İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş hakkındaki iddialara ilişkin yürütülen işlemlerin son durumunu paylaştı. Çiftçi, 2019 yılından bu yana çeşitli konularda verilen araştırma ve ön inceleme onayları kapsamında mülkiye müfettişlerince 22 ön inceleme raporu düzenlendiğini, bu raporlarda Yavaş hakkında değerlendirilen 31 konudan 6’sı için soruşturma izni verildiğini belirtti. Bakan Çiftçi, bazı dosyalarda alt düzey görevliler açısından farklı kararlar alındığını, 12 araştırma ve ön inceleme sürecinin ise halen devam ettiğini ifade etti.
Çiftçi, Türkiye Basın Federasyonu’nun Anadolu Sohbetleri programında gündemdeki çok sayıda konuya ilişkin soruları cevapladı. Trafik uygulamaları, güvenlik politikaları, düzensiz göç, uyuşturucu ve çetelerle mücadele ile yerel yönetimlere yönelik soruşturmalar hakkında konuşan Çiftçi, devletin temel yaklaşımının rehberlik, standartlaşma ve güvenliğin korunması olduğunu vurguladı.
APP PLAKALARDA ESAS GÜVENLİK STANDARDI
Son dönemde kamuoyunda yoğun biçimde tartışılan APP plaka denetimlerine değinen Çiftçi, devletin amacının vatandaşa ceza kesmek değil, uygulamada birlik ve güvenlik standardı sağlamak olduğunu söyledi. Plakanın yalnızca estetik ya da biçimsel bir unsur olmadığını belirten Çiftçi, bunun bir aracın kimliği niteliğinde olduğunu ve bu nedenle belirli güvenlik unsurlarını taşımasının zorunlu olduğunu ifade etti.
Çiftçi, plakalarda Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu mührü, TR rumuzu, hologram, güvenlik şeridi ve tekrar eden ay-yıldızlı güvenlik işaretlerinin bulunması gerektiğini anlattı. 1 Ocak 2024’ten itibaren basılan plakalarda karekod ve 12 haneli seri numarasının da yer aldığını belirten Çiftçi, buna karşın karekod bulunmamasının tek başına plakanın sahte olduğu anlamına gelmeyeceğini söyledi. Yetkili kuruluş mührü ve diğer güvenlik işaretlerini taşıyan, sadece harf ve rakamları standarttan biraz daha kalın olan plakaların geçerli olduğunu vurgulayan Çiftçi, bu tür plakaları taşıyan araç sahiplerine ceza uygulanmayacağını ve plaka yenileme zorunluluğu bulunmadığını kaydetti.
Standart dışı APP plakaların radar, plaka tanıma sistemleri, kent gözetim sistemleri ve elektronik denetim altyapısında ciddi güvenlik açıkları oluşturduğunu belirten Çiftçi, esas meselenin vatandaşa zorluk çıkarmak değil, kamu düzenini ve güvenliği korumak olduğunu ifade etti. Kanunla getirilen düzenlemelerin sahadaki uygulamasını netleştirecek yönetmeliğin henüz yürürlüğe girmediğini söyleyen Çiftçi, bu süreçte rehberlik esaslı bir yaklaşım izleneceğini, tereddüt oluşturan hususların ise yönetmelikle daha açık hale getirileceğini bildirdi.
“TRAFİK CEZALARIYLA BÜTÇEYE GELİR SAĞLANIYOR” İDDİASINI REDDETTİ
Trafik cezalarının Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın bütçeye gelir elde etme amacıyla artırıldığı yönündeki iddialara da cevap veren Çiftçi, 29 yıllık kamu görevliliği boyunca böyle bir talebe hiç tanık olmadığını söyledi. Türkiye’nin bir hukuk devleti olduğunu belirten Çiftçi, hukuka aykırı bir biçimde ceza kesilmesinin söz konusu olamayacağını ifade etti. Ramazan Bayramı tatilinde uygulanan ceza sayısı ve tutarlarının da son yıllardaki benzer tatillerin gerisinde kaldığını belirtti.
HIZ SINIRI TABELALARINDA DÜZENLEME
Kısa mesafelerde sık sık değişen hız sınırı tabelalarının sürücülerde “tuzak” algısı yarattığı yönündeki eleştiriler üzerine konuşan Çiftçi, Ulaştırma Bakanlığı ile bu konuda bir protokol hayata geçirildiğini açıkladı. Buna göre, Türkiye genelinde hız sınırı tabelaları ve kafa karışıklığına yol açabilecek diğer işaret levhaları yeniden gözden geçirildi. Çalışma kapsamında 102 bin 476 trafik işaret levhasının kaldırıldığını, 20 bin 805 yeni levhanın ise sisteme eklendiğini söyledi.
BEKÇİLERE YENİ GÖREV ALANI, POLİSLERDE YENİ ÇALIŞMA DÜZENİ
Polis Meslek Kanunu hazırlığına ilişkin soruya da değinen Çiftçi, polis teşkilatının kamu düzeni açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Üzerinde çalışılan düzenlemeye göre, çarşı ve mahalle bekçilerinin yalnızca gece saatlerinde değil, valiliklerin belirleyeceği ihtiyaç alanlarında da görevlendirilebilmesinin planlandığını söyledi. Ayrıca bu dönemde Polis Akademisi’nden mezun olacak 10 bin polis adayının mezuniyet takviminin eylül ayından haziran başına çekileceğini belirten Çiftçi, bunun ardından ülke genelinde 12/36 saatlik çalışma düzenine geçileceğini ve polislerin çalışma koşullarını rahatlatacak adımlar atılacağını kaydetti.
2026 “SOKAK ÇETELERİYLE MÜCADELE YILI” İLAN EDİLDİ
Sokak çeteleri ve uyuşturucu ile mücadeleye ilişkin değerlendirmesinde Çiftçi, 2026 yılını sokak çeteleriyle mücadele yılı ilan ettiklerini açıkladı. Gençleri ve çocukları suça sürüklemeye çalışan yapılara karşı çok net bir tavır içinde olduklarını vurgulayan Çiftçi, emniyet ve jandarmaya gerekli talimatların verildiğini söyledi. Geçen hafta düzenlenen geniş çaplı operasyonda 358 kişinin yakalanarak adalete teslim edildiğini ifade etti.
Uyuşturucu ile mücadelenin de aynı kararlılıkla süreceğini belirten Çiftçi, bu alanın yalnızca güvenlik değil, aynı zamanda toplumsal yapı, aile düzeni ve gençlerin geleceği açısından çok katmanlı bir tehdit oluşturduğunu söyledi. 1 Ocak-22 Mart 2026 tarihleri arasında 13 ton uyuşturucu madde, 37,8 milyon adet sentetik ecza ve 13 bin kök kenevir-skunk ele geçirildiğini açıklayan Çiftçi, önleyici eğitim, bilinçlendirme ve erken müdahale çalışmalarının da bu mücadelenin önemli ayaklarından biri olduğunu ifade etti.
İRAN SINIRINDA OLAĞANÜSTÜ BİR DURUM OLMADIĞINI SÖYLEDİ
İran’dan Türkiye’ye yönelik düzensiz göç ve sınır geçişleri hakkında da bilgi veren Çiftçi, bölgedeki her çatışmanın göç ve sınır güvenliği açısından yakından izlendiğini belirtti. Türkiye’nin sınır güvenliğini yalnızca kriz zamanlarında gündeme gelen bir konu olarak değil, stratejik bir güvenlik alanı olarak ele aldığını vurgulayan Çiftçi, fiziki altyapı, teknoloji, insan kaynağı ve kurumsal koordinasyon bakımından Türkiye’nin bu alanda son derece hazırlıklı olduğunu söyledi.
25 Mart’ta Ağrı’da Gürbulak Sınır Kapısı ve sınır hattında incelemelerde bulunduklarını aktaran Çiftçi, şu an itibarıyla sınır hattında herhangi bir arızi durum bulunmadığını belirtti. İran tarafının kendi vatandaşlarının çıkışına izin vermediğini, buna karşılık Türkiye’de bulunan İranlıların ülkelerine dönüşlerinde geçmiş yıllara göre artış gözlendiğini ifade eden Çiftçi, sürecin ilgili kurumlar arasında tam koordinasyonla yönetildiğini söyledi.
BELEDİYELERE YÖNELİK SORUŞTURMALAR VE MANSUR YAVAŞ AÇIKLAMASI
Muhalefet partilerine ait belediyelere yönelik soruşturmaların siyasi saiklerle yürütüldüğü iddialarına da cevap veren Çiftçi, 31 Mart 2024 seçimlerinden sonra İçişleri Bakanlığı birimlerince ihbar, şikâyet ve özel teftişler kapsamında 3 bin 224 inceleme yürütüldüğünü, bunların 1.298’i hakkında soruşturma izni verildiğini açıkladı.
Bu soruşturma izinlerinin dağılımına ilişkin bilgi veren Çiftçi, 591’inin AK Partili belediyeler, 321’inin CHP’li belediyeler, 102’sinin MHP’li belediyeler, 6’sının İYİ Parti, 18’inin DEM Parti ve 260’ının diğer partilere mensup belediyeler hakkında olduğunu söyledi. Bu verilerin, en fazla soruşturma izni verilen belediyelerin AK Partili belediyeler olduğunu ortaya koyduğunu belirtti.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’a yönelik iddialarla ilgili süreci de özetleyen Çiftçi, 2019’dan bu yana çeşitli konularda toplam 49 araştırma ve ön inceleme onayı verildiğini açıkladı. Mülkiye müfettişlerince hazırlanan 22 ön inceleme raporunda Mansur Yavaş hakkında 31 konuda değerlendirme yapıldığını, bunlardan 6 başlıkta “soruşturma izni verilmesi” kararı alındığını söyledi. Bu 6 soruşturma izninin 2’sinin Danıştay tarafından bozulduğunu da belirtti.
Bunun yanında, Başkan’ın doğrudan bilgisi, imzası ya da onayı olmadığı tespit edilen bazı alt düzey görevlilerle ilgili konularda 25 “soruşturma izni verilmemesi” kararı alındığını aktaran Çiftçi, suç unsuruna rastlanmayan başlıklarda 18 araştırma raporu düzenlendiğini, 12 tevdi raporunun Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildiğini, bir raporun Hazine ve Maliye Bakanlığı’na iletildiğini, kamu zararının tahsili için de bir tazmin raporunun Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne gönderildiğini söyledi. Ayrıca 12 araştırma ve ön inceleme sürecinin devam ettiğini, Ankara Büyükşehir Belediyesi ve bağlı kuruluşlarında rutin kış teftişlerinin sürdüğünü kaydetti.
“DEVLETİN DURUŞU NETTİR”
Açıklamalarının sonunda devletin hatayı örten değil, yanlışı düzelten bir anlayışla hareket ettiğini söyleyen Çiftçi, kim olursa olsun milletin hakkına ve hukukuna zarar veren herkes karşısında devletin tutumunun net olduğunu ifade etti. Yürütülen soruşturmaların siyasi tartışma başlığı değil, hukuk devletinin ve denetim mekanizmalarının işlediğinin göstergesi olarak görülmesi gerektiğini belirten Çiftçi, hiçbir siyasi kimliğin ya da makamın kişilere ayrıcalık sağlamadığını vurguladı.