Takımını hayatının merkezine koyan Can, Bursasporu'un iç saha ve deplasman maçlarını kaçırmamak adına büyük fedakarlıklar yaptığını dile getirdi.
Daha önce çalıştığı fabrikada mesai saatleri nedeniyle maçlara gidemediği için işinden ayrılan Mesut Can, maç takvimine göre hareket edebilmek için serbest çalışma imkanı sunan tekstil sektöründe bir işe geçiş yaptı.
İmkan buldukça takımını yalnız bırakmayan Can, yeşil-beyaz renklere olan tutkusunu her fırsatta gözler önüne seriyor.
Mesut Can'ın evi ve uzun yıllardır kullandığı otomobili, adeta kulüp müzesini andırıyor.
Salonun halısından duvar süslerine, küllükten televizyon sehpasına kadar evdeki çoğu eşyayı yeşil-beyaz renklerle donatan Can, otomobilini de kulübün armaları ve timsah figürleriyle süsledi.
Mahalledeki çocukları Bursaspor amblemli aracıyla gezdirerek onlara da küçük yaşta Bursaspor sevgisi aşılayan Can, bu tutkunun hayatının her alanına etki ettiğini dile getirdi.
DAMAĞINA İŞLETTİ
Sevgisini en uç noktaya taşıyan Mesut Can, yaptırdığı takma dişinin damağına Bursaspor amblemi işletti.
Ağzını her açtığında takımının armasını taşıyan Can'ın bu hareketi, görenleri hayrete düşürdü.
Bu tutkunun aile hayatında da sınırları olduğunu belirten Mesut Can, eşi Serpil Can ile hayatını birleştirmeden önce net bir anlaşma yaptıklarını belirtti.
Can, şöyle devam etti:
"Benim hayatım Bursaspor oldu. Eşim Serpil Can ile evlenmeden önce kendisiyle, 'Maçlara gitmeme, yeşil-beyaz kıyafet giymeme kesinlikle karışmayacaksın' diyerek anlaşma yaptık. Daha sonra da nikah masasına oturduk. Çocuklarım, damadım bile Bursasporludur"."