Siyasette erken seçim tartışmaları ve ittifak hesapları sıcaklığını korurken, kamuoyu araştırmaları seçmenin sandığa giderken karar mekanizmasını neye göre şekillendirdiğini mercek altına alıyor. ALF Araştırma & Danışmanlık şirketinin Temmuz 2026 döneminde gerçekleştirdiği son "Seçmen Eğilimleri Araştırması", Türk siyasetindeki dönüşümü ve seçmen davranışındaki köklü değişimi gözler önüne serdi.
Yurttaşlara yöneltilen “Bir sonraki genel seçimde oyunuzu en çok hangi unsur belirleyecek?” sorusuna verilen yanıtlar, Türkiye'de parti sadakatinden ve ideolojik bağlardan ziyade "kişi ve lider odaklı" bir siyaset anlayışının öne çıktığını gösteriyor.
ZİRVEDE CUMHURBAŞKANI ADAYI VAR: %32,9
Araştırma sonuçlarına göre sandık başında seçmenin tercihini belirleyecek en güçlü dinamik %32,9 ile "Cumhurbaşkanı Adayı" oldu. Yaklaşık her üç seçmenden birinin oyunu doğrudan adayın kimliğine ve profiline göre şekillendireceğini belirtmesi, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile birlikte siyasetin kişiselleştiğini ve ittifakların aday belirleme süreçlerinin ne denli kritik bir hal aldığını bir kez daha ortaya koydu.
PARTİ LİDERİ İKİNCİ SIRADA, İDEOLOJİ İSE GERİLERDE
Aday faktörünü takip eden ikinci en önemli etken %18,1 ile "Parti Lideri" oldu. Siyasi partilerin genel başkanlarının söylemleri ve liderlik tarzı seçmen üzerinde ağırlığını korurken, geleneksel siyasetin temelini oluşturan "Partinin İdeolojisi" seçeneği %12,9 oy oranıyla ancak üçüncü sırada yer bulabildi.
Bu veriler, seçmen kitlelerinin artık katı ideolojik kalıplardan ziyade pragmatik yaklaşımlara yöneldiğini ve liderlik karizmasının doktrinlerin önüne geçtiğini net bir şekilde gösteriyor.
YEREL DİNAMİKLER VE EKONOMİ YÖNETİMİ SANDIĞA NASIL YANSIYACAK?
Araştırmanın dikkat çeken diğer başlıkları ise milletvekili adayları ve vaatlerin etkisine dair oldu:
Milletvekili Adayı (%9,8): Bölgesel temsil ve listelerdeki isimlerin ağırlığı, seçmenin %10'a yakın bir kesiminde belirleyici rol oynuyor.
Partinin Ekonomi Politikaları (%9,5): Hayat pahalılığı ve ekonomik çalkantılara rağmen, partilerin ekonomi programlarının tek başına belirleyici olduğunu düşünenlerin oranı %9,5 seviyesinde kaldı.
Geçmiş Performansı (%5,6): Partilerin geçmiş iktidar veya muhalefet performansını odak noktasına koyan seçmenlerin oranı ise listenin sonlarında yer aldı.
Fikrim Yok / Kararsızlar (%11,2): Herhangi bir unsur belirtmeyen veya kararsız olduğunu ifade eden %11,2'lik kitle ise seçim sürecinde partilerin ve adayların ikna etmek için en çok çaba sarf edeceği gri alanı oluşturuyor.
ARAŞTIRMANIN KÜNYESİ
ALF Araştırma & Danışmanlık tarafından 24-28 Temmuz 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen "Seçmen Eğilimleri Araştırması", Türkiye genelini temsil eden 1885 katılımcı ile CATI (Bilgisayar Destekli Telefon Görüşmesi) yöntemi kullanılarak tamamlandı.
GENEL DEĞERLENDİRME: SİYASETTE "ADAY MERKEZLİ" YENİ DÖNEM
Anket sonuçlarını değerlendiren uzmanlar, yaklaşan seçim sürecinde partilerin yalnızca ideolojik söylemler veya parti programlarıyla seçmeni konsolide edemeyeceğini vurguluyor. Cumhurbaşkanı adayı ve parti lideri faktörünün toplamda %50'yi aşan bir ağırlığa sahip olması, önümüzdeki dönemde siyasi vitrinde yer alacak isimlerin ve aday stratejilerinin seçimin kaderini doğrudan tayin edeceğini gösteriyor.