İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik davanın ikinci celsesi, 40 günlük aranın ardından Silivri’de devam etti. İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından görülen davanın ikinci celsesinde sanık savunmaları alınırken, duruşmanın öne çıkan gelişmelerinden biri Muzaffer Beyaz hakkında verilen tutuklama talebi oldu. Savcılığın, Beyaz’ın çelişkili beyanlarda bulunduğu gerekçesiyle yaptığı tutuklama talebi mahkeme tarafından oy çokluğuyla reddedildi.
9 Mart’ta 107 tutuklu sanıkla başlayan davada geçen süreçte tutuklu sanıkların yaklaşık yarısı tahliye edildi. Dosyada halen 53 tutuklu sanık bulunurken, toplam 414 sanığın yargılanması bekleniyor.
DURUŞMADA SANIK SAVUNMALARI ALINDI
İkinci celsenin ikinci gününde sanık savunmalarına devam edildi. Tutuksuz sanıklardan Veysel Erçevik, etkin pişmanlık başvurusunu kendi iradesiyle yaptığını belirterek herhangi bir baskı altında ifade vermediğini söyledi. Erçevik’in savunmasının ardından Ekrem İmamoğlu soru sormak üzere söz istedi.
Furkan Hamzaoğlu da hakkındaki suçlamalara ilişkin savunma yaptı. Hamzaoğlu, söz konusu inşaat projesinin başladığı dönemde üniversite öğrencisi olduğunu ve sözleşmenin hazırlanması ya da uygulanması sürecinde herhangi bir yetkisinin bulunmadığını ifade etti.
Hamzaoğlu’nun savcılıkta verdiği ifadenin babası Yüksel Hamzaoğlu’nun ifadesiyle büyük ölçüde aynı olması da duruşmada gündeme geldi. Hamzaoğlu, kendi görgüsüne dayanan bilgisi bulunmadığını, babası ve Oktay Hamzaoğlu’ndan öğrendikleri üzerinden ifade verdiğini söyledi.
ETKİN PİŞMANLIK İFADESİ GÜNDEME GELDİ
Veysel Erçevik’e, etkin pişmanlık hükümlerinden neden daha önce yararlanmadığı da soruldu. Erçevik, soruşturma savcısının kendisine çeşitli değerlendirmelerde bulunduğunu aktarırken, etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadeyi okumadan imzaladığını söyledi.
Fatih Keleş’in avukatı Nergis İnce’nin, ifadesinin başında etkin pişmanlık hükümlerinin kendisine anlatıldığının yazılı olduğunu hatırlatması üzerine Erçevik, ifadeyi okumadığını ve imzaladığını belirtti.
MUZAFFER BEYAZ İÇİN TUTUKLAMA TALEBİ
Duruşma savcısı, Muzaffer Beyaz’ın ifadelerinde çelişkiler bulunduğu gerekçesiyle ara mütalaa vererek tutuklanmasını talep etti. Bu gelişmenin ardından duruşmaya ara verildi.
Ara sırasında Beyaz’ın çevresinin jandarma tarafından sarılması ve salondan çıkmasına izin verilmemesi üzerine avukatlar tepki gösterdi. Bunun üzerine duruşma salonuna dönen mahkeme başkanı, böyle bir talimatlarının bulunmadığını ve durumun yanlış anlaşılmadan kaynaklandığını belirtti.
Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Tora Pekin ise tutuklama talebinin tutuksuz sanıklara yönelik bir gözdağı niteliğinde olduğunu savundu. Muzaffer Beyaz’ın avukatı da savcılığın talebinin somutlaştırılmadığını ve müvekkilinin kaçma ya da delil karartma şüphesinin bulunmadığını ifade etti.
Mahkeme heyeti, yapılan değerlendirme sonucunda Muzaffer Beyaz’ın tutuklanması yönündeki talebi oy çokluğuyla reddetti.
“ABİMDEN DUYDUM” SAVUNMASI
Tutuklama talebinin reddedilmesinin ardından Muzaffer Beyaz’ın savunması ve sorulara verdiği yanıtlar duruşmada öne çıktı.
Beyaz, bazı olaylarla ilgili bilgilerinin doğrudan kendi deneyimine dayanmadığını, ortaklık ilişkisi nedeniyle ağabeyi Seyfi Beyaz’dan öğrendiklerini aktardığını söyledi. Mahkeme başkanının Mehmet Murat Çalık’ın Hasan İmamoğlu’na doğrudan para veya daire verilmesi yönünde kendisinden talepte bulunup bulunmadığını sorması üzerine Beyaz, “Hayır, abimden duydum” yanıtını verdi.
Muzaffer Beyaz ayrıca hakkındaki çeşitli eylemlere ilişkin açıklamalarda bulunarak, bazı işlemlerde imza yetkisinin veya doğrudan dahlinin olmadığını savundu. Kalekent projesindeki köprü çalışması için fatura karşılığında 750 bin lira yardım yaptığını da belirtti.
SEYFİ BEYAZ’A “İSİM VER” SORUSU
Duruşmada Seyfi Beyaz’ın savcılık ifadesinde Tuncay Yılmaz’ın ismini nasıl verdiği de tartışıldı.
Beyaz, savcının kendisinden bir isim söylemesini istediğini, bunun üzerine Tuncay Yılmaz’ın ismini verdiğini ifade etti. Ancak bazı olayları doğrudan görmediğini, bilgilerin kendisine başkaları tarafından aktarıldığını da söyledi.
Hasan İmamoğlu’na yönelik iddialarla ilgili sorulara da yanıt veren Beyaz, bazı ayrıntıları hatırlamadığını belirtti. Kendisine daha önce aktarılan bilgiler doğrultusunda Tuncay Yılmaz’ın ismini söylediğini, ancak olayın doğrudan görgü tanığı olmadığını ifade etti.
İMAMOĞLU’NDAN “SAVUNMA HAKKIM ELİMDEN ALINDI” ÇIKIŞI
Duruşmada tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu da söz aldı. İmamoğlu, savunma hakkının elinden alındığını savunarak mahkeme başkanının bir önceki gün yaptığı değerlendirmeye tepki gösterdi.
İmamoğlu, susma hakkını kullanmadığını ve bu haktan feragat ettiği yönündeki değerlendirmeyi kabul etmediğini ifade etti.
Öte yandan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık da Seyfi Beyaz’a, iskan için para verildiği yönündeki iddialarla ilgili soru yöneltti. Beyaz, söz konusu olayın yaklaşık 10 yıllık bir geçmişe dayandığını ve tarihleri net şekilde hatırlamadığını söyledi.