Asayiş

Haziran ayında 27 kadın hayatını kaybetti

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu'nun Haziran 2026 raporuna göre, 27 kadın, erkekler tarafından hayatını kaybetti. 10 kadının ölümü ise "şüpheli" olarak kayıtlara geçti.

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu'nun Haziran 2026 raporuna göre, 27 kadın, erkekler tarafından hayatını kaybetti. 10 kadının ölümü ise "şüpheli" olarak kayıtlara geçti.

Federasyonun açıkladığı verilere göre, öldürülen kadınların 16'sı evli, 9'u bekar, 3'ü ise boşanmıştı. Dokuz kadının medeni durumuna ilişkin bilgiye ulaşılamadı. Yaşamını yitiren kadınların en genci 21, en yaşlısı ise 70 yaşındaydı. Mağmurların yüzde 45'ini 19-35 yaş grubundaki kadınlar oluştururken, yüzde 40'ı 36-50 yaş, yüzde 15'i ise 51 yaş ve üzerindeki kadınlardan oluştu.

Raporda fail profiline ilişkin değerlendirmelerde, 15 kadının aile içindeki erkekler tarafından öldürüldüğü belirtildi. Dört kadın boşandığı ya da boşanma aşamasında olduğu erkek tarafından, iki kadın birlikte yaşadığı erkek tarafından, bir kadın ise ayrıldığı erkek tarafından öldürüldü. Dört cinayette failin diğer erkekler olduğu belirtilirken, bir olayın faili tespit edilemedi. Şüpheli ölüm olarak kaydedilen kadın sayısı ise 10 oldu.

Kadın cinayetlerinde en sık kullanılan yöntemin ateşli silah olduğu kaydedildi. Haziran ayında 14 kadın silahla, 6 kadın kesici aletle öldürülürken; 3 kadın darp sonucu yaşamını yitirdi. İki kadın yüksekten düşme sonucu, iki kadın ise asılı halde bulundu. Bir kadın boğularak öldürülürken, dokuz olayda ölüm yöntemi belirlenemedi.

KADINLAR EN ÇOK EVLERİNDE KATLEDİLDİ

Verilere göre kadınların en çok yaşamını yitirdiği yer kendi evleri oldu. Toplam 23 kadın evinde öldürülürken, 7 kadın sokak ve park gibi kamusal alanlarda, 2 kadın ormanlık alanlarda, 3 kadın ise sulama kanalı, deniz ve göl gibi sulak alanlarda ölü bulundu. Bir kadın iş yerinde yaşamını yitirirken, bir olayda ölüm yeri tespit edilemedi.

Federasyon, raporun değerlendirme bölümünde kadın cinayetlerinin bireysel değil yapısal bir sorun olduğuna vurgu yaptı. Açıklamada, kadınların özellikle evlerinde öldürülmesinin aile içindeki şiddetin boyutunu gözler önüne serdiği belirtilirken, koruma kararlarının etkin uygulanmaması, risk analizlerinin yetersizliği ve kurumlar arası koordinasyon eksikliğinin kadınların yaşam hakkını tehdit etmeye devam ettiği ifade edildi.

Kadın-erkek eşitliğini esas alan politikaların kararlılıkla uygulanması ve koruyucu-önleyici mekanizmaların güçlendirilmesi çağrısında bulunuldu.