Suriye’nin eski Devlet Başkanı Beşar Esad dönemindeki gizli nükleer faaliyetlerine ilişkin yıllardır yanıt bekleyen sorular yeniden gündemde. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) Başkanı Rafael Mariano Grossi, Suriye’ye yaptığı ziyarette IAEA ekibinin Deyrizor’daki eski nükleer tesiste kazı ve araştırma çalışmalarına başladığını açıkladı. Grossi, Suriye’nin yeni yönetiminin denetçilere erişim sağladığını ve geçmiş nükleer faaliyetlerin açıklığa kavuşturulması için işbirliği yaptığını söyledi.
GROSSI: BİRKAÇ TON NÜKLEER MADDEDEN SÖZ EDİYORUZ
Grossi’nin açıklamasındaki en dikkat çekici bölüm ise Deyrizor’daki tesisten ayrı bir noktada nükleer materyal bulunduğunun duyurulması oldu.
IAEA Başkanı, yerini açıklamadığı bu sahada bulunan materyalin miktarına ilişkin, “Birkaç ton nükleer maddeden söz ediyoruz.” bilgisini verdi.
Grossi, malzemenin kötü amaçlarla kullanılma ihtimaline karşı tamamının kayıt altına alınacağını ve IAEA’nın uluslararası güvence sistemi kapsamına alınacağını belirtti. Suriye yönetiminin tesisi IAEA denetçilerine açmasının bu açıdan büyük önem taşıdığını söyledi.
SURİYE: TEHLİKELİ DEĞİL, ÜLKEDE KALACAK
Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ise Grossi ile Şam’da düzenlediği ortak basın toplantısında bulunan nükleer materyalin tehlikeli olmadığını açıkladı.
Şeybani, malzemenin Suriye’nin kontrolünde kalacağını ve IAEA güvencelerine tabi tutulacağını belirterek, Şam yönetiminin bu materyali sivil ve barışçıl amaçlarla kullanma hakkı bulunduğunu söyledi.
Suriye yönetimi ayrıca gelecekte barışçıl bir nükleer enerji programı geliştirme isteğini de sürdürüyor. Yeni yönetim, bu alandaki faaliyetlerin IAEA denetimi altında yürütüleceğini belirtiyor.
IAEA EKİBİ DEYRİZOR’DA KAZI YAPIYOR
Grossi, IAEA ekibiyle birlikte Deyrizor’daki eski tesise gittiğini ve sahada kapsamlı bir çalışma yürütüldüğünü söyledi.
Söz konusu tesis, Beşar Esad yönetiminin gizli nükleer programının merkezlerinden biri olduğu şüphesiyle uzun yıllardır uluslararası kurumların gündeminde.
IAEA, geçmiş değerlendirmelerinde Deyrizor’daki El Kibar tesisinin büyük olasılıkla bildirilmesi gereken bir nükleer reaktör olduğu sonucuna varmıştı. Tesis, faaliyete geçmeden önce 2007’de İsrail tarafından düzenlenen hava saldırısıyla imha edilmişti. ABD’nin geçmiş değerlendirmelerinde reaktörün Kuzey Kore’nin yardımıyla inşa edildiği ve plütonyum üretme kapasitesine sahip olabileceği ileri sürülmüştü.
2024’TE ALINAN ÖRNEKLERDE URANYUM İZLERİ BULUNDU
IAEA’nın Suriye’deki araştırmaları son yıllarda yeniden hız kazanmıştı. Ajans, 2024 yılında geçmiş nükleer faaliyetlerle bağlantılı olduğu düşünülen üç noktadan çevresel numuneler aldı. Yapılan analizlerde bu noktalardan birinde insan kaynaklı doğal uranyum parçacıkları tespit edildi. Bazı parçacıkların uranyum cevheri konsantresinin uranyum okside dönüştürülmesi süreciyle uyumlu olduğu bildirildi.
Beşar Esad’ın 2024 sonunda iktidardan uzaklaştırılmasının ardından Ahmed Şara liderliğindeki yeni yönetim, IAEA’ya geçmişte erişilemeyen nükleer tesislere giriş izni verme sözü verdi.
SURİYE’NİN HALİHAZIRDA BİR ARAŞTIRMA REAKTÖRÜ DE VAR
Suriye’de Esad dönemindeki gizli El Kibar dosyasından ayrı olarak IAEA denetimine tabi bir Miniature Neutron Source Reactor (MNSR) araştırma reaktörü de bulunuyor.
Suriye Atom Enerjisi Komisyonu, haziran ayında bu reaktörde kullanılan yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum yakıtının kullanım ömrü sonunda düşük zenginleştirilmiş uranyum yakıtıyla değiştirileceğini ve işlemin IAEA’nın doğrudan gözetiminde gerçekleştirileceğini açıklamıştı.