HABER: SEMA AYGIN
Siyaset Bilimci Yrd. Doç. Dr. Can Ulusoy, savaşın seyrine ve aktörlerin stratejik hedeflerine dair önemli açıklamalarda bulundu.
İsrail ve İran’ın hedefleri ne kadar ulaşılabilir ve sürdürülebilir?
Ulusoy:
“Eğer İsrail’in asıl amacı İran’ın silah yapmasını engellemek olsaydı, bu çok rahat bir şekilde çözülebilirdi. İran, nükleer silah yapmayı tercih etmezdi. Fakat hedef bunun çok ötesinde. Ortadoğu’da İsrail egemenliğinde, haritaların değiştiği yeni bir bölge tahayyülü var. Bu hem Amerika’daki neoconların hem de İsrail’in ortak planı.
Bu plana ulaşmak için İran’ı parçalamayı ve rejimi devirmeyi düşünüyorlar. Fakat bu karadan bir saldırı olmadan mümkün değil. Eğer karadan saldırı gerçekleşirse bu durum faciaya dönüşür. Çünkü İran hem çok büyük bir coğrafya hem de çok sert coğrafi koşullara sahip. Kolay bir hava sahası yok. 90 milyonluk bir nüfusu var ve halkın şehitliğe olan inancı çok güçlü.
İran’ın her yerini havadan vurabiliyor olsanız bile, kara harekâtı yapamadıktan sonra hiçbir şey değişmez. Dolayısıyla sadece havadan vurmakla İsrail ve müttefiklerinin bu savaşı kazanması mümkün değil.”
ABD, Rusya ve Çin gibi büyük güçlerin savaşa yaklaşımını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ulusoy:
“ABD hiçbir zaman İran’la doğrudan bir savaşı arzu etmedi. Trump döneminde Epstein meselesinde de gördüğümüz gibi, belli zaafiyetleri olan liderler iş başına getiriliyor. Zaten Batı’daki liderlerin çoğu, özel hayatlarında açıkları olan insanlardan seçiliyor. Böylece iktidara geldiklerinde ipleri daha kolay ele geçirilebiliyor. Ne kadar güçlü görünseler de aslında zaafları olan figürler.
ABD’de iç dengeler çok karmaşık. Neoconların Trump üzerinde büyük bir baskısı var. Trump, paeconların (barış yanlılarının) temsilcisi olarak gelmiş olsa da, belli ölçüde kontrolü kaybetti. Ama aklı başında her Amerikalı, neoconların bu maceracı tutumunun ülkeye uzun vadede zarar vereceğini, gerçek bir kazanç sağlamayacağını biliyor.
Rusya ve Çin ise savaşın büyümesini istemiyor. Çünkü İsrail ağır bir hezimet yaşasa ABD’den daha fazla destek baskısı doğar, İran büyük kayıplar verirse bu kez Çin'e baskı artar. Herkes İsrail’in İran’ı kolayca yenemeyeceğini anladı. Aynı şekilde, İsrail de tamamen ezilmedi. Ancak savaşın seyri değişir ve ABD doğrudan müdahil olursa, Çin’in de daha fazla dahil olması olası.”
Türkiye bu savaşta nasıl bir politika izlemeli? Tarafsız kalmak mümkün mü?
Ulusoy:
“Türkiye devletinin hem Cumhurbaşkanı hem de Devlet Bahçeli gibi üst düzey isimleri, tehditin Türkiye’ye yöneldiğini açıkça ifade ediyor. Bu, Ortadoğu’daki Kürt meselesinde kartların baştan karılması anlamına gelir. Böyle bir ortamda Türkiye’nin tarafsız kalması mümkün değildir.
Türkiye, şu anda barışı sağlamak adına elinden gelen diplomatik çabayı gösteriyor; bu çok doğru bir yaklaşım. Ancak bunun ötesine geçilmesi gerekebilir. En azından Kürecik Radar Üssü’nün faaliyetlerinin geçici süreyle durdurulması, güçlü bir siyasi ve stratejik mesaj olur.”
Bu savaşın daha geniş çaplı bir savaşa evrilme ihtimali var mıdır?
Ulusoy:
“İhtimaller var. Savaş barışla da sonuçlanabilir, çok daha şiddetli bir boyuta da ulaşabilir. Fakat eğer ABD bu savaşa doğrudan müdahil olursa, Ortadoğu kelimenin tam anlamıyla yanar.”
İsrailli bir gazetecinin “Finalde Türkiye var” söylemini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ulusoy:
“İsrail yetkililerinin de sürekli dile getirdiği bu söylem, bölgedeki egemenlik hesaplarının bir parçası. İsrail, Ortadoğu’daki egemenliğini pekiştirmek istiyor. Bunun için dört parçaya ayrıldığı iddia edilen Kürt bölgelerinin birleşmesi gibi büyük senaryolar devrede. Bu senaryolarda ortaya çıkacak yıkım açısından Türkiye belirleyici bir engel.
Hatta Türkiye’deki Kürtler bile İsrail’in bu planlarına sıcak bakmıyor. Dolayısıyla İsrail, Türkiye’yi zayıflatacak, direncini kıracak her hamlenin destekçisi olur. Ama bu bir kapasite meselesidir. Türkiye ve İran, İsrail’in bugüne kadar müdahale ettiği ülkelere benzemez.
İsrail’in böyle hevesleri olabilir ama Türkiye’yi parçalamaya kalkmak, Türkiye’ye saldırmak bir dünya savaşını tetikler. Bunu başarabilirler mi? Hayır, başaramazlar.”