İBB davasının 67. duruşmasında tansiyon yükseldi. Ekrem İmamoğlu'nun itirafçı sanık Erol Naim Özgüner'e yönelttiği sorular sırasında mahkeme başkanı araya girerek “Böyle soru sorulamaz, sanığı baskı altına almaya çalışıyorsunuz” dedi. İmamoğlu'nun itirazları ve avukatların tepkisi üzerine mahkeme başkanı, “Söz vermeden konuşmayın. Böyle söz vermeden konuşan olursa çıkartırım salondan. Hoşuna gitmeyen çıkabilir” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Adayı ve görevden alınan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 53'ü tutuklu 414 sanığın yargılandığı davanın ikinci celsesinin üçüncü duruşması, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri'deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısında oluşturulan salonda görüldü.
Duruşmaya İmamoğlu'nun yanı sıra tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan ve Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.
KİLER'İN KREŞ SAVUNMASI
Duruşmada ilk olarak tutuksuz sanık Emin Türe dinlendi. Türe, daha önce yaptığı savunmalarını tekrar ettiğini belirterek beraatini talep etti.
Ardından eski AK Parti Milletvekili Vahit Kiler'in ağabeyi tutuksuz sanık Nahit Kiler savunma yaptı. Kiler, belediye için kreş yaptırdığını, ancak iş yoğunluğu nedeniyle inşaatı Adem Soytekin'e ait Asoy İnşaat'a yaptırdığını söyledi.
Kiler'in savunmasının ardından Mehmet Murat Çalık söz alarak, “Ben maddi menfaatim için sizden para istedim mi?” diye sordu. Kiler ise Çalık'ın kendisinden herhangi bir para istemediğini, kreş yapımı için ilgili şirkete yönlendirdiğini söyledi.
Çalık da iddia makamının rüşvet pazarlığı yapıldığını öne sürdüğü tarihte cezaevinde olduğunu belirterek, “Nahit Bey ancak Adalet Bakanlığı'nın izniyle gelip benimle pazarlık yapabilir” dedi.
Avukat Nergis İnce'nin Kiler'e Bitlis'te cami ve Kur'an kursu gibi yerlere de bağış yapıp yapmadığını sorması üzerine Kiler, bu tür bağışlarda bulunduğunu söyledi. Mahkeme başkanı ise bağışın kendisinden ziyade yapılış şeklinin sorulduğunu belirtti.
“HÜSEYİN GÜN'Ü ÖMRÜMDE GÖRMEDİM”
Aranın ardından duruşmaya itirafçı sanıklar Naim Erol Özgüner ve Ertan Yıldız da katıldı. Savunma sırası İsmet Koyun'a geldi.
Koyun, iş insanı Hüseyin Gün'ü hiç tanımadığını belirterek, “Ne için burada olduğumu bilmiyorum. Hüseyin Gün'ü ömrümde görmedim. Sözde İBB ile bir iş yapmış ama benim bundan haberim yok” ifadelerini kullandı.
KOBİL firmasının sahibi olduğunu belirten Koyun, İBB ile ilk çalışmalarının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın belediye başkanlığı dönemine uzandığını söyledi.
Koyun, Akbil projesi ile e-Devlet projesinde görev aldığını belirterek, “Erdoğan, projeyi bizzat takip etmiştir” dedi.
Türkiye ve dünyada birçok markaya güvenlik sistemleri sattığını anlatan Koyun, “Bu ülke için birçok teknoloji geliştirdim. Gurur duyulması gereken yerde şimdi buradayım. Çok ağrıma gidiyor” diye konuştu.
Mahkeme başkanının savunması sırasında araya girerek konunun dışına çıkılmamasını istemesi üzerine Koyun, hakkında üç ayrı rapor bulunduğunu ve bu raporlarda herhangi bir bilgi sızıntısı bulgusuna rastlanmadığını savundu.
“CASUSLUK PROGRAMI YÜKLEDİĞİMİ KİM İDDİA EDİYORSA İSPATLAMALI”
İsmet Koyun, İBB'nin “İstanbul Senin” uygulamasına casusluk programı yüklendiği yönündeki iddiaları da reddetti.
Koyun, söz konusu uygulamayla ilgili böyle bir işlemin yapılmasının mümkün olmadığını savunarak, “Bunu kim iddia ediyorsa ispatlamak zorunda” dedi.
Koyun ayrıca İstanbul Senin uygulaması üzerinden Hüseyin Gün veya Murat Ongun ile herhangi bir çalışma yürütmediğini ifade etti.
“ASKIDA FATURA UYGULAMASININ FİKİR BABASIYIM”
Koyun'un ardından eski İBB Bilgi İşlem Daire Başkanı ve itirafçı sanık Naim Erol Özgüner'in savunmasına geçildi.
Kendisini tanıtan Özgüner, İBB'nin Askıda Fatura uygulamasının fikir babası olduğunu ileri sürdü. Özgüner, Hüseyin Gün ile herhangi bir ilişkisinin veya irtibatının bulunmadığını savundu.
Savunmasının ardından Özgüner'in sorgusuna geçildi.
İMAMOĞLU'NDAN ÖZGÜNER'E: “TELEFONUMU NEDEN EVİNİZDE SAKLADINIZ?”
İmamoğlu, Özgüner'e yönelttiği soruda, “Benim telefonumu neden evinizde sakladınız?” dedi.
Özgüner ise telefonun saklanmadığını belirterek, “Muhafaza ettim” yanıtını verdi.
İmamoğlu, söz konusu telefonun yaklaşık 6-7 yıl önce kullandığı ve daha sonra özel kaleme devredilen bir cihaz olduğunu söyledi.
İmamoğlu'nun soru yönelttiği sırada mahkeme başkanı araya girerek, “Böyle soru sorulamaz, sanığı baskı altına almaya çalışıyorsunuz” ifadelerini kullandı.
İMAMOĞLU: “BİR ÖRGÜTE ÜYE MİSİNİZ?”
İmamoğlu, Özgüner'e bu kez, “Çalıştığınız sürede bir örgüt gördünüz mü? Bir örgüte üye misiniz?” sorusunu yöneltti.
Özgüner, “Örgüte var veya yok diyemem. Ama ben bir örgüt üyesi değilim” şeklinde cevap verdi.
Bunun üzerine mahkeme başkanı yeniden müdahale etti. İmamoğlu'nun “Savunma da yaptırmadınız” sözleri üzerine hakim, “Size süre verdim, kendiniz yapmadınız” karşılığını verdi.
“HOŞUNA GİTMEYEN ÇIKABİLİR”
Avukatların itirazlarının ardından mahkeme başkanı, duruşma salonundaki usule ilişkin uyarıda bulundu.
Hakim, “Söz vermeden konuşmayın. Böyle söz vermeden konuşan olursa çıkartırım salondan. Hoşuna gitmeyen çıkabilir” dedi.
Mahkeme başkanı ayrıca bundan sonraki soru-cevap bölümünde CMK'nın 201. maddesinin uygulanacağını belirtti. Buna göre taraflar doğrudan sanığa soru yöneltmek yerine sorularını önce mahkemeye iletecek, mahkeme başkanı uygun gördüğü soruları sanığa yöneltecek.
“KAMERA BANTLAMA İŞİNİ SIK SIK YAPAR MISINIZ?” SORUSUNA YANIT
Duruşmada İBB'de memur olarak görev yapan tutuksuz sanık Özgür Türkmen de savunma yaptı. Türkmen, Ekrem İmamoğlu'nun gittiği otelde güvenlik kameralarının bantlanmasına ilişkin suçlamaları kabul etmedi.
KPSS ile memur olduğunu ve geçimini memur maaşıyla sağladığını belirten Türkmen, olay günü otele İmamoğlu'nun kıyafet değiştirmesi amacıyla gittiğini söyledi. Kendisine yöneltilen “Suç delillerini gizleme veya değiştirme” suçlamasını reddeden Türkmen, bir devlet memuru olarak böyle bir girişimde bulunmasının söz konusu olmadığını savundu.
Türkmen, otelin giriş ve çıkış görüntülerinin incelenmesi halinde İmamoğlu'nun takım elbisesiyle otele girdiğinin, daha sonra tek başına çıkış yaptığının ve içeride yaklaşık 15 dakika kaldığının görülebileceğini ifade etti.
Duruşma savcısının “Bu kamera bantlama işini sık sık yapar mısınız?” sorusuna Türkmen, “Yok, bir kere yaptım. Onda da kasti değil, kasıtsız” yanıtını verdi.
Savcının, kameraların bantlanması konusunda kendisine herhangi bir talimat verilip verilmediğini sorması üzerine Türkmen, “Hayır” dedi. 2022 yılının Aralık ayında göreve başladığını belirten Türkmen, göreve geldiğinde bu uygulamanın ekip içerisinde zaten yapıldığını öne sürdü.
Türkmen, uygulamanın daha önce İmamoğlu'na ait görüntülerin basına servis edilmesi nedeniyle başlatıldığını savunarak, İmamoğlu'nun farklı programlarda kıyafet değiştirmesinin artık ekip açısından standart bir uygulama haline geldiğini söyledi.