Frankenstein siyaseti

İnsanların canından bezdiği dönemler şayet başında lider varsa dönüşüm gerçekleşebilir.


Her kuşak kendinden öncekileri daha iyi bir dünya yaşadığını düşünerek biraz yargılar. Eski kuşak da yeni kuşağın ne kadar bozulduğunu düşünür. Görüleceği gibi zaman akar, dünya döner, toplum değişir. İnsanlar, değişime kapılanlar ve değişime yön verenler olarak tarif edilir.


Parti ayırt etmeksizin bizim örgütlerimiz ekseri değişime kapılıyor. Partilerin çoğu topluma yön verilmemesini savunuyor. Halkın kendi başına her gelişimi gösterip doğruları bulacağı sivil yapıların çözümün başını çektiğine inanan siyasetçilerimiz var. Bu fikir pandemi ile birlikte çatırdadı şimdi de çöküyor.


Büyük ve temel sorunlarda devlet olmadan çözüm bulunamayacağını artık herkes anlamalı. Örneğin; İran halkının yanındayız demek soyut bir ifadedir. Seküler saplantılar ve mezhepçi siyaset İran devletinin yanında duramıyor. İran milleti beğenilmeyen o devlet sayesinde Atlantik’in kölesi olmaktan kurtuldu.


Veya insanımızın kendi küçük dünyası içinde yarattığı “iyilik meleği", örnek insanların devletin yerini doldurabileceği fikri ne kadar boş bir hülyaymış gördük. Bazı sağlık vakıflarının başındakilerin bile nasıl siyasete atlamak için çalışmalar yaptığını hepimiz görüyoruz.


Velhasıl ülkemizde her ne yapılacaksa devletin egemenliğiyle yapılacak.


Partiler açılıp kapanıyor, bölünüyor bazen de ittifak kuruyor, peki ne için? Bu partiler devleti yönetmeye başladığında bu topluma nasıl bir yön vermeyi amaçlıyor?


Siyaset de ideolojiler de ezcümle her şey kafamızdaki ideal insanı, arzu ettiğimiz toplumu oluşturmak içindir. Aksi halde seçilmek ve iktidarda kalmaktan başka bir gündeminiz olmazsa toplumun çöküşünü izlemekle yetinirsiniz.
Para, bina, yol çalışması ve köprüler maddi varlıklardır. Bunlar insani bir değer taşımıyor.


Çok parası olan insanların korkunç yaşamları her gün yüzümüze vuruluyor. Demek ki halkın sorunu sadece parayla çözülmüyor. Çok güzel binada yaşayan bir kız annesini balkondan atıp öldürebiliyor. Muhteşem köprüler hayatları sonlandırmak için kullanılıyor. Okulların teknolojik donanımı, yeni derslikleri öğrencilerin silahla birbirini öldürmesini engelleyemedi.


Nasıl bir insan hayaliniz var?
Bu hayali gerçekleştirmek için ne yapacaksınız?


Tüzükler, mitingler, icraatler…
İnsanı, toplumu değiştiremeyecekseniz gerisi masaldan ibaret kalıyor.
Siyaset koltuklar gibi giderek daha maddi unsurlarla şekilleniyor. Fikir kulüpleri dahi artık pes etmiş gibi görünüyor.


Her şeye karşın dünya dönüyor.

Fikir üretmekten, hayaller kurmaktan vazgeçmemeliyiz.