Gemlikli Ayşen ve Haluk Kaner çiftinin küçük çocukları Umut Kaner(40), Los Anges de düzenlenen ‘Yapay Zeka Film Festivali’nde’ Görsel Kurgu fİlm yapımında Birincilik Ödülü kazandı.
2022 yılında Silikon Vadisi’nde Cio olan ağabeyinin çağrısı ile Amerika’ya giden Umut Kaner, Türkiye de Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Televizyon bölümünü bitirdi.
İLK ÖDÜLÜNÜ BERLİN’DE ALDI
İki yıl San Francisco kentinde film yapımcılığı, reklam film çekimleri, yönetmenlik, film müzikleri yapımı, kurgu sektöründe çalışırken, 2024 yılında katıldığı ‘Berlin İndia 2024 Film Festivali’nde ‘Bilim Kurgu Dalında’ Birincilik ödülü kazandı.
Adını sinema sektöründe bu başarısıyla duyuran Umut Kaner, 2025 yılı Ekim ayında yaptığı Dijital görsel kurgu çalışmasıyla, Amerika’nın Los Angeles Kentinde düzenlenen ‘Yapay Zeka Film Festivali’ndeki yarışmaya katıldı.
Seçici Kurul, Umut Kaner’in çalışmasına Birincilik ödülü verdi.
Genç sinemacının iki yıl arayla katıldığı yarışmalarda Birincilik Ödülü alması, tanınmasını sağlarken, bir Türk gencinin yurt dışında ülkesinin tanınmasına da yardımcı oldu.
Oğlunun Görsel Kurgu Dalında ödül almasın sosyal medyadan paylaşan baba Haluk Kaner, haberi şöyle duyurdu:
“ Sevgili oğlumuz Umut Kaner, Görsel Efekt Dalında birincilik kazandı. Çalışmalarından gurur duyduğum oğlumu tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum.”
“BU BAŞARI HEPİMİZİNDİR”
Haluk Kaner, oğlununu başarısının 2024 yılındaki ‘Berlin İndia 2024 Film Festivali’ndeki birincilik ödülünden sonra, ikinci kez birincilik kazanması paylaştıktan sonra, çok sayıda tanıdığının, Umut’un başarısından dolayı gurur duyduklarını belirterek, kendilerini kutladığını söyledi.
Baba Kaner; “Bu başarı Umut’un olduğu kadar hepimizin” dedi.
Umut Kaner, yapımın başarı kazanmasından ardından yaptığı paylaşımda çalışması hakkında şunları yazdı:
“Küçük Şeylerin Koruyucusu!
Yolculuk, her birimizin en derin kısmında sorulan soruyla başlar:
"Ben... bir zamanlar unuttuğun bir şey miyim?"
THE KEEPER,(Bekçi) unutulmuş bir dünyanın son koruyucusudur. Onun görevi, büyürken bıraktığımız değerli anıları toplamak; içimizde ölen ilk merak, bastırdığımız her tutku ve gömdüğümüz her umut. Çünkü bu unutulmuş şeyler, gökyüzündeki Oblivion Fabrikası'nın yakıtıdır.
Yönetmenin Açıklaması:
Bu içsel bir yolculuk. Bekçi canavarın kaskındaki yansımasını gördüğü anda, savaşın Fabrika'ya karşı değil, kendi ruhunun kabul edilmemiş gölgelerine karşı olduğunu anlar. Bu kabul, hem barışın hem de zaferin başlangıcıdır.
Bu bir koruma görevidir.
Bu bir hayatta kalma sanatıdır.”