İl Milli Eğitim’den skandal yanıt!

“Eğitim alarm veriyor” veriyor diye söze başladı basın bilgilendirme toplantısına Eğitim-İş Bursa Şube Başkanı Özkan Rona…

Sonra verilerle destekledi söylediklerini…

Artan nüfusa orantılı olarak okul sayılarının artmadığına, 2020 yılında 2 bin olan okul sayısının, sadece 3 adet arttığına dikkat çekti.

Deprem nedeniyle yıkılıp yapılmayan 50 okul binası ( Ki, içlerinde gericiler tarafından başı kesilen Teğmen Kubilay’ın mezun olduğu Çelebi Mehmet Lisesi de var. Başkan Rona, beş yıl önce yıkılan okulun özellikle yapılmak istenmediğini ifade etti) hesaba katıldığında, devlet okullarındaki kalabalık sınıfların nedeni ortaya çıkmış olmadı mı?

Derslik açığında Türkiye şampiyonluğuna oynayan Bursa, biraz da bu nedenle eğitimdeki başarı sıralamasında 81 il içinde 35 ile 40 arasında dolanıp durmuyor mu?

****

Bu arada öğreniyoruz ki, deprem gerekçesiyle14 okulun yıkım ihalesi iki ay önce 25 Eylül’de yapıldı.

Eğitim-İş Başkanı Rona, bu okulların en erken 2027 yılında bitebileceğini kaydetti.

****

Buraya kadar verilerle konuştuk, bir de bu iktidarın hiçbir konuda hesap vermeyip, sadece muhalefet belediyelerinin sorgulanması üzerine kurulu sistemiyle ilgili örnek bir olay anlattı Özkan Rona…

Eğitim-İş Sendikası, görevi gereği, öğrencilerin, öğretmenlerin can güvenliğini ilgilendiren depreme ilişkin İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne, 15 Eylül 2025 tarihinde Bilgi Edinme Yasası’na dayanarak bazı sorular yöneltti:

-İlimizde okul binalarının kaçında deprem tahkik/performans analizi yapıldığı,

-Bu analizler sonucunda kaç binanın riskli olarak değerlendirildiği,

-Şu ana kadar riskli binaların kaçının yıkıldığı,

-Riskli olarak belirlenen kaç binada eğitim-öğretime devam edildiği,

-Onarımı/yapımı devam ettiği için öğrencileri başka okullara taşınan kaç okul olduğu,

-Okulların taşınması nedeniyle kaç okulun ikili eğitime geçtiği gibi konularda bilgi talep etmiştik.”

Peki Milli Eğitim Müdürlüğü ne yanıt verdi dersiniz?

Açıklanması ya da zamanından önce açıklanması halinde ülkenin ekonomik çıkarlarına zarar verecek, haksız rekabet ve kazanca sebep olacak bilgi ve belgeler bilgi edinme kanunu kapsamı dışındadır.”

Milli Eğitim Müdürlüğü’nün akıl dışı yanıtına bakar mısınız?

Bu bilgeler kamuoyu ile paylaşılırsa ülkemiz ekonomik olarak nasıl zarar görecek?

Haksız rekabet nasıl oluşacak?

Sorumluluktan kaçma, gerçeği gizleme değil mi bu?

Esas halkı yanıltıcı bilgi veren Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü olmuyor mu?

Bu skandal bir yanıt değil mi?

ARAŞTIRMANIN BULGULARI VAHİM

Sendika çok güzel bir adım atarak, 2 bin 187 öğretmenle okulların durumuna ilişkin bir araştırma yaptı.

Araştırma sonuçlarına göre okulların yüzde 88’inde güvenlik görevlisi yok.

Yüzde75’inde temizlik ve hijyen yetersiz…

Öğretmenlerin yüzde 92’si, okul binalarının depreme karşı güvenli olmadığını düşünüyor, tedirgin oluyor.

Eğitimcilerimizin yüzde 94’ü velilerin katkısı olmasa okul ihtiyaçlarının karşılanamayacağının altını çiziyor.

Okulların yüzde 89’unda spor salonu bulunmuyor.

Öğretmenlerin yüzde 70’i okullarda idare baskısı altında olduğunu düşünüyor, hissediyor.

****

Söyleyin Allah aşkına, böyle bir eğitim ortamından başarı beklenebilir mi?

Belki bundan ötürü her konuda iddialı konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 24 Kasım Öğretmenler Günü’nde ‘Eğitimde sorunların tamamını çözdük diyemeyiz’ diyerek, aslında başarısızlığı itiraf etti.

Erdoğan sınıf mevcutlarının da “15-20-25’e indirdik” diyerek eğitimdeki gerçek rakamlardan uzak olduğunu veya yanlış bilgilendirildiğini ortaya koydu.

Türkiye eğitim sorununu çözmeden ne enflasyonu indirebilir ne bilimsel gelişmeyi sağlayabilir ne de ekonomik olarak gelişmiş ülkeler ligine çıkmayı başarabilir!