İmamların Voldemort'u

Benim kuşağımı yetiştiren en önemli kitaplardan biri Harry Potter serisidir.
Harry ile birlikte büyüdük desem yeridir.
Biz büyüdükçe Harry de büyüdü, sorunları gerçekçileşti.

Harry belli bir yaşa gelene kadar içine gireceği dünyaya yabancıydı.
İnsanların adını anmaya bile çekindiği bir kötülükten bahsedildiğini anlamıştı.
Hatta öyle abartılmıştı ki, ondan “bilirsin sen” ya da “malum kişi” diye söz ediliyordu.

Gelelim gerçek dünyaya…

Kadir Gecesi ve bayram namazlarına, olağanüstü bir durum olmadığı sürece katılırım. Ancak bu yıl, çocuk masallarındaki gibi bir “bilinmeyen” dikkatimi çekti.

Her yıl olduğu gibi, dualarda mazlum coğrafyaların isimleri tek tek anıldı; her biri için salavatlar getirildi, dualar edildi.
Fakat bu yıl bir şey farklıydı.

Önceki yıllarda Gazze, Arakan, Doğu Türkistan ve dünyanın neresinde bir mazlum varsa açıkça zikredilirdi. Bu kez ise imamlar, özenle seçilmiş, kafiyeli cümlelerle bir yerlerden söz etti. Biz de ardından “amin” dedik.
Ama kimin için dua edildiği, nedense hiç söylenmedi.

ABD ve İsrail, Ramazan ayında komşu bir ülkede çocukları katletti; Kadir Gecesi’nde ve bayramda dahi bu cinayet devam etti.
Fakat nedense o milletin, o ülkenin adını açıkça anamadık.

Velhasıl, Voldemort sadece bir filmdeki kötü karakterdi; kimsenin adını söyleyemediği yerde bir çocuk onun adını söyleyebilmişti.
Elbette İran bir “kötülük karakteri” değil.

Ama İran ve İranlılar için dua edip de adlarını anmamak, ne yazık ki Harry Potter filmlerinden bile daha hüzün verici.