GDO, Genetiği Değiştirilmiş Organizma, genetik mühendisliğinin çeşitli teknikler kullanarak yaptığı müdahalelerle kalıtımsal değişikliğe uğrattığı bir organizma demektir.
Yaşamı Balinadan ibaret zannedip, bir bardak suyun içinde Balina göremeyince, “Burada yaşam yok” demek gerçekliğe en büyük hakarettir.
GDO, bir organizmanın, kendi aslına aykırı olan farklı bir DNA dizilimi eklenerek uygulanan sistemdir. Anlaşılması gereken, aslına uygun olmayanı sonradan ekleyerek değiştirmek yani bozmaktır. Bu sistem bitkilerde, hayvanlarda ve bedenlerimizde de uygulandığı gibi geçmişten günümüze kadar zihinlerde de uygulanmaktadır. Biz bu duruma, GDO’lu zihinler tabirini kullanmaktayız. GDO’lu zihnin bulunduğu konum nerede ve hangi öğretide olursa orası da GDO’lu olmaktadır.
GDO’lu zihinlerin ürettiği GDO’lu Din. Kemalizm. Bilim. Medya. Sanat. Siyaset.
Bunu sizler her alan için kullanabilirsiniz çünkü geçerli olmadığı bir alan veya bölüm yoktur çünkü artık zihinlerin, tıpkı bir bitki gibi sonradan aslına uygun olmayan düşünce, fikir, uygulama, yönlendirme, şartlandırma gibi eklemelerle, zihinsel mühendislik eliyle aslı değiştirilmiştir. Bu işlem zorla, dayatmayla, karşı çıkılmasına, tüm itirazlara rağmen baskıyla değil sunulanın çok güzel ve çok faydalı olduğu yalanlarına kanılarak insanların kendi istekleriyle gerçekleşmiştir. Bir şey toplumun çoğunluğu tarafından kabul görmüşse durum, kimsenin kimseye zorla dayatması değil gönüllü kabul etme durumudur.
Zihin, insanın “Ben” dediği kendiliğidir. Buna, bilinç, irade, akıl, öğrenme, fikretme, sorgulama özelliklerinin toplamı diyebiliriz. İnsanın zihni nasıl şekillendiyse yani bilinçli olarak iradesiyle akılını kullanma sonucunda edindiği öğreti ve bu öğreti temelli araştırıp sorgulaması sonucunda ortaya koyduğu fikri neyse, kendisi odur. Bu sebeple insanın kendisine “Ben” diyerek tanımladığı zihniyetidir. Ahlaklı, adaletli, çalışkan, hak üzerine insan olmanın hakkını veren zihniyetle, tam tersi bir zihniyet arasındaki fark zihniyetin nasıl şekillendiği farkıdır. Bir insan, özünde “Benliği” olan zihniyetinin aslını kendi seçimi sonucunda GDO’lu hale getirdiyse artık, aklını kullanmayan, sorgulamayan, araştırmayan, düşünmeyen, okumayan iradesini devre dışı bırakan yani insanlığını yok eden ama yönlendirildiği şeyleri yapabilen canlıya dönüşmüştür. GDO’lu zihinler aynı zihin mühendisleri tarafından aynı yönlendirmeye tâbî tutulduklarından zihnen tornadan çıkmış gibi birbirlerine benzerler yani kendi fikirleri olmadığı için şeklen farklı, zihnen aynı olup birey olmayı terk etmişlerdir. Bunlar, ideolojik, ezberci, yalanlara dünden inanmaya razı, gerçeklikten kopuk cahiller topluluğunu oluştururlar.
Peki zihin mühendisleri bu dayatma ve insanın bireyliğini ortadan kaldırma yani GDO’lu zihinler oluşturma işini nasıl yaparlar?
Günümüzde adına, yumuşak, faydalı, güzelmiş gibi göstermek ve aslında GDO’lu zihinler yaratmak için kullanılan zararlı uygulamalar gerçeğini örtmek için Sosyal Medya denilen ama aslında “Sanal Medya” olan uygulamalar üzerinden gerçekleşir. Medya için kullanılan bir söz vardır. “Medyada doğru olan tek şey o günün tarihidir” diye. Sanal Medya’da ise günü tarihi bile yalandır.