Asayiş

Işıl Öykü Dinç davasında kritik gün: Aile 11 Eylül duruşmasını bekliyor

İstanbul Pendik’te 18 Mayıs 2025’te otomobilin çarpması sonucu hayatını kaybeden Işıl Öykü Dinç’in davasında gözler 11 Eylül’de yapılacak 4. duruşmaya çevrildi. Aile, yeni tanıkların kazanın ardından sürücü değiştirildiğini gördüklerini söylediğini öne sürerken, olay yerindeki MOBESE kayıtlarına ulaşılamaması ve kusur raporuna ilişkin itirazlar da dosyanın önemli başlıkları arasında yer alıyor.

İstanbul Pendik’te yolun karşısına geçmeye çalışırken otomobilin çarpması sonucu yaşamını yitiren Işıl Öykü Dinç’in davasında yeni duruşma için geri sayım başladı. 14 yaşındaki Dinç’in ölümüne ilişkin davada sanık Ömer Faruk Ballı, “taksirle ölüme neden olma” suçlamasıyla 2 yıldan 6 yıla kadar hapis istemiyle tutuksuz yargılanıyor. Duruşmanın 11 Eylül 2026’da görülmesine karar verilmişti.

Dosyada özellikle kusur değerlendirmesine ilişkin gelişmeler dikkat çekiyor. Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan raporda Işıl Öykü Dinç asli kusurlu, sanık sürücü ise kusursuz bulunmuştu. Ailenin bu değerlendirmeye itiraz etmesinin ardından mahkeme, kusur durumunun yeniden incelenmesine karar verdi ve dosyayı Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Üst Kurulu’na gönderdi.

AİLE, YENİ TANIKLARIN SÜRÜCÜ DEĞİŞİKLİĞİNİ GÖRDÜĞÜNÜ ÖNE SÜRÜYOR

Davanın en dikkat çeken başlıklarından biri, kazanın ardından sürücünün değiştirildiği yönündeki iddia oldu. Dinç ailesi, sonradan ulaştıkları beş yeni görgü tanığının otomobili kullanan kişinin sanık Ömer Faruk Ballı değil, araçta bulunan A.B. olduğunu gördüklerini söylediğini belirtiyor. Ailenin anlatımına göre kazanın ardından Ballı ile A.B. arasında sürücü değişikliği yaşandığı iddia ediliyor.

Bu iddia henüz mahkeme tarafından kesinleşmiş bir tespit niteliğinde değil. Aile ise yeni tanıkların dinlenmesini ve bu kişilerin beyanlarının dosyada değerlendirilmesini talep ediyor.

Baba Yunus Dinç, olayın hemen sonrasına ilişkin kendilerine farklı bilgiler aktarıldığını da belirtiyor. Ailenin daha önce yaptığı açıklamalarda, kazaya ilişkin bazı resmi kayıt ve ifadelerde çelişkiler bulunduğu yönündeki itirazlar da gündeme gelmişti.

MOBESE KAYITLARI VE VİDEO GÖRÜNTÜLERİ TARTIŞMASI

Dosyada kamera kayıtları da önemli bir yer tutuyor. Aile, kaza bölgesindeki MOBESE kameralarının çalışmadığının kendilerine bildirildiğini ifade ediyor. Bunun üzerine sosyal medya üzerinden yaptıkları çağrının ardından bir motosiklet sürücüsünün kask kamerasındaki görüntülere ulaşıldığı belirtiliyor.

Aile tarafından paylaşılan bilgilere göre söz konusu görüntünün kazanın aydınlatılması açısından önemli olduğunu düşünüyorlar. Daha önceki duruşmada da video kaydının incelenmesine ilişkin sürecin devam ettiği aktarılmıştı. Mahkeme, üçüncü duruşmada ilgili teknik raporun tamamlanmasını beklemek üzere davayı 11 Eylül’e ertelemişti.

Öte yandan dosyada polis tutanakları ve bazı polis memurlarının ifadelerine ilişkin aile tarafından çeşitli çelişki iddiaları da dile getirildi. Bu iddiaların önemli bir bölümü henüz yargı makamlarınca kesinleşmiş bir tespit olarak ortaya konulmuş değil.

KUSUR RAPORU YENİDEN İNCELENECEK

Davanın 11 Eylül’deki duruşmasında en kritik başlıklardan biri, yeniden değerlendirilmesi istenen kusur raporu olacak. Adli Tıp Kurumu’nun önceki raporunda Işıl Öykü Dinç’in asli kusurlu, sanık sürücünün ise kusursuz olduğu yönünde değerlendirme yapılmıştı. Ailenin itirazı üzerine mahkeme dosyayı Genişletilmiş Üst Kurul’a göndererek kusur durumunun yeniden belirlenmesini istedi.

Ailenin itirazında, raporun dosyadaki bazı delillerle çeliştiği ve trafik ışıklarının durumuna ilişkin kesin teknik verilerin bulunmadığı savunuldu. Bağımsız olarak hazırlatılan başka bir bilirkişi değerlendirmesinde ise aracın hız sınırını aştığı yönünde tespitler bulunduğu daha önce kamuoyuna yansımıştı.

Dosyada ayrıca sigorta şirketinin aile hakkında başlattığı icra takibi de gündeme gelmişti. Şirketin 59 bin 447 lira 80 kuruşluk tazminat talebiyle başlattığı, faizlerle birlikte 63 bin 638 liraya ulaşan icra takibinin ailenin itirazı sonrasında geri çekildiği bildirildi.

Işıl Öykü Dinç ailesi ise 11 Eylül’de görülecek duruşmada dosyadaki soru işaretlerinin giderilmesini ve olayın tüm yönleriyle aydınlatılmasını istiyor. Davanın bundan sonraki seyrinde yeniden hazırlanacak kusur değerlendirmesi ile tanık ve görüntü kayıtlarına ilişkin incelemelerin belirleyici olması bekleniyor.