLIKLI DİŞLERİN TEMELİ ÇOCUKLUKTA ATILIYOR

Ağız bakımında çocukluk döneminin ayrı bir öneme sahip olduğunu vurgulayan Dt. Ragıp Üçekiz, süt dişlerinin geçici oldukları gerekçesiyle ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti.

Süt dişlerinin çocukların beslenmesi ve konuşmasının yanı sıra çene gelişimi ve kalıcı dişlerin doğru şekilde yerleşmesinde önemli görev üstlendiğini ifade eden Üçekiz, küçük yaşlarda edinilen ağız bakım alışkanlıklarının ilerleyen yıllara taşındığını söyledi.

Üçekiz, “Çocukların ilk dişi sürdüğü andan itibaren ağız bakımı başlamalıdır. Ailelerin çocuklarını yalnızca diş ağrısı olduğunda değil, düzenli aralıklarla kontrol amacıyla da diş hekimine getirmesi büyük önem taşıyor. Erken yaşta uygulanan flor uygulamaları ve fissür örtücüler çürük oluşumunu önemli ölçüde azaltırken, doğru diş fırçalama alışkanlığı da çocukların gelecekte daha sağlıklı dişlere sahip olmasını sağlıyor. Koruyucu diş hekimliğine yapılan her yatırım, çocukların gelecekteki ağız ve diş sağlığına yapılan yatırımdır” diye konuştu.

Uzmanlar, çocukluk döneminden itibaren düzenli kontrollerin ve doğru ağız bakımının alışkanlık haline getirilmesinin, ilerleyen yaşlarda ortaya çıkabilecek çürük, diş eti hastalıkları ve diş kayıplarının azaltılmasına katkı sağladığını vurguluyor.