Bu iktidarın imam hatip saplantısını biliyoruz.
Her ne kadar dünyada kişi başına düşen din miktarı gelişmişliğin ölçülerinden biri olmasa da siyasal iktidar, İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu’nun sık sık dile getirdiği ‘AKP hükümeti, kendi arka bahçesinde seçmen yetiştirmek için imam hatipleri kullanıyor’ sözlerini doğrularcasına hareket ediyor.
İşte sayılar…
2026 yılı bütçesinde imam hatipler ve uygulama atölyeleri için öngörülen ödenek-bütçe 4 milyar 263 milyon lira… Buna karşılık ülkenin bilimsel geleceğini yakalama adına en önemli eğitim kurumu olan fen liseleri için ise 1 milyar 853 milyon yatırım ödeneği öngörülüyor.
****
Keşke eğitimimizin tek sorunu, imam hatiplere tanınan ayrıcalıklar ve de Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin olsa…
Bir sendika Milli Eğitim’e çöreklenmiş, astığı astık, kestiği kestik bir role soyunmuş bulunuyor.
Eğitimin ilk yarısı bitti ama sorunlar artarak devam ediyor.
Şu rakamlara bakar mısınız_
Eğitim-İş Sendikası’nın yaptığı araştırmaya göre Bursa’da 2020 yılında 590 bin öğrenciye karşılık 2 bin eğitim kurumu varken, 2025 yılında 666 bin öğrenciye 2 bin 3 eğitim kurumu faaliyet gösteriyor.
Öğrenci sayısının artışına bakın bir de eğitim kurumundaki yerinde saymaya!
****
Kuşkusuz eğitimin niteliğini etkileyen en önemli faktörlerin başında derslik sayısı geliyor.
Bursa Milli Eğitim Müdürlüğü ve onu yöneten sendika atama-tayin-ayak oyunlarıyla uğraşırken, esas büyük sorunla ilgili adım atmıyorlar.
Umalım ki yeni gelen ve kentin eğitim altyapısını iyi bilen Gürhan Çokgezer, bu eksiklikleri gidermenin yanı sıra kendi yetkilerini bir sendikaya teslim etmez!
****
Daha somut bir örnek verirsem, Bursa Nilüfer’de Feriha Uyar diye bir okul var; eğitimdeki başarılarından daha çok tartışmalarla, kavgalarla gündeme geliyor.
Bir öğrencinin okuldan uzaklaştırılması, sonrasında tekrar okula geri döndürülmesi (Neden acaba?) gibi pek çok tartışmalı konu Feriha Uyar gibi bir okula yakışmıyor.
Ayrıca, okul yönetimi, dershanelerle arasında çıkar ilişkisi izlenimi doğuracak adımlar da atmamalı!
Çünkü bir özel dershaneye ayrıcalık yapıldığına ilişkin şikayetler var. SC Akademi adlı kuruluşun gelip okulda deneme sınavı yapması olağan ama sınıftaki rahat tavırları, dahası öğrencilerin idare tarafından bu dershaneye götürülmeleri etik değerlerle bağdaşmıyor.
Dershane sahipleri ile okul yöneticileri, özellikle müdür arasında yakın ilişkinin bu tür sonuçları doğurması doğru değil.
İsteyen her dershane öğrencileri merkezine götürebilir mi? Veya gelip okulda rahatlıkla broşür dağıtıp reklam yapabilir mi?
Bu sorulara yanıt vermek ister misiniz Müdür Bey (Erdem Yıldırım)?
****
Bu yazının dipnotu: Feriha Uyar gibi pek çok okuldan şikayetler geliyor! Taciz, müdürlerin keyfi tutumu, yandaş sendikanın burnundan kıl aldırmayan tavırları, yolsuzluk iddiaları havada uçuşuyor. Daha önce bu köşede İl Milli Eğitim’de yargıya da intikal eden yolsuzluk soruşturmaları ne durumda acaba? Yeni müdür bu konularda kamuoyunu aydınlatabilir mi?
BU NASIL GÖZALTI?
Bursa Muhalif’ten işçi sorunları konusunda uzman olan Uğur Ökdemir, eğitim sendikası TÖB-SEN Başkanı Serkan Bebek’le yaptığı söyleşi sonrasında kısa süreli de olsa gözaltına alındı.
Sabah telefonla aranan arkadaşımız “Tamam öğleden sonra gidip ifade vereyim” demesine karşın mevcutlu olarak Bursa Adliyesi’ne götürüldü.
Soru sormanın, söyleşi yapmanın, yani gazetecilik yapmanın suç olmaması lazım.