Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin ana muhalefet partisi yönetimine yönelik adli müdahalesi, finans piyasalarında adeta deprem etkisi yarattı. Uluslararası medyanın "siyasi darbe" olarak nitelendirdiği ve Türkiye'nin risk primini bir günde zirveye taşıyan bu gelişmeye rağmen, ekonomi yönetiminin siyasi kanadından pembe bir tablo açıklaması geldi. İstanbul Finans Merkezi'nde düzenlenen "Türkiye Yüzyılında Yatırım ve Finans" programına katılan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, gündelik siyasi gelişmelerin etkilerinin geçici olduğunu savunarak orta ve uzun vadeli hedeflere odaklandıklarını belirtti.
Küresel Yatırım Hedefini 30 Milyar Dolara Çıkardı
Konuşmasında, küresel doğrudan sermaye akımlarından Türkiye’nin aldığı payı değerlendiren Cevdet Yılmaz, mevcut oranları yetersiz bulduğunu ifade etti. Türkiye’nin nominal dolar bazında dünyanın 16'ncı büyük ekonomisi olduğunu anımsatan Yılmaz, kurumsal teşviklerin süreceğini belirterek şu verileri paylaştı:
"Şu an itibarıyla küresel yatırımlardan aldığımız yüzde 1'lik payı ülkemizin potansiyeline yakıştırmıyoruz. Bu oranı ilk aşamada yüzde 1,5 seviyesine çekerek yıllık doğrudan yabancı yatırım girişini 30 milyar dolara taşımayı hedefliyoruz. Kurumlar vergisinin sanayici ve üretici için yüzde 12,5'e indirilmesi de bu vizyonun en stratejik adımlarından biridir. Türkiye, küresel tedarik zincirlerinin güvenli üretim merkezi olma konumunu korumaktadır."
Piyasa Gerçekleri: Bir Gecede 14 Milyar Dolar Harcandı
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’ın çizdiği bu iyimser vizyon, finans analistleri ve ekonomi çevreleri tarafından "piyasa gerçeklerinden kopuk bir paralel evren söylemi" olarak nitelendirildi. Keza adliye kararının ajanslara düşmesiyle birlikte Türkiye'nin 5 yıllık risk primi (CDS) bir günde yüzde 4,4 artarak 257 seviyesine fırladı, dolar kuru ise 45,74 TL ile tarihi rekorunu tazeledi.
Daha da çarpıcı olan ise, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan’ın Londra'da yabancı fon yöneticileriyle yürüttüğü zirvenin, yabancı yatırımcıların masayı terk etmesiyle yarıda kalması oldu. Piyasaların çöküşünü engellemek adına kamu bankaları eliyle sadece ilk yarım saatte 6 milyar dolar, gece boyunca ise toplamda 13,98 milyar dolarlık arka kapı döviz satışı gerçekleştirildi. Yılmaz'ın yıllık başarı olarak övündüğü 12,6 milyar dolarlık doğrudan yatırım girişinden daha büyük bir tutarın, sadece bir gecede kur yangınını söndürmek için eritilmesi, iktidarın söylemleri ile sahadaki finansal kriz arasındaki derin çelişkiyi gözler önüne serdi.