Haber: Burhan Kurtulmuş
Demir, son 60 yılda Türkiye’de kaybedilen sulak alanların yüzölçümünün 2 milyon hektara ulaştığını belirterek, bunun yaklaşık 1,5 Marmara Denizi büyüklüğüne denk geldiğini vurguladı.
Su kaynakları yanlış kullanılıyor
Ulusal Su Planı verilerine göre Türkiye’de su kullanımının:
• %74’ü tarımsal sulamada,
• %13’ü içme ve kullanma suyunda,
• %13’ü sanayide gerçekleşiyor.
Bu tabloya dikkat çeken Demir, plansız ve yanlış su politikalarının sulak alanlar üzerindeki baskıyı her geçen gün artırdığını söyledi.
Türkiye’de 105 sulak alan kaldı
Türkiye genelinde;
• 14’ü Ramsar,
• 59’u Ulusal Öneme Haiz,
• 32’si Mahalli Öneme Haiz
olmak üzere toplam 105 sulak alan bulunduğunu belirten Demir, Anadolu’daki tüm sulak alan ekosistemlerinin “var olma hakkının anayasal güvence altına alınması gerektiğini” ifade etti.
240 Gölden 186’sı kurudu
Verilerin çarpıcılığına dikkat çeken Murat Demir, Türkiye’de bulunan 240 gölden 186’sının son 60 yılda tamamen kuruduğunu belirterek, mevcut gidişatın durdurulmaması halinde kayıpların artacağını söyledi.
Uluabat Gölü göçmen kuşlar için hayati
Uluabat Gölü’nün sadece Bursa için değil, göçmen kuşlar açısından da hayati öneme sahip olduğunu vurgulayan Demir, dünyadaki en önemli 6 kuş göç yolunun ikisinin Türkiye’den geçtiğini, bu göç yollarının en kritik duraklarından birinin ise Uluabat Gölü olduğunu ifade etti.
Orta Avrupa’dan Afrika’ya, Afrika’dan Türkiye’ye göç eden kuşların Uluabat’ta beslendiğini, dinlendiğini ve bazı türlerin yaz mevsimini burada geçirdiğini söyleyen Demir, gölün ekosistem açısından vazgeçilmez olduğunu dile getirdi.
“Uluabat yok olursa, yüz binlerce kuş yok olur”
Ramsar Sözleşmesi ile koruma altında olan Uluabat Gölü’nün yok olmasının, yüz binlerce kuşun yaşam alanını kaybetmesi anlamına geleceğini belirten Demir, koruma hükümlerinin ise sahada sık sık ihlal edildiğini söyledi.
Yanlış politikalar gölü ölüme sürüklüyor
Yanlış su kullanım politikaları, iklim krizi ve çevre krizinin birleşmesiyle Uluabat Gölü’nün “yaşayan bir göl olmaktan çıkıp, ölmek üzere olan bir göl haline geldiğini” ifade eden Demir, bu sürecin hâlâ durdurulabileceğini vurguladı.
Bursa kuş göç yollarının merkezinde
Bursa’da 3 adet ulusal öneme haiz sulak alan bulunduğunu belirten Demir,
• Uluabat Gölü’nün Ramsar Sözleşmesi ile korunmasına rağmen ciddi tehdit altında olduğunu,
• İznik Gölü’nün Marmara Bölgesi’nin en büyük gölü olmasına karşın iklim krizi ve sanayi baskısı nedeniyle son yıllarda ciddi kuraklık yaşadığını söyledi.
Demir, Bursa’nın dünyanın en önemli kuş göç yolları üzerinde yer aldığını hatırlatarak, sulak alanların korunmasının yalnızca çevresel değil, aynı zamanda küresel bir sorumluluk olduğunu dile getirdi.
“Bunu durdurmak hepimizin elinde”
Açıklamasının sonunda Murat Demir, Uluabat Gölü başta olmak üzere tüm sulak alanların korunması için toplumsal farkındalık, güçlü denetim ve bilim temelli su politikalarının hayata geçirilmesi gerektiğini belirterek, “Bunu durdurmak hepimizin elinde” çağrısında bulundu.